Bu haber kez okundu.

"Gerçek olamaz dedim"
Galatasaray'ın genç oyuncusu Sinan Gümüş, sakatlık sürecini Goal'e anlattı. 22 yaşındaki Sinan Gümüş, kısa sürede Galatasaray'ın parlayan yıldızlarından biri haline geldi. Sakatlığını atlatan genç oyuncu, Çaykur Rizespor maçıyla birlikte tekrar formasına kavuştu. Goal, Galatasaray'ın genç yıldızı Sinan Gümüş ile yaşadığı sakatlık süreci, Türkiye'deki hayatı ve gelecek planları hakkında konuştu.

Yaşadığın adale sakatlığının ardından kendini nasıl hissediyorsun?
Sinan Gümüş: Birkaç gündür takımla birlikte çalışıyorum. Çalışmalarım elbette sakatlıktan önceki kadar kolay geçmiyor ancak her geçen gün eski gücüme yaklaştığımı hissediyorum.

Düzenli olarak forma giymeyi başladığın dönemde sakatlandın. Sakatlığın için teşhis konduğunda neler düşündün?
Sinan Gümüş: 'Gerçek olamaz' diye düşündüm. Çok uzun süreli bir çalışmanın ardından hedeflerime ulaşmaya başlamıştım ve takımın önemli bir parçası olmuştum. Daha sonra yaşadığım sakatlık nedeniyle haftalarca takımdan uzak kaldım. Tek odaklandığım şey bir an önce iyileşmekti. Çünkü takımdaki yerimi kaybetmek istemiyordum. Bunun için gerçekten emek vermiştim. Ama ne yazık ki ne zaman sakatlanacağınızı seçemiyorsunuz...

Sinan Gümüş, 6 Şubat'ta Torku Konyaspor ile oynanan maçta sakatlanmıştı

Sakatlanmadan önce çok iyi bir ritim yakalamıştın. İstanbul'a ilk geldiğin dönemlerde ise fazla süre alamadın. Bu gelişimi nasıl başardın?
Sinan Gümüş: Her zamankinden farklı şeyler yapmadım. Stuttgart'tan Galatasaray'a geldiğimde bunun benim için büyük bir adım olduğunu biliyordum. Her zaman sabırlı olup çok çalışmam gerektiğinin bilincindeydim. Maç kadrosunda olmadığım zamanlarda maç tecrübesi kazanmak için A2 takımıyla sahaya çıktım. Antrenmanları ise her zaman bir fırsat olarak gördüm. Teknik direktörümüzün bana inanması için her şeyi yaptım, beslenmeme çok dikkat ettim. Tüm bunların da ödülünü almış oldum. Sırrım buydu diyebilirim.

Yaklaşık iki yıldır Türkiye'de, İstanbul'dasın. Bu noktaya gelebilmek için uzun bir süre sabrettin. Bunu nasıl başardın? Sonuçta ilk başlarda A2 takımındaydın...
Sinan Gümüş: Her genç oyuncu olabildiğince kısa süre içinde oynamaya başlamak ister. Ama ben zorlu bir yolda olduğumu biliyordum. Bu yüzden kendimi baskı altına sokmadım ve adım adım, üzerine koyarak ilerledim. Doğu olanı yaptığımı da şimdi daha iyi görüyorum.

Sakatlanmadan önce çıktığın beş maçta yedi gole imza atmıştın ve belki gerisi de gelecekti... Bu çıkışını nasıl gösterdin? 
Sinan Gümüş: Kendimi gösterme şansı buldum. Sonuçta 5-10 dakikalık dilimlerde oynamak, o kısa süreler içinde kendinizi gösterebilmek çok zor. Özel bir şeyler vermiş olmanız gerekiyor. Bense her zaman kendimi hazır tuttum. Teknik direktörümüz her an bana görev verecekmiş gibi davrandım. Bu şekilde de çalışarak yoluma devam edeceğim ki istikrarı yakalayabileyim.

En güçlü yanlarını neler olarak görüyorsun?
Sinan Gümüş: Driplinglerime ve bitiriciliğime güveniyorum. Her zaman en iyi şekilde sonuca varmak, yakaladığım pozisyonları gole çevirmek istiyorum. Ama diğer yandan daha geliştirmem gereken birçok yönüm olduğumu da biliyorum. Mesela maç içersinde savunmaya da fazla yardım etmem gerekiyor.

Altyapı eğitimini Stuttgart'ta aldın. Bize biraz bundan bahseder misin? Altyapıda çalışmalar nasıldı?
Sinan Gümüş: Stuttgart altyapısı her zaman yüksek standartlara sahip olmuştur. Orada öğrendiğim şeyler taktik ve teknik ağırlıklıydı ve gerçekten harikaydı. Çok disiplinli olan antrenörlerle çalıştım. O günlerde bu şansı bulabildiğim için Stuttgart'a minnettarım.

Galatasaray'a olan transfer sürecine gelelim...
Sinan Gümüş: Galatasaray ile ilk temasa geçtiğimde teknik direktör Roberto Mancini'ydi. O dönem Stuttgart ile sözleşmem devam ediyordu. Cesare Prandelli'nin Galatasaray'ın başına geçmesiyle birlikte kulübün baş gözlemcisi Emre Utkucan beni takibe aldı. Daha sonra bana inandığını ve iyi bir potansiyele sahip olduğumu söyledi. Stuttgart ile sözleşmem sona erdiğinde ise Galatasaray transfer için çok istekliydi. Ben de başından beri bunu istiyordum ve bir anda kendimi sadece televizyondan bildiğim birçok milli ve yıldız futbolcuyla yan yana çalışırken buldum.

Daha sonra?
Sinan Gümüş: Takımda saygı duyduğum, çok önemli isimler vardı ve onların ne kadar iyi olduklarını görünce ekstra çalışmalara kalmaya başladım. Sonra maç ritmimi yakalayabilmek ve konsantrasyonumu kaybetmemek için kulübün altyapı takımlarıyla maçlara çıktım. Bu başlarda benim için pek kolay olmadı ama bunu kabullenmek orundaydım. Motivasyonum her zaman yüksekti çünkü kendimi herkese göstermek istiyordum.

Takımda Lukas Podolski ve yarım sezonluğuna Kevin Grosskreutz ile birlikteydin. Senin için Almanca konuşabileceğin birilerinin olması önemli miydi?
Sinan Gümüş: Elbette. Kendimi daha rahat hissetmeme yardımcı olan bir durumdu. Wesley Sneijder de Almanca konuşabiliyor. Bu önemli bir avantajdı çünkü takım arkadaşlarımla daha iyi iletişim kurabildim. Diğer arkadaşlarımla da çok iyi anlaşıyorum. Dil konusunda artık fazla sıkıntı yaşamıyorum. Mesela Fernando Muslera ile de çok yakınız.

Kevin Grosskreutz'un yaşadığı sorunlar hakkında ne düşünüyorsun?
Sinan Gümüş: Herkesin yapısı farklıdır. Almanya'dan hiç kopmamış ve dil bilmeyen birisi olarak kendinizi evinizdeymiş gibi hissedemezsiniz. İstanbul'da yaşayan çok fazla yabancı oyuncu var. Kimisi çok seviyor, kimisi ise başa çıkmakta zorlanıyor. Ne yazık ki Kevin aramızdan ayrıldı...

20 yaşında Pfullendorf'dan ayrılıp İstanbul'a geldin. İstanbul'daki hayatın nasıl gidiyor?
Sinan Gümüş: Ben aileme çok düşkünüm. Anne ve babam bana her zaman olduğu gibi İstanbul'a gitme konusunda da destek oldu. Pfullendorf'da yetiştim ama bir anda kendimi dünyanın en büyük metropollerinden olan İstanbul'da buldum. Çok büyük bir değişiklikti benim için. İstanbul'u öğrenmek zordur ama ben zaten tatillerimi her zaman Türkiye'de geçiriyordum. Kulübün de çok büyük desteği oldu. Emre Utkucan'ın da bana yardımları büyüktü.

Bir anlamda sana babalık yapıyor diyebilir miyiz?
Sinan Gümüş: (Gülerek) Hayır, daha o kadar yaşlı değil! Çok iyi bir arkadaşım. Çok şey paylaşıyoruz ve bana daha iyi yapmam gereken şeyler hakkında ipuçları veriyor. İstanbul hayatında da bana çok şey öğretti ve yardımcı oldu.

Türkiye'de bu sezon yıldızını parlattın ve gözler üzerinde. Sakatlık yaşamadan önce adın Monaco ile de anılmıştı...
Sinan Gümüş: Menajerim Ersin Akan'la neredeyse her gün konuşuyoruz. Bana her zaman bu tip şeylere kulak asmamam gerektiğini söylüyor. Böyle şeyler yerine ben de sahadaki işime konsantre oluyorum. Bu şekilde de kendimi kabul ettirdiğimi düşünüyorum.

Arda Turan da Galatasaray'da yıldızını parlattı ve ardından İspanya'ya gitti. Senin de bu tip bir hedefin var mı? O'nu kendine örnek alıyor musun?
Sinan Gümüş: Arda Turan gerçekten harika bir oyuncu. Galatasaray'da da kariyerine devam edebilirdi ama farklı maceralara atılmak istedi. İlk olarak Atletico'da kendisini gösterdi ve başarılı oldu. Şimdi de Barcelona forması giyiyor... Elbette böyle bir kariyer her oyuncunun hayâlidir.

Oyun tarzın nedeniyle birçok kesim tarafından 'Türk Robben' olarak lanse ediliyorsun. Robben'i kendine rol model olarak görüyor musun?
Sinan Gümüş: Özellikle hızı ve bitirici yönüyle kendisi kesinlikle rol modelim diyebilirim. Ondan çok şey öğrenmek isterdim. Robben'e benzetilmek benim için büyük onur.

Galatasaray bu sezon ligde zirve yarışının uzağında kaldı. Ters giden şey neydi?
Sinan Gümüş: Bu sezon sakatlıkları nedeniyle uzun süreler takımdan ayrı kalan çok fazla oyuncumuz vardı. Yani bu sorunu yaşayan tek kişi ben değildim. Bu nedenle geçen yılki performansımızı tekrarlamakta zorlandık. AMa geçen sene şampiyon olup dördüncü yıldızı takmamız çok önemliydi ve bunu başardık.

Sezonu kupayla tamamlamak için önünüzdeki tek fırsat Türkiye Kupası. Galatasaray bu kupayı kaldıracak mı?
Sinan Gümüş: Umarım! Sezonu kupasız tamamlamak hem bizim, hem de taraftarımız için büyük bir hayâl kırıklığı olacak. Sezonun son düzlüğünde takımıma tekrar yardımcı olmak istiyorum. Türkiye Kupası'nı kazanırsak yeni sezon hazırlıklarına daha güvenli bir şekilde başlayacağız.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.