Şimdide laikliğe ?futbol sahası? yorumu eklendi. Ladiksporlu futbolcular bir maçtan sonra galip geldikleri için sahada şükür namazı kılınca, yeryerinden oynadı. Nasıl oluyormuş da futbolcular saha içinde namaz kılıyorlarmış, bir futbol sahasında olacak işmiymiş, laiklik elden gidiyormuş, savcı bile olay hakkında soruşturma açmış, mış, miş...

Bir defa, laiklikle futbol sahasının ne alakası var?! Bir insan ister çimlerin üzerinde namaz kılar, ister gökdelenin tepesinde, ister kömür madeninin dibinde. Buna kim, ne diye karışabilir?

Bir kaç tane futbolcu galibiyetin heyecanıyla namaz kılıp, Allah?a dua etmişlerse, bunun kime, ne zararı var? Bir ?mücadele? öncesinde böyle ?dualarla, namazlarla? yaradana el açmaktan güzel ne olabilir?

İlahiyatçıların ?şükür namazına? yaklaşımı da bir acaip. Kimisi ?futbolcular gösteriş için bu işi yaptı diyor, kimisi cemaatle şükür namazı kılınmaz? diye ahkam kesiyor.

Hatta Eski Diyanet İşleri başkanlarından Tayyar Altıkulaç bile aynı eleştiri kervanına ~|~katılmış.

Bizim ilahiyatçılar bir yerde bir ibadet gördüler mi, hemen ?kıl oluyorlar? nedense. ?Öyle olmaz, şöyle kılınmaz, hata yaptılar? gibi eleştirilerle ibadeti övmenin değil yermenin tiryakisi olmuşlar. Çocuklar gösteriş için kılmış, şunun için kılmış, bunun için kılmış; namaz kılmış; namaz kılmış işte! Sonra, kime gösteriş yapacaklar ki? Sahada namaz kıldılar diye fiyatları mı arttı?

Eğer gösteriş için kılmışlarsa, bunun hesabını Allah sorar onlara, ilahiyatçılar değil.

Ne garip, ?futbolcuların şükür namazı kılmalarını? eleştiren ilahiyatçılara bu defa da ?güzellik yarışmaları hakkındaki görüşleri? sorulmuş. Soyunup dökünüp ekranlarda ?et pazarlayan? hatunların bu faaliyetlerine anında ?olur, bir mahzuru yok? diye görüş beyan etmiş değerli ilahiyat zevatı.

Yani namaza müsamaha yok, güzellik yarışmasına evet!

Her taşın altında bir bit yeniği, bir art niyet aramanın sonu bu işte. Bir kaç futbolcunun sahada namaz kılmalarına bile tahammülsüzlük ve laik pencereden bakmaya götürüyor toplumu.

CASALAR neden düştü?

34 şehidimiz yüreğimizi derinden dağladı. Milletçe parçalandık, hüzünlendik, ağladık.

CASA uçaklarının düşüşünün mutlaka teknik sebepleri kamuoyuna açıklanacaktır. Ama teknik izahın dışında, ben ilginç bir tesadüfe dikkat çekmek istiyorum.

CASA uçağının düşmesinden 3 gün önce, Başbakanlık bir rapor yayınlayarak Kuzey Irak?ta olup biten olaylara yeni bir strateji kansept getirdi. Rapora göre ?Kuzey Irak?ta kurulacak bir Kürt devleti savaş nedeni (casus belli) sayılacak?. Türkiye?nin Irak politikasına yönelik öncelikli önlemlerin anlatıldığı raporda, ?Kuzey Irak?ta bir Kürt Devleti oluşumuna göz yumulmayacağı? görüşünün altı çiziliyor.

26 Mart 2001 tarihli ve ?gizli? damgalı 64 sayfalık rapor, basında yayınlandıktan 3 gün sonra bir askeri uçak düştü! Ardından bir uçak daha düştü!

Eşref Bitlis?in uçağının düşmesi de, Kürt Sorununu çözmek için ABD?den icazet almadan Irak , İran ve Suriye arasında kurmaya başladığı yakın temasların hemen sonrasına rastlıyor.

?Birileri? Kuzey Irak?ta kendi kontrolleri dışında ve kendi politikalarına aykırı en küçük bir politikaya göz yummamakta kararlılar.

Komplo teorilerini ?belgesiz? kuranlara bir katkı olsun diye yukarıdaki bilgileri aktardım

Belki lazım olur.

Bir Okuyucu Mektubu

Ankara?dan yazan Tuncay Murat Yurdagül Türkiye?ni geri bırakılmışlığına demiryollarımızın pejmurdeliğini örnek göstererek isyan ediyor.

Şöyle diyor Yurdagül:

?Avrupa?da demiryolu taşıtları saatte 300 kilometre hız yapıyor. Bizim insanımızın ne günahı var? Bugün Ankara?İstanbul arası 7 saat, Ankara?İzmir arası 14 saat, Kars?İstanbul arası 43 saat.

Bu memleketi yönetenler geçmişten günümüze kadar trafik kazalarının da sorumluları. Bugün Kars?a, İzmir?e, Adana?ya son model otobüslerle otobanda mı gidersiniz, yoksa saatte 90 kilometreyi geçmeyen son derece kötü vagonlarda 24?30?40 saatte mi?

..Neden hızlı tren projesi uygulamaya konulmuyor?

..Neden vagon sanayisinde üretim durmuş durumda?

..Neden büyük şehirlerimizdeki metro araçlarının hiçbir Türkiye?de üretilmiyor.?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121