Günah işledikten sonra ortak bulmak veya bulmaya çalışmak gibi bir huyumuz vardır. Gayretimiz boşa çıkmaz buluveririz de. Aynı ortağa salih amellerimiz sonrasında ihtiyaç duymayız nedense. Güzel amel şahsımıza, çirkin amel ortağımıza. Formül güzel, lakin problem çözümünde doğru sonuca ulaştırmıyor. Sözümü geri alıyorum, formül güzel değilmiş. Hatırlar mıyız? Öğrenci de yüksek notu kendisi alır, düşük notun sahibi ise öğretmendir. Halimizde benzerlik görebiliyor muyuz? Ah bu şeytan yok mu, bizi günahlara ortak eder. Yazımızın başlığındaki “Galiba” galiba fazla, bal gibi kendimizi kandırıyoruz.

Doğru, şeytan fısıldar ancak yaptırım gücü yoktur. Fakat şeytana meyilli nefsimizden destek görür. Tabi ki kendi rızamızla birlikte. Akıllı kula düşen ise, Yüce Allah’tan bir nefha olan ruhu gönül dünyamızda sultan yapmaktır.

Cenab-ı Hak bizleri mübarek üç aylara yetiştirdi. İnşallah önümüzdeki hafta sonu, şeytanın zincire vurulduğu, insanların ise melekleştiği ramazan ayına ulaşacağız. Böyle bir iklimde düşmanımızı tanımamızdaki bilgi ve becerilerimizi hatırlamakta fayda vardır. Ne kadar tanırsak, alacağımız tedbir o kadar işe yarayacaktır.

Şeytan Yüce Allah’ın emirlerine karşı gelmiş, makamından aşağı alınmış, kibrine yenik düştüğü için kovulmuş, ateşten yaratılmıştır. Kovulurken insanları kandırmak için izin almış şeytan, kulların çoğunu şükürsüz bırakacağını seslendirmiştir. Cennette babamız ve anamızı Allah’ın emrine rağmen şaşırtmış, kendilerine gizli olan avret yerlerinin görünmesine vesile olmuştur. Cenab-ı Hak tarafından açık ve büyük bir düşman olan şeytan, o gün bu gündür insanlara vesvese vermeye devam etmektedir.

Bizleri hangi tür hile ve yalanlarla günaha sürüklediğini Kur’an’ın diliyle öğrenelim;

- Allah’ı anmayı kullarına unutturup hakimiyet kurarak tarafına çeker, şeytanla beraber onlar da ziyana uğrar. (Mücadele 19)

- Cenab-ı Hak hazinesinden bol nimet vaat ettiği halde, kullar yine şeytanın safına geçer. Çünkü o fakirlikle korkutur. Beraberinde çirkinlik ve hayâsızlığı emreder. (Bakara 268)

Fakirlik başta hayâsızlık olmak üzere, günahların ana sebebidir. Bu bize günümüzde olduğu gibi paranın önemini gösterir. Tersinden baktığımızda para günahları ortadan kaldıran bir güçtür. Yeter ki Allah için kullanalım.

- Şeytan insanlara yaptıklarını güzel göstererek kulları yoldan çıkarır. Yoldan çıkan bu kullar doğru yolu bulamazlar. (Neml 24)

- Kandırmak için başvurduğu yöntemlerden biride, bol vaatlerde bulunup yanlışa sürüklemektir. (Nisa 119/120)

- Başka bir yöntem ise vesveseyle insanların sıkıntıya düşmesini ister. (Ali imran 155)

- “Kullarıma söyle güzel söz söylesinler şeytan aralarını bozar. O açık ve büyük düşmandır. (İsra 53)

Nerede mü’minlerin arası açık, orada şeytan vardır.

- Şeytan insanların içine korku salar. Yüce Allah ise, Müslümansanız benden korkun diyerek insanları uyarır. (Ali imran 175)

- Değişik bir yöntem ise insanların şükrünü engellemektir. Bunun için de önden, arkadan, sağdan ve soldan her türlü vesveseyi verir. (Araf 17)

- Azgın şeytan, bilgisi olmadığı halde Allah hakkında insanı tartışmaya sokarak kandırır. (Hac 3)

- Dünya hayatını süslü görmek, ebedi hayatı gölgeleyecek şekilde kullanmak şeytanın vesveselerindendir. (Hicr 39)

- Şeytanın kandırmada yaptırım gücü yoktur, en çok bu noktada aldanır insanoğlu. Zorladığına inananlar dostlarıdır. (Nahl 99/100)

- İnsanoğlunu aldattıktan sonra da asla onunla beraber olmaz. (Enfal 48)

- Allah size gerçeği, ben ise yalanı vaat ettim. Sizi zorlamadım, çağırdım hemen geldiniz. Beni değil kendinizi kınayın. Bugün ne ben sizi, ne de siz beni kurtarabilirsiniz diyecek olan şeytan hesap günü dostlarını terk eder. (İbrahim 22)

Toplumumuzda gördüğümüz eksik, hata ve günahları tespit ederiz de, çareyi sunmakta biraz ihmalkâr davranırız. Araf suresi 200-201. ayetlerde Cenab-ı Hak bize çıkış yolunu gösterir. Şeytandan bir vesvese gelirse hemen Allah’a sığın. Takvaya erenler var ya, vesvese geldiğinde hemen zikre sarılırlar ve şeytandan olduğuna vakıf olurlar.

Şeytanın hilesini anlamak takvadan geçer. Takva; ameli salih ile, ameli salih selim kalp ile, selim bir kalp ise zikirle elde edilir. Zinciri geri dönecek olursak, şeytanın hilelerinin ancak zikirle bertaraf edileceğini anlarız.

Abdest mü’minin silahıdır. Silahlı mü’mine sataşmak şeytanın ne haddine. Hissettiğimiz anda vesveseden Euzu Besmele ile karşı koyabiliriz. Felak, Nas, Ayetel Kürsi, Yasin-i Şerif ve Esmaül Hüsna’yı okumak, ardından secdeye varmak şeytanı mağlup edecektir.

Sonuç olarak şeytanın vesvesesinden kurtulmak, kulluğa, salih amele, ihlasa, selim kalbe, zikre ve bu reçeteyi sunan yüzünde secde izi, yanında ve gıyabında Allah’ı hatırlatan ve sevdiren dostlara bağlıdır.

Cenab- Hak bizleri, güzel dostlarıyla birlikte vesveseden kurtulup şeytanı mağlup eden bahtiyar kullarından eylesin. Âmin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100