Hz. Hasan, “Gece namazına kalkmaktan ve sadaka vermekten daha değerli bir ibadet bilmiyorum” derdi.
Bir gece kendisine, “Gece ibadet edenlerin yüzlerinin güzel ve parlak olmasının sebebi nedir?” diye sordular, şöyle cevap verdi: “Çünkü onlar Rahman ile başbaşa kaldılar, O da onlara Kendi nurundan lutfetti.” (Nevevi, Riyazü’s–Salihin). 
İmam Hüseyin (a.s.) abdest almaya başladığında, mübarek yüzünün rengi değişir, mafsalları titremeye başlardı, bunun sebebini sorduklarında, “Yüce Allah’ın karşısında duran kimsenin rengi sararmalı ve mafsalları titremelidir” buyurdu. (Camiu’l–Ahbar, 29. fasıl; Prof. Haydar Baş, İmam Hüseyin, s.65).
Hz. Hüseyin’in oğlu Hz. Ali’den rivayet ediliyor ki, abdest alırken rengi solardı bunun sebebini sorduklarında, “Kimin huzuruna çıkmak için hazırlandığımı bilmiyor musunuz?” diye cevap verirdi. (İmam Gazali, İhyâ–u Ulumi’d–Din s.414; Nevevi, Riyazü’s–Salihin; Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Zeynelâbidin es–Seccad, s.107).
İmam Zeynel Âbidin’e şöyle sordular: “Baban İmam Hüseyin (a.s.)’ın evladı neden azdır?”
İmam cevaplarında şöyle buyurdular: “Ben nasıl doğduğuma şaşıyorum. Çünkü babam İmam Hüseyin (a.s.), her bir gece ve gündüzde bin rekât namaz kılardı.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin, s.63).
İmam Muhammed Bâkır (a.s.) buyurmuştur ki: “İmam Zeynelâbidin (a.s.), gece gündüz bin rekât namaz kılıyordu. Nitekim Emirü’l–Mü’minîn Hz. Ali (a.s.) da böyle yapıyordu.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Zeynelâbidin es–Seccad, s.109).
İmam Muhammed Bâkır (a.s.) babasının namaz kılışı ile ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “İmam Zeynelâbidin (a.s.), gece–gündüz bin rekât namaz kılardı. Namaza durduğunda rengi değişirdi. Namazda duruşu büyük bir padişahın önünde duran zelil bir kulun duruşu gibiydi. Azaları Allah korkusundan titriyordu; namaz kıldığında namazla vedalaşan ve artık ondan sonra hiçbir zaman namaz kılmayacak olan bir kimse gibi namaz kılardı.
Bir gün namaz kıldığında ridası bir omuzundan düştü, namazı bitirene kadar onu düzeltmedi. Ashabından birisi bunun sebebini sorduğunda şöyle buyurdu: ‘Yazıklar olsun sana! Kimin karşısında durduğumu bilmiyor musun? Kulun namazı, kalbiyle Allah’a yöneldiği miktarca kabul olur ancak.’
Derken o adam, ‘Biz helak olduk’ dedi. 
İmam buyurdular ki: ‘Hayır. Öyle değildir. Allah–u Azze ve Celle, nafile namazlarınızla onu tamamlıyor.’
Allah’a hamd olsun ki, İmam Seccad (a.s.) çok namaz kıldığından dolayı her yıl yedi kez alnındaki nasırları dökülüyordu.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Zeynelâbidin es–Seccad, s.110).
“İmam Zeynelâbidin (a.s.), gecenin müstehab (nafile) namazlarından biri fevt olduğunda, gündüz onu kaza ederdi. Günün müstehab namazlarından biri fevt olduğunda, o günün yarını veya gelecek Cuma günü veyahut sonraki ay onu kaza ederdi. Eğer fevt olmuş müstehab namazlar çoğalmışsa, yılın bütün müstehab namazlarının kâmil olması için Şaban ayında kaza ederdi.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Zeynelâbidin es–Seccad, s.111).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100