Gün geçmiyor ki, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, et, süt ve balda yeni bir kara liste açıklamasın. Kara listede ikamet ettiğimiz İzmir’den iki firma var sevgili okurlar:
Keklik Süt Mam. Gıda Paz. San. Tic. Ltd. Şti./İzmir: Keklik kardeşler markalı tam yağlı kaymaksız yoğurtta bitkisel yağ bulundu.
Aydoğan Süt Mam. İml. İhr. Tic. ve San. Ltd. Şti./İzmir: Yopey markalı pastörize yağlı kaymaklı yoğurtta ve kaymaksız yoğurtta bitkisel yağ ve JELATİN tespiti.
Sizlere bu yazımda gıda maddelerinin yüzde 80’ine bulaştırılmış bulunan -neredeyse tamamı domuz derisi ve kemiğinden yapılan- JELATİN katkı maddesinden bahsetmek istiyorum.
Uzmanlar, yoğurt üretirken kaynatılan sütün yüzde 40’ının buharlaştığını, bu nedenle artan maliyeti önlemek için su tutan; domuz derisi ve kemiğinden yapılan “jelatin” gibi katkı maddelerin kullanıldığını, ‘doğal’ diye aldığımız yoğurtların sağlıksız olduğunu belirtiyor. 
Geçtiğimiz günlerde, Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer, Türkiye’de üretimi yapılmadığı için yurtdışından ithal edilen, şekerler, yoğurtlar, salam, sosis, sucuk, dondurma, jole, kek, bisküvi gibi ürünler başta olmak üzere gıdanın hemen her alanında kullanılan jelatinin, domuz ürünü olduğunu belgeleriyle ortaya koydu. Piyasadan aldıkları numuneleri Tarım Bakanlığı laboratuarında analiz ettiren Gıda Hareketi, numunelerin yüzde 50’sinin “domuzdan üretilmiş jelatin” olduğunu gösteren analiz sonuçlarını canlı yayında gösterdi. Pek çoğumuzun hakkında bilgi sahibi olmadığımız jelatin hakkında derlediğim bilgileri sizlerle paylaşmak isterim sevgili okurlar: 
Jelatin; kıvam arttırıcı özelliğinden dolayı, başta yoğurt olmak üzere, çikolata, dondurma, şekerleme ve daha bir çok gıdanın üretiminde katkı maddesi olarak kullanılıyor. Türk Gıda Kodeksi jelatinin kullanımına izin veriyor. Bugün market raflarında sunulan gıda maddelerinin yüzde 80’ine bulaştırılmış bulunan jelatin katkı maddesinden nasibini almayan yok gibi. 
Bugün dünya üzerinde yılda 320 bin ton jelatin tüketilmektedir. Türkiye’nin yıllık tüketimi ise 3 bin ton civarındadır. Bu tüketimin tamamı ithal yolu ile karşılanmakta. 
Hayvan kemikleri, derileri ve dokuları kesimhanelerden toplanır. Jelatin işleme fabrikaları bu nedenle kesimhanelere yakın yerlerde kurulur. 1 kg jelatin elde etmek için 30 kg ham madde kullanılmaktadır. 
Hayvan parçalarından bakteri ve mineralleri uzaklaştırmak için kostik kireç veya sodyum karbonat gibi asit ve alkalikler kullanılır. Bu maddeler gıda işleme fabrikalarından ve dış satıcılarından satın alınır. 
Gıda jelatinlerine tatlandırıcı, tat verici ve renklendirici eklenir. Bu maddeler de sıvı veya toz formunda dış satıcılarından satın alınabilir. 
Jelatin; sığır, domuz, balık ve kümes hayvanları gibi omurgalıların kollageninden elde edilen bir protein türü. Başlıca hammadde olarak bugün domuz ve sığırın kemik ve derileri karışık olarak kullanılmakta. 
Hayvanların (çoğunlukla sığır ve domuzların) deri, kemik ve bağ dokularının kaynatılması ile üretilir. Jelatinin güçlü şekil alma kabiliyeti, şeffaf jel oluşturması, esnek filim haline gelmesi, hazmının kolay olması, sıcak suda eriyebilmesi ve şekil alma hassası gıda işlemede, ilaç ve kozmetik ürünlerinde, fotoğrafçılıkta ve kağıt ürünlerinde kullanılan kıymetli bir madde olmasını sağlamıştır. Bir gıda maddesi olarak jelatin, jellenmiş tatlı ve diğer gıda ürünleri için ana kaynaktır. Meyve ve etlerin korunmasında yüzey kaplama maddesi olarak, süt tozu yapımında, pasta beze ve kremalarında ve şekerleme türlerinde, meyve sularında, dondurmada, yoğurtta, eritme peynirlerinde, diş macunu, şampuan, parfüm gibi kozmetik ürünlerinde ve ilaç sanayinde kapsül ve tabletlerin filim tabakalanmasında kullanılmaktadır. 
Türkiye ne yazık ki jelatin üretmemektedir. Bu sebeple, ithal yolu ile ülkemize yılda bin 500-2 bin ton jelatin girmekte ve yaklaşık olarak 4.5-6 milyon ABD doları döviz ödenmektedir. Bu bilgiler Dış Ticaret Müsteşarlığından alınmıştır. 
İthalatın yapıldığı ülkelere gelince, Almanya, İtalya, Fransa, Kolombiya, Kore, Japonya, Kanada, ABD, Brezilya, Hindistan, Çin, Pakistan’ın da içinde bulunduğu pek çok ülkeyi sayabiliyoruz.
Günümüzde jelatin üretiminde genelde domuz ve helâl tarzda kesilmemiş sığır derisi kullanılmaktadır. Gıda üretiminde kullanılan jelâtinin hammadde kaynağı ise domuz derisidir. Elde edilme safhasında ekstraksiyon öncesi, ön işlemlerin kısa sürede tamamlanması ve oluşan atık suyun asgari seviyede olması, domuz derisinin kullanılmasını cazip kılmaktadır. Ayrıca domuz derisinden jelatinin elde edilmesi, bir hayli ucuzdur. 
İşte sevgili okurlar yukarıda anlatıldığı şekliyle büyük çoğunluğu domuz derisinden elde edilen jelatinin kullanılmadığı alan yok gibi; başta süt yoğurt ve ayran olmak üzere… Yediğimize ve içtiğimize aman dikkat, aman dikkat!..
 Türkiye’de gıda denetimi ve kontrolünde ciddi sorunların olduğu herkesin malumu. Ülkemizde yeterli bir denetimin uygulandığını söyleyebilmek ise hiç ama hiç mümkün değil. Duyarlı, etkili isimlerin “Türkiye’de çok ciddi şekilde gıda terörü vardır” saptaması ise abartısız bir gerçek olarak karşımızda durmakta.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.