21 Ağustos 2002 Çarşamba 00:00
162 Okunma
2. Ordu'da nöbet değişimi
Malatya'da 2. Ordu Komutanlığı'nda düzenlenen devir teslim töreninde Genelkurmay Başkanlığı'na terfi eden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Özkök de bir konuşma yaptı. Orgeneral Özkök, konuşmasında, genellikle etnik, dinsel ve ekonomik temele dayanan son 20 yıldaki çatışmaların ve istikrarsızlığın birçoğunun tahrik edildiğine dikkati çekti. Orgeneral Özkök, şöyle devam etti: "Bu coğrafyanın tam ortasında yer alan Türkiye, etrafındaki çatışmalar ve huzursuzluklar dikkate alındığında, bölgesinde demokratik bir yönetim tarzına sahip tek ülke olarak, istikrara ve güvenliğe önemli katıda bulunmak, milli menfaatlerini dikkatle gözetmek, yarınları düşünmek ve her an her duruma hazır olmak zorundadır. Bu nedenle ülkenin birlik ve beraberliğini, vatanın bölünmez bütünlüğünü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin laik ve demokratik yapısının korunması ve kollanmasında, tüm milletimize çağdaş kurum ve kuruluşlar ile ordumuza önemli görevler düşmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının bu değerle~|~re bağlı kalmaya ve onlara uzanan elleri kırmaya ant içmiş olduğu herkesçe bilinmektedir. Gücünü yüce milletin sevgi ve desteğinden alan ordumuz, vatan ve millet aşkıyla dolu kendini sürekli geliştiren ufuk ötesini görme yarışında bilgi çağının takipçisi, yüksek fizik kabiliyete, disipline ve cesarete sahip nitelikli personeli sayesinde güzel yurduna yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı dimdik ayaktadır."

Orgeneral Başer: Nutukla Atatürkçülük olmaz

Orgeneral Edip Başer de, yaptığı konuşmada, şu görüşleri dile getirdi: "Her seviyedeki birlik komutanlarının insan merkezli yönetim anlayışını hakim kılmaları ve bu kapsamda, personelin yaşam koşullarını daha iyi düzeye çıkarma yarışı içinde olmaları, benim için ayrı bir kıvanç kaynağıdır. Büyük Atatürk'ün kutsal emaneti olan Cumhuriyeti ve onun temel ilkelerini her şartta ve ortamda korumak sorumluluğunu her zaman yüreğimde hissetim ve gereğini, aklımın erdiğince yapmaya çalıştım. Toplantı koltuğundan veya konuşma kürsüsünden yapılan parlak beyanların Atatürkçü olmaya yetmeyeceğini, O'nun ilke ve inkılaplarını akılla görerek, doğru anlamak ve doğru anlatmak gerektiğini savundum. Bugün ulusça çekilen birçok sıkıntının temelinde bunun yapılmamış olmasının yattığı inancımı her fırsatta dile getirdim."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100