24 Eylül 2013 Salı 00:07
2274 Okunma
28 Şubat efsanesi yıkıldı
YENİ MESAJ / ANKARA

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görevlendirilen iki naip hâkim, 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tutanağı ve kararlarını inceledi. Mahkeme hâkimleri, inceleme sonucunda dava konusuyla ilgili bölümleri tutanak altına aldı. MGK’nın 28 Şubat 1997 tarihli toplantısının tutanağı, bugüne kadar şehir efsanesi olarak kamuoyuna sunulan tarihi gerçekleri ortaya çıkardı. Tutanaklara yansıyan ifadeler dikkate alındığında dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan’ın Kur’an kursları ile İmam- Hatip liselerini savunmadığı ortaya çıkıyor. 29 sayfalık tutanakta dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, milli - manevi değerlere sahip çıktığı, MGK üyesi askerlerin de bu konuda hassas bir dil kullandığı açığa çıkıyor. Tutanakların en çarpıcı bölümünü ise Çiller’in sürekli olarak ‘şeriat’ kavramına atıf yapan askerleri, “Şeriat, Anadolu’da İslam olarak bilinir” şeklinde uyarması teşkil ediyor. Erbakan’ın sözleri analiz edildiğinde laikliği öne çıkardığı, Türkiye’nin Avrupa’da oluşacak imajından endişelendiği görülüyor.  

Tutanağın en önemli bölümünü dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakanı Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller ile MGK’nın asker üyeleri arasında geçen konuşmalar oluşturuyor. 
İşte tarihi toplantıda yapılan konuşmalar

Çiller: Laikliği de dini de partizanlaştırmamalıyız

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller: İrtica yeni bir olay değildir. Senelerin birikimi olan bir olaydır. Buna da müsaade etmek mümkün değildir. Cumhuriyetin tüm niteliklerini değiştirmek asla mümkün olmayacaktır. Bizim gayretimiz bunun içindir. Kanunlara aykırı bir durum varsa biz bunu uygularız. Dıştan müdahaleler varsa (İran gibi) bunun da gereği yapılır, yapılmıştır da. Eğitim reformu gündeme gelecek ve 8 yıllık temel eğitim Meclis’e gönderilecektir. Dinin siyasallaşmasını yanlış buluyorum. Bunu hep söyledik. Din hiç kimsenin uhdesinde değildir. Bunun üzerinden oy avcılığı yapmak ülkeyi böler. Bu arada laikliği de dini de partizanlaştırmamalıyız. Mezhepler üzerinden de partizanlık yapılmamalıdır.
İçişleri Bakanı Meral Akşener: Biz İçişleri Bakanlığı olarak, yeni atanan emniyet müdürlerini bu konularda bilgilendirdik ve gereken talimatları verdik. 
Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan: İrtica konusunda tedbirler alınırken samimi dindar kesim incitilmemelidir. 
Demirel’den Kur’an kursları ve İmam – Hatip hassasiyeti
Cumhurbaşkanı Demirel: Şimdi bu takdimde Genelkurmay’ın iddiası çok önemli bir beyandır. İrticanın, Cumhuriyet’in kurulduğundan beri en büyük tehlike halini aldığını belirtiyor. Devlet, kendisine yönelen tehlikelere karşı gerekli tedbirleri alır. Genelkurmay Başkanlığı takdiminde tedbirler de sıralanıyor. Nedir bunlar? Savcılar ve hâkimler kanunları eksiksiz ve istismarsız uygulamalıdır. İnkılâp Kanunları, Anayasa’nın 174. maddesindeki kanunlar uygulanmalıdır. 8 yıllık temel eğitim uygulanmalıdır. Tarikatlar kapatılmalı, kıyafet kanunu uygulanmalıdır. Şimdi bu tedbirler arasında hassas bir konu var. O da kamuoyunda Kuran Kursları, İmam Hatip Okulları kapatılıyor imajı yaratılmamalı.

Erkaya’nın elinde Erbakan kitabı

Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya: Yasalar bilerek ihlal ediliyor. Bu cesareti de partili milletvekilleri, belediye başkanlarının hareketlerinden alıyorlar. Bunlara mani olmak için öncelikle hukuk uygulanmalı, partililerin söylemleri ile eylemleri aynı olmalıdır. Bu elimdeki kitapta Sayın Erbakan’ın cihatla ilgili ifadeleri var. Buna göre parti toplantılarına gitmek cihat, zekâtı partiye vermek cihat, partiye yardım etmek cihat.
Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman: Biz AB’ye girecek kadar çağdaş mıyız? Hiç kimse rejimin garantisi, laikliğin garantisi olamaz. Bu ancak Anayasa’nın bu konudaki maddelerini koruyabilirsek geçerlidir. Yarın birileri gelip bu maddeleri değiştirir. Bunun garantisi olmaz.
‘Dinimden şüphe 
ediyorum’
Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal: Ben muhafazakâr sayılacak bir aileden geliyorum. Kendime göre Müslüman olduğumu sanıyorum. Ancak bu olanları gördükçe kendi kendime ‘Acaba ben Müslüman mıyım?’ diye sormak geliyor içimden. Şüpheye düşüyorum. Türk halkı Müslüman olanlar ve olmayanlar diye bölünmek isteniyor.

Karadayı’dan atama uyarısı

Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Karadayı: Laiklik ilkesinin bozulması Ezanın Türkçe okunmasından vazgeçilmesiyle başladı. Benim hâlâ kulaklarımdadır, Ezanın Türkçe okunurken duyduğum huşu ve heyecan. Yasaların adil uygulanmaması halkın ahlakını bozar, ahlaksız insanın dini olmaz. Bir cezaevine müdür atanacak, bir milletvekili birisine tavassut ediyor. Adamın sicili bozuk, Bakanlık uygun görmüyor. Milletvekili diretiyor, bu kişinin abdestinde ve namazında olduğunu söylüyor, adamın tayini oluyor. Din istismarına son vermek lazım. Bugün karşılaştığımız bu olaylar küçümsenerek tedbir almakta geç kalınmamalıdır. PKK hareketi de 1984 yılında yeni başladığında küçük görüldü. 

Erbakan’ın endişesi

Dönemin Başbakanı Erbakan: Şimdi dünya daha çok dine önem vermeye başladı. Önceki devirlerdeki materyalist anlayış yerini yavaş yavaş güçlü manevi anlayışlara bırakıyor. Bu açıkça görülüyor. Laiklik Müslümanlığa en uygun bir kuraldır. Bazı insanlar dini istismar ederek devlete karşı geliyorlar. Bu konuda tedbirler alırken işin aslına inmek lazım, halk bir şeye karar vermişse ona güvenmeliyiz, onun kararına saygı duymalıyız. Dışarıda buradan çıkacak kararları bekleyen basın mensupları var. Bunlar bu konuyu iyice abarttılar. Bunun için basına verilecek bildiriyi dikkatle hazırlayalım. Millete Avrupa’da, dışarıda endişe uyandıracak bir hava vermeyelim.

Çiller şeriat kavramına dikkat çekti

Dönemin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiller: Biz Hükümet olarak çıkardığımız kanun ve kararnamelerde Hükümet protokolüne uyduk laiklik aleyhine hiçbir kanun ve kararname çıkarmadık. 
Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli oramiral Erkaya: Sincan Belediye Başkanına parti sahip çıkıyor, Milli Eğitim Bakanlığı Ukrayna’da laikliğe aykırı kitap dağıtıyor. Bayanlara para karşılığı tesettürlü kıyafet giydirilip Atatürk Bulvarı’nda dolaştırılıyor.
Tansu Çiller: Şeriat deyince Anadolu’da din anlaşılıyor. Onun için bu konuda dikkatli olmak gerekiyor. Bizim uygulamamız Medeni kanun, çağdaş hukuk.
Erbakan: Bunu bizim önümüze koydular, imzalamak zorunda kaldık diyemeyiz.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100