03 Temmuz 2005 Pazar 00:00
158 Okunma
37 milyar dolar sineye çekilecek
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) yaptığı operasyonlar gündemde. Batık bankalardan doğan alacakları tahsil edebilmek için her yola başvuran TMSF de umutsuz durumda.
O kadar ki, yaklaşık 37 milyar dolar alacağın tahsilinin mümkün olmadığı kanaatine varan TMSF, kâğıt üstünde görünen, bu paranın Hazine tarafından silinmesini istiyor. Bunun anlamı, halkın diline "hortumlama" olarak geçen banka boşaltmalarının Hazine'ye, dolayısıyla halka getirdiği yükün sineye çekileceği...
TMSF'nin yıllar süren çabalarının bilançosu şöyle:
Batık bankaların Hazine'ye toplam maliyeti 46 milyar dolar.
Bugüne kadar yapılan tahsilat ve bundan sonra yapılacak tahsilat toplamı düşüldükten sonra geriye 37 milyar dolar kalıyor.
İşte, TMSF bu paranın tahlili mümkün olmayan hale geldiğini belirtiyor. Hesabını buna göre yapıyor ve bu tutarın Hazine tarafından silinmesini istiyor.
TMSF'nin saptadığı bir diğer gerçek de, bu paranın büyük bölümünün çeşitli bankacılık faaliyetleriyle, yasaya karşı hile yoluyla, birtakım işlem oyunlarıyla kaçırılıp buharlaştırıldığı...
Konu edilen kayıp paraların büyüklüğü, Türkiye'de krizleri tetikleyecek boyutlarda...
Sadece bankalar değil
Vatandaşın parası sadece bankalar yoluyla mı hortumlandı?
Yetkililer, bu soruya "hayır" yanıtı veriyorlar.
Finans kurumları ve holdingler yoluyla özellikle yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın paraları da hortuma gitmiş durumda.
Bunların tutarı da 6 milyar dolar civarında tahmin ediliyor. Bu tür kuruluşların tasfiyesinin de TMSF'ye devredilmesini öngören bir yasa TBMM'de. Son anda başına bir iş gelmezse TMSF bu paraların da peşine düşmek için yetkilendirilmiş olacak.
Egebank olayı
Oğlu Murat Demirel'in Egebank'tan doğan borçları nedeniyle Şevket Demirel'in şirketlerine el konulmasıyla yeniden gündeme gelen 5020 sayılı yasayla ilgili olarak TMSF'nin yaklaşımı şöyle...
Bu yasa mal veya para kaçırma hallerine karşı tahsilat olanağı yaratmak için çıkarıldı. Mal ve paraları akraba veya değil başkalarının üzerine geçirerek kaçırmaya kalkışanları önlemek, bu durum saptandığında ise bu mal ve paralara el koyarak alacağı tahsil etmek için bu düzenleme yapıldı. Bu nedenle bu tür bir bağlantı saptandığında TMSF el koyma işlemini yapıyor.
Bu bağlamda Şevket Demirel'in şirketlerine el koyan TMSF çalışmalarını sürdürüyor. Egebank'la Şevket Demirel'in şirketleri arasında 5 milyon dolar civarında bir parasal ilişki saptadığı öne sürülen TMSF'nin, araştırmaları sürüyor.
Murat Demirel'in sahipliği döneminde ise Egebank'tan ve Fon'a devredilmiş durumdaki diğer batık bankalardan kullandığı kredi tutarının 500 milyon dolar civarında olduğu yine TMSF yetkililerince ifade ediliyor. 500 milyon civarındaki krediye karşılık Murat Demirel'in 30 milyon dolarlık geri ödeme yaptığı da TMSF kayıtlarına göre verilen bilgiler arasında.
Fatura halka çıkıyor
Batan veya sahipleri tarafından içi boşaltılan bankaların faturası sonuç olarak halka çıkmış oldu. Bazı boşaltmaların göz göre göre yapıldığı artık biliniyor.
Hangi dönemde olursa olsun bankaların sahipleri tarafından boşaltılmasında siyasi otoritenin de sorumluluğu var. Boşaltma işlemleri sırasında yapılan denetimler, bu denetimler sonucunda idarenin gereğini yapmaması, bazı idari veya yasal kararlarla, batık patronların korunması, hep siyasi sorumluluk gerektiren olaylar.
Ancak, ortada hiç siyasi sorumlu yok...
Üzerine bir bardak su içilecek 37 milyar dolar var...
Fikret Bila/ Milliyet
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100