06 Şubat 2013 Çarşamba 11:38
1551 Okunma
400 bin diyabetik hastaya umut ışığı
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü'nden 2004 yılında mezun olan Caner Demir, müthiş bir buluşa imza atarak İTÜ Teknogirişim Atölyesi'nde, yaptığı AR-GE çalışmaları ile yara ve yanıklar konusunda önemli başarılar kaydetti. 2004 yılından bu yana ilaç dizaynı üzerine AR-GE çalışmaları yürüttüğünü dile getiren Caner Demir, 2011 yılında Sanayi Bakanlığı destekli TAYF Biyoteknoloji firmasını kurarak sağlık ve tarım konularında AR-GE yapıyor.  İTÜ Teknogirişim Atölyesi'nde şu an yürütülen en önemli projelerden birisi yara ve yanık merhemi ve spreyi olduğunu dile getiren Caner, özellikle enfeksiyona açık tehlikeli ve derin yaralarda kullanıma müsait olan merhemin yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırdığını söyledi.  Demir, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Özelikle diyabetik hastalarda ve yatalak hastalarda, iyileşmesi çok güç olan yaralar oluşur. Bu hastaların sahip olduğu yaraların tedavisi çok zordur. Yaralar çoğunlukla enfeksiyon kapmış durumdadır. Antibiyotikler ise çoğunlukla bu enfeksiyonları tedavi edememektedir. Birçok hasta bu sebeple uzuvlarını kaybetmek zorunda kalmaktadır. İlerleyen durumlarda ise hastalar hayatını kaybedebilmektedir. Türkiye'de yılda 8 bin den fazla diyabetik hasta ayağını kaybetmektedir. Türkiye'de yılda 40 binden fazla diyabetik ayak yarası vakası görülmektedir. Bu durum hem insan bakımından hem de ekonomik açıdan ciddi kayıplara sebep olmaktadır. İnsan hayatının ise telafisi yoktur. Geliştirmekte olduğumuz merhem ve sprey formundaki ürünler, bu ciddi sağlık sorununun çözümünde önemli katkılara sahip olacaktır.”

Dünyada benzeri yok

Şu an bulunan ürünler yara tedavisinde yetersiz kaldığını ifade eden Demir, yara yenilemeye yönelik kapsamlı bir merhem bulunmadığını belirtti. “Enfeksiyon engelleyici ürünler ise genelde benzer anti-mikrobiyal etken maddelere sahip olup yetersiz kalmaktadır” diyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geliştirdiğimiz ürün ise hem yaranın hızlı iyileşmesini sağlamakta ve yara bölgesindeki kök hücre aktivitesini arttırmakta hem de enfeksiyon oluşumunu engellemektedir. Böylece ayrı ayrı ürünler kullanmak yerine tek bir ürün ile yaraların ve yanıkların etkili bir tedavisi mümkün olmaktadır.” Yurtdışında yara tedavisi ile ilgili yapılan çalışmalar Türkiye'ye göre çok daha ileride olduğuna değinen Demir, ancak bu çalışmalar da genellikle belli malzemeler üzerine yoğunlaştığına dikkat çekti. Demir, sözlerini şöyle tamamladı:  “Geliştirdiğimiz ürünün içeriğinde ise hem bitkisel malzemeler, hem tıbbi etken maddeler, hem de mineraller bulunduğu için bu tip bir ürün piyasada bulunmamaktadır. Geliştirilen ürün hasar görmüş dokuya besin maddeleri ve oksijen sağlayarak hücrelerin hızlı büyümesini uyarır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100