Bu haber kez okundu.

70 milyon Mehmetçik...
Son günlerde PKK terörü karşısında ortaya koyduğu "birlik vaziyeti" kadar, topyekun Türk milletinin "yek vücut olduğu" bir başka mesele hatırlamıyorum. M.Emin Koç'un yazısı ~|~





Son günlerde PKK terörü karşısında ortaya koyduğu "birlik vaziyeti" kadar, topyekun Türk milletinin "yek vücut olduğu" bir başka mesele hatırlamıyorum.
7'sinden 70'şine herkes "terör vahşeti"ni lanetliyor. Teröre arka çıkanları lanetliyor. Teröristlere lojistik destek ve mühimmat sağlayanlara ateş püskürüyor.
Bazı toplum mühendisleri kendi planlarına göre şekillendirmeye kalkışsalar da, toplumun bu milli refleksi "çok doğal bir refleks".
Kolay değil; on binlerce can verdik, vermeye devam ediyoruz. Can evimizden vuruyorlar.
İşgalci uşağı Barzani ve Talabani çapulcularının restleri ve milletimizin onurunu rencide edici diplomatik beyanatları ise işin cabası?
Milletimiz, "nereden ince ise oradan kopsun" noktasına geldi? 70 milyonun yüreğinden yükselen "Hepimiz Mehmetçiğiz, hepimiz şehidiz?" haykırışları, Arş?ı Ala'ya dayandı. Yer?gök bu feryad ü figanla inliyor. Elbette herkes bunu duyuyor, herkes bunu dinliyor.
Toplumun geldiği bu "son radde"yi gözlemlemiş olacak ki; Başbakan R. T. Erdoğan, bir taraftan "Bush ile hele bir görüşelim" diyerek ayak sürerken, diğer yandan sanki bu toplumsal gidişatı önden kesmek üzere bizzat kendisi "nereden ince ise oradan kopsun" türünden efelenmelere tevessül ediyor sık sık.
PKK terörüne neşter vurma hususunda Ankara'dakilere toplumun açık desteği ve aynı zamanda açık ikazı bu noktada? Genelkurmay'ın bu bağlamda aylardan beri talep ettiği "siyasi kararlılık ve vur emri"ni sağır sultanlar bile duydu. TBMM desteği zaten ortada; çünkü tezkere oylamasının sonuçları belli...
Millet ve iradesinin temsil edildiği Meclis'in vaziyeti bu iken; Erdoğan başta olmak üzere AKP kurmaylarının ve hükümetin "hele bir Bush'a danışalım" vaziyeti ne âlem?!
Canımızı, malımızı, vatanımızı, namusumuzu korumak için Bush'tan mı izin alacağız!
Can veriyoruz, can evimizden vuruluyoruz; arkasında bu kadar sivil?asker desteği sağlanmış hükümet, hele bir Bush'la görüşelim de ondan sonra bakalım, diyor. Düzine düzine şehitler veriyoruz, yüreklerimiz yandıkça yanıyor; kendisine bu kadar sivil ve asker desteği verilmiş hükümet, ayak sürüyor, Rice soralım, Bush'la konuşalım diyor.
Bu vaziyetten cesaret işgalci uşakları Barzani ve Talabani, kendilerini bir şey zannedip yüce milletimize posta koyuyor, rest çekiyorlar.
Madem ki Bush'a danışılacaktı, TBMM neden tezkere çıkarttı?! TBMM, Türk Milletinin iradesinin temsil edildiği yer değil mi?
Türk milletinin iradesi bu ise, Bush'a danışmak niye?! Bush, kimin iradesi, kimi temsil ediyor ki, AKP hükümeti, millet iradesine rağmen Bush'a danışmadan adım atamıyor.
Barzani ve Talabani'nin, Amerikan BOP'unun taşeronları, PKK'nın ise aynı BOP'un tetikçisi olduğu belli iken; bunların söz konusu "ortaklaşa terörist saldırıları"na karşı milletimizin "nefs müdafaası", nasıl Bush'la görüşmeye endekslenebilir?! Tezkerenin "yetki çerçevesi" Bush'un ayarına göre belirlenecek ise, millet iradesinin temsil edilmesi olan Cumhuriyet nerede kaldı?! "Yetki çerçevesi" Bush'un ayarına göre belirlenecek bir tezkere, Bush'un BOP tetikçisi olan PKK'ya karşı veya işgal bölgesindeki uşakları olan Barzani'ye veya bir başkasına yönelik kullanılabilir mi?!
Ne mümkün!
Söz konusu tezkereyi, "milli irade" istikametinde PKK ve yandaşlarına karşı kullanmaya niyeti olan bir siyasi anlayış, şimdiye kadar on kere Barzani'yi kulağından tutup savurmuş, değil Kuzey Irak'ta veya Kandil'de, bölgenin tamamında konuşlanmış ne kadar terör odağı varsa hepsini silip süpürmüştü. Türk milleti ve ordusu, bunu yapacak yüreğe, donanıma ve kudrete sahiptir. İş, Ankara'dakilerin siyasi duruşlarında, stratejik ortaklıklarında ve yüreksizliklerinde düğümlenmektedir.  
Dolayısıyla bu tezkerenin PKK terörüne ilişkin olmadığı, bu sebeple hükümetin ayak sürüdüğünü öngörmek kehanet olmasa gerek?
O halde bu tezkere niye?! Bu tezkere kime karşı?!
Bu can alıcı soruların cevabını bulmak için, "Barzani'nin Kürdistan'ının Türkiye'ye hazmettirilmesi, PKK terörünün azdırılması ve İran'a karşı muhtemel bir savaşta Türkiye'den tam destek sağlanması" planlarını bir arada düşünmek, stratejik ortaklığı ve bu ortaklığın gölgesinde kalmış tezkereyi bu eksende ele almak lazım gelir.
Vakıanın arka planı böyle olunca; 70 milyon hep beraber "Hepimiz şehidiz, Hepimiz Mehmetçiğiz" diye haykırsak da; Ankara'dakiler, Bush'un aklına danışmak, Bush'un rızasına ve iradesine göre vaziyet almak durumundadırlar. Tezkerenin düğümlendiği nokta burasıdır. 22 Temmuz'da bu düğümü atanlar, ne zaman bunu çözerlerse; işte o zaman tezkere de milli irade etrafında çözülür, terör meselesi de? Biz bunu söylemiştik. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100