29 Haziran 2005 Çarşamba 00:00
167 Okunma
AB için yerinde say marş!
Bu iktidarla birlikte Türkiye'nin AB üyeliğine doğru pek yüksek bir tempoya ulaşan 'yerinde sayma' mücadelesinin ülke ve millet için anlamsızlığını, en azından yararsızlığını gösteren kanıtın ortaya çıkmadığı gün geçmiyor. Hemen her telden çıkan uyumsuz seslerin bir tek ortak notası ve noktası var:
Bu sadece bir oyundur!
Peki kimler i
çin oyun?
Türkiye'nin AB macerası kendi dışındaki taraflar için de bir oyundur. ABD için ve ABD içindeki karşıt kutuplar için bir oyundur. AB için ve AB içindeki küresel çete güdümlü ülkeler için bir oyundur. AB içinde küresel oyuncu olma hülyası gören Fransa ve Almanya gibi ülkeler için de bir oyundur. Her bir AB ülkesinin kendi içindeki farklı odaklar arasındaki rekabette de işleyen bir oyundur.
Türkiye'nin bu oyun uğruna içeriden ve dışarıdan nasıl sadece ve sadece yüksek tempolu 'yerinde sayma' eylemine şartlandırıldığını gösteren en taze kanıtlardan bir tanesini dünkü Financial Times'ın yorumunda buluyoruz. Gazete adını vermediği 'bir Türk yetkilinin ağzından' baklayı kaçırıyor:
Avrupa liderlerinin hiç biri şu anda ABTürkiye ilişkilerinde bir kopuş istemediğinden görüşmeler başlayacak, ancak altı yedi yıl sonra üyelik değil, bir çeşit 'imtiyazlı ortaklık' üzerinde karar kılınırsa bu da ayrı konu.
Film içinde film misali, oyun içinde oyunlar demeti oluşturan 'Türkiye'yi AB yolunda yerinde sayma yöntemi ile ilerletme' manevrasına dair bir başka kanıt da ordu cenahından geliverdi.
Dönem başkanlığı sırasına Hollanda'nın öncülüğü ile 'Türkiye'nin AB ilişkileri bağlamında' oluşturulmak istenen 'TSK raporu', Ankara'nın bu hedefe yönelik 'tek sesli' görüntüsünü yalancı çıkardı. Raporun hazırlık çalışmalarına katılan iki emekli paşanın (Orgeneral Edip Başer ve Tümgeneral Armağan Kuloğlu) çekmesi, Türkiye tipi 'askersivil' ilişkisinin AB yolunda kalıcı bir 'yerinde sayma' dinamiği oluşturmaya devam edeceğini de gösterdi.
Öyle görünüyor ki, imzalarını çeken askerlerin en fazla rahatsız oldukları husus, Genel Kurmay Başkanlığı'nın doğrudan Başbakanlığa değil de Savunma Bakanlığı'na bağlı hale getirilmesini isteyen bölüm.
AB'liler ve AB'ciler bunu 'olmazsa olmaz' bir düzenleme olarak dayatıyorlar.
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100