03 Aralık 2006 Pazar 00:00
197 Okunma
AB kararı daha da kötüleşebilir
Hükümet şimdilik ılımlı tepki veriyor. Ancak zirvedeki karar, daha ağır olabilir ~|~

Ankara şu anda çabalarını önceki gün AB Komisyonu'nun sürpriz bir kararla erken açıkladığı tavsiyelerinin 14?15 Aralık zirvesinde daha da ağırlaşarak karara dönüşmemesine yoğunlaştırmış bulunuyor. Sorduğunuzda, diplomat ve siyasetçiler, size kararı geri aldırmaya çalıştıklarını söylüyorlar. Ancak biraz daha derine inince, şu ana dek Komisyon'un Türkiye hakkındaki tavsiyelerinin Konsey tarafından hafifletildiği örneğinin bulunmadığı kabul ediliyor. Ayrıca, Komisyon kararının hangi koşullarda açıklandığı ve şu anda Avrupa'da ne gibi tartışmaların yaşandığına ilişkin perde gerisi bilgiler, durumun Türkiye açısından pek de Genişleme Komiseri Olli Rehn'in 'Altın gol' benzetmesindeki kadar kolay olmadığını gösteriyor.

Örneğin dünkü ajans haberlerinde Kıbrıs Rum Cumhuriyeti yetkililerinin Türk liman ve havaalanlarının kendilerine açılmamasının bedeli olarak sekiz fasılda müzakerelere başlanmaması kararı alınmasının Türkiye'yi 'cezalandırmak' sayılmayacağı yolunda açıklamalarını bulabilirdiniz. Ya da bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin, 'Yani liman ve havaalanlarını açarsa Türkiye'yi ödüllendirecek miyiz?' diye Rehn'in 'Altın gol' hedefini şimdiden boşa çıkarmaya çalışmalarını.

AB Komisyonu Başkanı Manuel Barroso ise, üyeleri 'Türkiye ile görülşmelerin yavaşlatılması' tavsiyesine uymaya çağırdı.
Zaten önceki gün açıklanan tavsiyelerin zamanlamasının da tamamen Barroso'nun tercihi olduğu konuşuluyor diplomatik kuliste.

Aslında Komisyon'un kararını 6 Aralık için Türkiye'ye verilen 'kıbrıs?limanlar' süresinin bitiminde ilan edileceğini düşünen AB bürokratları ve diplomatlarının çoğu için de zamanlamanın sürpriz sayılması bu nedenle. Kulisteki bilgilere göre, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel, sürekli telefonlarıyla Barroso'yu Türkiye konusunda öylesine bunaltmışlar ki, üzerindeki baskıyı azaltmak ve bu arada (muhtemelen İngiltere, İspanya ve İsveç'in karşı ataklarıyla) 'Türkiye'ye biraz daha manevra alanı tanımak' adına tavsiyelerin erken açıklanmasını istemiş.

Çarşamba günü, Komisyon henüz tavsiyelerini açıklamamışken, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in Riga'daki NATO toplantılarının yapıldığı binadan çıkarak, BBC'ye 'Türkiye'ye yanlış mesajlar vermemiz yanlış olur' tütünden bir uyarıda bulunması da, yine Chirac ve Merkel'in daha sert taleplerine karşı yapılmış bir 'önleyici hamle'olarak yorumlanıyor. Barroso'nun 'erken' açıklamadaki bir amacının da, 5 Aralık'ta (yani Türkiye'ye daha önce verilmiş olan Kıbrıs tarihinden bir gün önce) buluşmalarında daha sert bir karar alınmasını önlemek olabileceği konuşuluyor.

Almanya'nın güneyindeki Mettlach kasabasında yapılacak bu toplantı, temel olarak Polonya Başbakanı Lech Kaczynski'yi, Rusya ile stratejik enerji anlaşmasına ikna etme amacını taşısa da, Türkiye konusunun da görüşüleceğine kesin gözüyle bakılıyor.  Türkiye konusu özel olarak çarşamba gecesi Brüksel'de olağanüstü toplanan AB ülkeleri Brüksel Temsilcileri (COREPER) toplantısında ele alınmış. Bazı ülkeler, Kıbrıs, Yunanistan, Avusturya, Danimarka gibi, Komisyon tavsiyelerinin sertleştirilmesinden yana. Fransa ve Almanya, Türkiye üzerinde daha çok baskı kurulmasını ve Merkel tercihan Türkiye'ye ayrıcalıklı üyeliğin resmen önerilmesinden yana. İngiltere, ispanya, İsveç ve İtalya Türkiye'nin üzerine fazla gidildiğini ve zaman tanınmasını istiyor. Diğer ülkeler ise kararsız, ya da merkezlerinden bu konuda talimat almamış izlenim vermişler toplantıda.

Dönem başkanlığını 1 Ocak'ta resmen Almanya'ya devredecek Finlandiya hâlâ ısrar ve iyi niyetle uğraşıyor. Bugün Ankara'da Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşecek olan Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen neyi değiştirebilir, bu belli değil.
Murat Yetkin/ Radikal
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100