04 Temmuz 2010 Pazar 00:00
219 Okunma
AB maskesiyle yargıyla mücadele
HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, Anayasa paketi yürütmenin yargı üzerindeki etkilerini artıracak şeyler içermektedir. Bu haliyle birtakım önerilerine uyuluyor gibi yapılarak adeta AB, Türk yargısına karşı kullanılmıştır" dedi ~|~

HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, Anayasa değişiklik paketiyle ilgili olarak, "Bu düzenlemeler, yürütmenin yargı üzerindeki etkilerini artıracak birtakım bağlantıları, örtülü ve gizlenmiş bağlantı noktalarını içermektedir. Bu haliyle birtakım önerilerine uyuluyor gibi yapılarak adeta AB, Türk yargısına karşı kullanılmıştır" dedi. YARSAV'ın 4. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Barolar Birliğinde düzenlenen, "İnsan Hak ve Özgürlükleri Açısından Yargı Bağımsızlığı ve Yargıç Güvencesi" konulu sempozyumda konuşan Özbek, dünyada kitlesel ve kişisel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlallerine ve yargı bağımsızlığına saldırılara sık sık maruz kalındığını belirtti.

Yargı insan haklarının koruyucusudur

İnsanları, insan hakları ihlallerinden korumanın, devletin bu konudaki yetkili organları ve en başta yargı organlarının görevi olduğuna kaydeden Özbek, şunları söyledi: "Bu durumda yargının elindeki en büyük enstrüman ise hukuki ve demokratik ortamda hazırlanmış kurallardır. Yargı, ödünsüzce kuralları uygulayarak adaleti sağlayacak ve insan haklarının koruyucusu olacaktır. Yargının bunu yaparken adaletsiz davranması ve adil yargılama hakkını ihlal etmesi ise en büyük felakettir."

Uyarılarımız dikkate alınmadı

Anayasa değişikliği sırasında yargı organlarının gerektiği biçimde muhatap alınmadığını savunan Özbek, "Uyarıların üzerinde durulmamış ve aslında kalıcı olması gereken bir metin yerine, her zaman tartışılacak bir düzenleme ortaya çıkarılmıştır" diyerek şöyle devam etti: "Bu düzenlemeler, yürütmenin yargı üzerindeki etkilerini artıracak birtakım bağlantıları, örtülü ve gizlenmiş bağlantı noktalarını içermektedir. Bu haliyle birtakım önerilerine uyuluyor gibi yapılarak adeta AB, Türk yargısına karşı kullanılmıştır. Bunu dışarıda yaptığımız temaslarda, katıldığımız toplantılarda da benzer şekillerde gördük. Özellikle Anayasa değişikliği sırasında gündeme getirilen AB içindeki ülkelerin hukuk sistemlerinde, yargı teşkilatlanmalarında örnek olarak gösterilen sistemlerin her ülkeye göre farklı olabileceği izafi olarak Avrupa'daki toplantılarda kabul ve deklare edilmiştir. Yani bir kısım ülkelerde coğrafi teminat varken Türkiye'de yargı sistemi dışında coğrafi teminat değil, en küçük bölgeden başlayarak bir süre koşuluyla üst bölgelere doğru bir atama ve nakil sistemi söz konusudur."

Tarhan: Yargı son denetleme merciidir

YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan da yürütme ve yasama gücünün hukuk devleti ilkesine ve demokratik toplum gereklerine uygun hareket edip etmediğinin son denetim mercisinin yargı ve yargıçlar olduğunu söyledi. Tarhan, yargıyı değişik yöntemlerle denetim altına alma veya denetim altında tutma iradesini yansıtan her türlü eylem ve söylemin aslında siyasi iradenin ülkeyi hukuk devleti içinde yönetme konusundaki isteksizliğini gösterdiğini iddia etti. Tarhan, "Ülkemizdeki yargıya ve dolayısıyla demokrasiye ilişkin en önemli sorun işte budur. Yani, demokratik bir hukuk devletinde yönetme gücünü elinde bulunduranlarda olması zorunlu bir anlayışın eksikliğidir. Bu anlayış eksikliğinin hukuk içinde ve hukuk yoluyla giderileceğini, bu zor günlerin hukukun üstünlüğüne olan bağlılığımızla aşılacağına inanıyoruz" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100