27 Şubat 2002 Çarşamba 00:00
395 Okunma
Türk aydınları nihayet Türkiye'nin AB'ye girme projesini bir intihar ve ihanet projesi olarak nitelemeye başladı

Birliğe Çağrı Vakfı tarafından Altunizade Kültür Merkez'inde düzenlenen bir konferansta M. Ü. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu, Avrupa Birliği'nin felsefi arka planını anlattı. Doç. Dr. Hocaoğlu, bırakın Türkiye'nin AB'ye üye olmasını, bundan böyle Türkiye için en büyük tehlikenin Avrupa'dan geleceğini söyledi.

BİR İNTİHAR VE İHANET PROJESİ
Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu verdiği konferansta, Türkiye'nin AB'ye girme projesinin ne anlama geldiği hususunda şunları söyledi: "Türkiye'nin AB'ye girmesi NATO'ya girmesi gibi bir şey değildir. Hamama elbise ile girilmez. Girilse bile sıcaktan dolayı sonradan mutlaka çıkarmak zorunda kalınır. AB'ye girmenin bir usulü olduğu gibi girdikten sonra çıkmak istesen de çıkamazsın. AB'ye girmek demek milli bağımsızlıktan, ay yıldızlı bayraktan vazgeçmek demektir. Şu andaki devletimizin kendi elimizle bitirilmesi demektir. ~|~AB'ye girildiğinde T.C. Devleti diye bir devlet olmayacaktır. Dolayısıyla bu bir intihar ve ihanet projesidir."

TÜRKİYE AB'YE GİRERSE AVRUPALILARIN LEJYONERİ OLACAK
AB sürecindeki gelişmeleri "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tasfiye ediliyor" şeklinde yorumlayan Doç. Dr. Hocaoğlu, Türkiye'nin AB'ye girmesi halinde, yaşanacaklar hakkında şöyle dedi:

"Avrupa'nın 1600 yıldır çatışıp da yok edemediği, Hıristiyan yapamadığı tek millet Türklerdir. Direnen tek ulus biziz. Belimiz kırıldı, ama boynumuz dik durdu. Şimdi boynumuz da kırılmak üzere. Macarlar, Hunların torunudur. Avrupa, onları içine aldı ve sindirdi. Sonra da Hıristiyan şövalyelere dönüştürerek doğudaki soydaşları Osmanlı Türklerine karşı amansızca savaştırdı. Avrupa içine girecek olan herkesi bekleyen akıbet budur. İslam'ın keskin kılıcı bu millet AB'ye girerse, Avrupalıların lejyoneri olarak doğulu Müslüman halkları kesecektir. İslam dünyasının en büyük koruyucu seti yıkılmış olacaktır. Ve İslam dünyası ilk kez Türk'süz kalacaktır."

BÖLÜCÜLÜK PROJELERİNİN ARKASINDA AB VAR
Türkiye'deki AB yandaşlarının AB'ye üyeliği istediği gibi AB'nin de istediğini söyleyen Doç. Dr. Hocaoğlu, AB'nin nasıl bir Türkiye'yi üyeliğe almak istediği konusunda şu bilgileri verdi:

"Bizimkiler AB'ye girmeyi bir istiyorlarsa AB bunu beş kat fazla istiyor. Yalnız AB, bütün bir Türkiye istemiyor. 5 ya da 7 parça haline gelmesini istiyor. Onun için Türkiye toprakları üzerinde bir Pontus, bir Kürdistan, bir Ermenistan kurulmasını istiyor. Türkiye'yi parçalayacak bütün projelerin arkasında AB'nin olması tesadüfi değildir."

AB'NİN ÖZGÜRLÜK GETİRECEĞİ YANILGISI
Türkiye'de "AB'ye girince dini inancımızın gereklerini daha iyi yerine getiririz" anlayışının varlığına da işaret eden Hocaoğlu, "Bir entelektüel fikir değiştirebilir. Ama entelektüel odur ki fikir değiştirirse niçin değiştirdiğini de açıklar" açıklamasında bulunarak, bu anlayışın yanlışlığına şöyle dikkat çekti: "AB'ye girince Müslümanlığımızı daha iyi yaşayacağız inancı yanlıştır. AB'nin, sizi içine alacağı zamanla ilgili tüm plan ve projeleri hazırdır. AB, size homoseksüellere verdiği kadar bile özgürlük vermeyecek, Roma'nın kapılarına yığılmış dilenciler olarak karşılayacaktır. Bugün Avrupa'daki Müslüman Türkler'de 3. kuşakta dil problemi var. 5. Kuşakta din problemi başlayacaktır."

TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKE
Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin, Türkiye ve AB açısından ne mana arz ettiğini yukarıdaki şekilde ifade eden Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu, böyle bir tehdit karşısındaki Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu ise şöyle dile getirdi:

" Türkiye'de ciddi manada bir teslimiyet söz konusu. Dini cemaatlerin bir kısmı, milliyetçisi, din üzerinden siyaset yapanı ile herkes çözülmüş, AB karşısında dizlerinin üzerine çökmüş vaziyetteler. Direnen bir iki parti, bir iki isim var. Bilinci kilitlenmiş insanlar ülkesi olduk. Türkiye avuçlarımızın arasından kayıyor. Biz de donuk bakışlarla seyrediyoruz. Tarih, Türkiye'yi, unuttuğu bir hasmı ile karşı karşıya getirdi. Türkiye'nin Avrupa ile ilişkisi hep çatışma olmuştur. 1600 yıllık ilişkinin tarihi bunu vazediyor. 1922'den sonra bu gerçek buzdolabına kondu. Avrupa'daki ekonomik kriz, Nazizm, Faşizm, Komünizm bunda büyük rol oynadı. Ama SSCB çökünce iş değişti. Huntington ve Fukuyama'lar gerçeği yazdı. Ama Türkiye hâlâ uyanmadı. 1922'den beri yaşanan balayı bitti. Avrupa'nın artık bize ihtiyacı yok. Hatta, Türkiye, Avrupa için zararlı bir ülkedir. Bundan böyle Türkiye için en büyük tehlike Avrupa'dan gelecektir. AB, 2. Roma demektir. Roma'ya zarar vereni Avrupa bir tarafa yazar. Avrupa ile hayli kabarık bir dosyamız var. Bu dosya öyle kolay kolay affedilecek bir dosya değildir."

İKİ ŞART
Türkiye'nin tasfiyesine yol açacak AB tehdidine karşı bütün vatanseverleri bir olmaya çağıran Doç. Dr. Hocaoğlu, bu tehdidi etkisiz kılmak için gerekli şartları da şöyle sıraladı:

"Bu işlerin aşağıdan bitirilme zamanı geçti. Mutlaka yukarıyı düzeltmek lazım. Millet durumdan vazife çıkarmalı ve siyasette gerekeni yapmalı. Bu ülkenin, şu anda omurgalı, dürüst bir lider ve siyasi harekete, bir de böyle bir entelijansiyaya ihtiyacı var. Bu iki şart yerine geldiği zaman daha önce bizi Viyana'da durduran Avrupa Manş'ta dahi durduramaz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121