10 Ocak 2016 Pazar 18:21
1442 Okunma
ABD, altımızı oyuyor
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ
AKP yönetimindeki Ankara'nın ABD'ye bakışıyla, Washington'un Ankara'ya bakışı arasında her yönüyle farklılıklar bulunuyor. AKP kurmayları her fırsatta ABD'nin Türkiye'nin stratejik ortağı olduğunu vurgularken, Obama yönetimi ısrarla uluslararası literatürde yeri olamayan 'model ortaklık' kavramını tercih ediyor. Nitekim ABD Başkanı, Nisan 2009'da Türkiye ziyareti sırasında Çankaya Köşkü’nde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile gerçekleştirdiği basın toplantısında 'model ortaklık' ifadesini kullanmıştı. ABD, bu kavramın altını doldurma gereği duymadı. 

ABD’nin gerçek stratejik ortakları
Stratejik ortaklığın ABD açısından anlamı farklı... ABD, Ortadoğu coğrafyasında 3 stratejik ortağı var: 1. İsrail, 2. Suudi Kraliyet Yönetimi, 3. Mısır ordusu. ABD, bu 3 ortağıyla farklı frekanslarda yer almamaya çaba sarfeder. ABD’nin dünyadaki diğer stratejik ortakları ise şunlar: İngiltere, Kanada, Avustralya, Güney Kore… 
Obama ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasında bazı sürtüşmeler yaşansa da, ABD'nin İsrail'e bakışında değişiklik olmaz. ABD, gerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde olsun, gerekse farklı ortamlarda olsun İsrail devletine arka çıkmaya devam etmektedir. Çünkü ABD'nin stratejik ortağı İsrail devletidir. ABD, gerek Arap baharı sürecinde, gerekse de devamında Mısır ordusuyla ters düşmedi. Mısır ordusu da ABD ile aynı eksende yer almaya devam etti. Bundan ötürü Obama, Kahire'de 2009 yılında yaptığı demokrasi yoğunluklu konuşmaya rağmen, Sisi'nin askeri darbesini kabul etmesi zor olmadı. Zaten dönemin Mısır Genelkurmay Başkanı, şimdiki Devlet Başkanı Sisi'nin de bu darbeyi Washington'dan onay olarak yaptığı da biliniyor. 

ABD, Türkiye’yi takmıyor bile
Washington, NATO'nun ikinci askeri gücü olan Türkiye'yi istediği çatışma bölgelerinde değerlendirebiliyor. Afganistan bunun tipik örneği. Türk askeri, 2002 yılından bu yana Afganistan'da bulunuyor. Dahası Türkiye'deki askeri üsleri de kullanabiliyor. ABD, gerek 1991'deki Birinci Körfez savaşı olsun, gerekse de 2003 yılındaki Irak işgali olsun hava sahamızı istediği gibi kullandı. AKP yönetiminin son 13 yıldır Washington'a 'hayır' dediği bir alan yok. Buna karşılık Washington, Ankara'yı hiç takmıyor. 
Bugün ABD'nin Ortadoğu'da rekabete giriştiği Rusya ile paylaştığı ortak noktaların sayısının Türkiye'den daha fazla olması dikkat çekiyor. Bunda Rusya’nın dişli askeri ve diplomatik mücadelesinin payı büyük… Detaylandırmak gerekirse ABD; Rusya ile Mısır'da, Suriye'de, Irak'ta aynı noktaya geldi. Rusya'nın direnişini gören Washington, artık "Esad gitsin" demiyor. Her iki ülke, Suriye'nin kuzeyinde PYD'yi destekliyor ancak ABD, bizzat savaş meydanında PYD'ye destek sağlıyor. Irak'a gelince hem Rusya, hem de ABD; Irak merkezi yönetiminin yanında yer alıyor ve Barzani ile diyalogdan yana tavır sergiliyorlar. ABD'nin Irak merkezi yönetimiyle ilişkilerini korumak için çaba sarfetmesinde Rusya'nın İran, Irak ve Suriye yönetimleri ile yaptığı istihbarat anlaşmasının payı oldukça büyük. Dahası hem Moskova, hem de Washington, Mısır'da askeri yönetimi destekliyor. 
Rusya ile ABD’nin Ortadoğu’da zıt kutuplarda yer aldığı alanlar da var. Rusya, Hizbullah’ı Suriye’de işbirliği yaptığı bir aktör; ABD ise terör örgütü olarak görüyor. Rusya, Yemen’de mevcut hükümeti desteklemiyor, ABD ise destekliyor. 

Ya Türkiye…
ABD, AKP Hükümeti’nin stratejik derinliğinde yer alan dış politika önceliklerini umursamıyor. Washington, Büyük İsrail yolunda kilometre taşı olan Suriye’nin kuzeyindeki Peşmerge koridorunun tamamlanması için olağanüstü çaba sarfediyor ve Ankara’nın kırmızı çizgilerini silip geçiyor. Washington ve Ankara, 2011 yılında “Esad gitsin” tezi ile yola çıkmıştı. Ankara bu noktada şimdi yalnız bırakılmış durumda. Ankara ve Washington, Irak’ta Başbakan Maliki yönetiminin devrilmesi için çaba sarfetmişti. Maliki gitti yerine Haydar Abadi geldi… Şimdi Abadi ile ABD aynı safta, Ankara öteki kutupta. 
Sonuçta ABD, stratejik derinlik tarafından efsunlanmış Ankara’yı Suriye ve Irak’ta tuzağa düşürdü. Bu tuzak sınırlarımızın içine de taşındı. Diyarbakır’da Sur’da PKK’lıların yanında PYD’liler ile Amerikan özel güvenlik unsurlarının savaştığı ifade ediliyor. Yoksa 41 gündür avuç içi kadar olan Sur’un Mehmetçik tarafından temizlenmemesi mümkün mü?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim Hakkı Yeşilçiçek 2016-01-12 12:17:44

Kendi ülkesi içinde karanlık emelleri olanların ABD karşısında ülkemizin milli çıkarları koruyamadıkları yatsınamaz.Bu nedenle ABD karşısında uysal kalıp,ülkemizin altının oyulmasına seyirci kalanların ulkemize verecekleri bir faydaları yoktur.Milli hükümetin iş başına gelmesi için milli çıkarlarımızı sözle değilde,fiiliyatta gözetenlerin iktidrara gelmeler aciliyettir.her konuda ABD karşısında eziliyoruz.Yeter artık.PYD'yi ülkmizden davul zurnalarla geçişlerini sağlayıp,Aynel Arap'a güvenli şekilde gönderenlerin ve kobani ağıtları yakanların boynuna bu ülke yasaları bir gün yapışacağını yaşaayarak göreceğiz.

Avatar
Olan millete oluyor 2016-01-13 18:09:08

Abd.nin pohpohlamasıyle Rus uçağını düşürenler acaba sonucunu da düşündüler mi?Abd. ülkemizin zararlarını ödeyecek mi? Gerçi hangi komşumuzla aramız iyi ki?

banner100