01 Ağustos 2006 Salı 00:00
124 Okunma
ABD bu kez kaybedecek
Yıllardır Princeton ve Harvard gibi ABD'nin önde gelen üniversitelerinde ders veren Osmanlı Tarihi ve Ortadoğu uzmanı Prof. Kafadar, Milliyet'e verdiği mülakatta ABD'nin bu kez kaybedeceğini belirtiyor ~|~

SORU: İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısı ABD'nin Suriye ve İran'ı etkisizleştirme stratejisiyle bağlantılı görülüyor. Ortadoğu'nun yazgısı mı, kan ve gözyaşı?

CEMAL KAFADAR: Hayır, Ortadoğu'nun yazgısı değil. Nice savaşlardan söz edip Avrupa için de hiç bitmeyen savaşlar kıtası diyebilirdik. Avrupa gibi Ortadoğu da değişebilir. 1990'larda, Balkanlar için de benzer şeyler söylendi. İngilizcede, 'kadim nefretler' denilen tavır bir bölgeye çok kolay yakıştırılabiliyor.
ABD mağrur

SORU: İsrail'in Güney Lübnan'a yönelmesiyle Gazze neredeyse unutuldu. Irak'ta ABD işgali... Şimdi İsrail. Ne amaçlanıyor?

KAFADAR:  ABD'nin bölgeye ilişkin tasavvurları var. Büyük güçler, Ortadoğu gibi farklı etnik, dini, kültürel çeşitlilik barındıran toplumların geleceğini dizayn etmeye kalkıştığında istedikleri sonucu alamıyor. ABD'de bir mağrur olma hali, aşırı bir özgüven var. Yunan tarihçilerin tekrarladığı bir şey var: Büyük güçlerin mağrur olma hali, aslında onların en zayıf noktası. Yükseliş ve düşüş çizgilerini belirleyen en önemli unsur bu mağrurluk.

SORU: Osmanlı bu konuda daha tecrübeliymiş! 'Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var' sözü çok anlamlı... ABD, 11 Eylül'deki mağduriyeti, küresel egemenliğe dönüştürme fırsatı olarak kullanmadı mı?

KAFADAR:  ABD'nin hegemonyasını kurma yönünde, 11 Eylül trajedisinden güç aldığı bir gerçek. Ancak, yeni muhafazakârların (Neo?con) 1990'ların başından beri ABD için yeni stratejiler oluşturma çabasında oldukları biliniyor.
Yeni muhafazakârların entelektüel bir kadrosu da var. Ürktüğüm tarafı, bazı neocon'lar, Chicago Üniversitesi'nde yıllarca felsefe hocalığı yapmış Strauss gibi bir düşünürün tezgâhından geçmiş olması... Strateji konuşurken Tukidides'ten, Aristo'dan, Ksenofon'dan bahsedecek çapta ve entelektüel donanımdalar.

SORU: Ürkütücü olan Bush. Bush'u da dahil ediyor musunuz?

KAFADAR: Hayır. İşte ürkütücü olan da o! Ortadoğu soz konusu olduğunda, bu ekip bilgili değil ama mağrur. "Bu Ortadoğulular dayaktan anlar" diyen danışmanları var.
ABD tutunamayabilir

SORU: ABD, Ortadoğu'ya yerleşmenin bir aracı olarak Irak'ta uzun bir çatışma dönemi öngörüyor muydu?

KAFADAR: ABD'nin uzun süren bir direnişi tahmin ettiğini sanmıyorum. Suriye ve İran'ı da dahil ederek Ortadoğu'yu dizayn edeceklerini düşündüler. İsrail'in Lübnan'a müdahalesiyle cephe genişliyor. Böyle giderse ABD, Ortadoğu'da tutunamayabilir.
Bir de anti?Amerikanizm genlerle gelmedi. ABD, 11 Eylül'den sonra ipin ucunu kaçırdı.
Harita değişikliği
SORU: ABD Başkanı Wilson, ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkından söz ediyordu, Osmanlı dağılırken, Türkiye'nin etnik parçalanmasını istiyordu. Elçi atanmasını isteyen Dışişleri'ne, "Türkiye yok ki, göndermeye ne gerek var!" diye yanıt verdiği arşivlerde yazılı. Rice'ın 'Yeni Ortadoğu'dan söz ettiği günlerde, Türkiye'nin sınırlarının da değiştiği haritalar ABD'de dolaşıyor...
KAFADAR: O haritayı ben de gördüm. Korkunç. Böyle bir oyun bana çok ürkütücü geliyor. Wilson prensipleri etrafında oluşmuş bir dünya düzeninin hegemonya tesisi için iyice işlevselleşmiş hali bu tür planlar. 1920'lerde ulus devlet kurmak isteyenlere hitap eden, normatif ahlaki de bir boyutu vardı. ABD o zaman Ortadoğu'da birincil güç değildi. Sınırları Fransızlarla yaptıkları anlaşmalara göre İngilizler çiziyor. ABD'nin bugün yapmaya çalıştığı Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme, haritayı değiştirme çabaları tamamen enstrümantalist geliyor. Araç olarak duruyor. Bugünkü durum, Wilson döneminden çok farklı ve ahlaki, vicdani boyut taşımadığı için de sevimli gelmiyor, tepki görüyor.
ABD'den
kuşku duymalıyız

SORU: Türkiye'de, "PKK'ya karışı İsrail gibi yapmalıyız" düşüncesine ne diyorsunuz? 1 Mart tezkeresi Meclis'ten geçseydi... Kırmızı çizgiler meselesi..

KAFADAR: 1 Mart tezkeresi geçmeyince, ABD'de beni tebrik eden çok sayıda meslektaşım oldu. Washington'da, Pentagon'da çeşitli strateji oyunları oynandığını biliyoruz. O Amerikalı albayın haritasının da bir kişinin kafasından tesadüfen çıkmış bir şey olduğunu sanmıyorum. Haritaya bakıp ABD'nin planı budur diye konuşamayız ama her zaman a, b, c planları olan hegemonik bir gücü de ciddiye almalıyız. Kuşku duymalıyız.
Hüseyin Baradan rolü

SORU: ABD ile Kuzey Irak'a girseydik, Türkiye'ye düşen rol ne olacaktı?

KAFADAR: Bize Hüseyin Baradan rolü (Türk sinemasının pala bıyıklı, en iyi kötü adamı: 2 yıl önce 72 yaşında öldü) düşerdi! Eski Türk filmleri seyrettiğimiz yıllarda, 'Hüseyin Baradan, çekilin aradan!' derdik. ABD'nin Ortadoğu'da Türkiye'ye başrol vermeyi düşündüğünü hiç sanmıyorum. 1 Mart tezkeresinin geçmemesine sevindim.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100