Bu haber kez okundu.

ABD ile İran'ın Irak dansı
Irak'taki durumla ilgili bir toplantıda ABD ile İran'ın aynı masa etrafında yer alması, yeni bir olay değil. Sami Kohen gelişmeyi analiz ediyor ~|~

ABD ile İran yani iki "düşman" ülke geçen mayısta Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde yapılan dışişleri bakanları düzeyindeki geniş konferansa katılmıştı.
Bu hafta Amerikan ve Iraklı temsilcilerin aynı masaya oturduğu Şam'daki toplantının özelliği, gündemdeki konunun güvenlik olmasıdır.
Şarm el Şeyh zirvesinde temeli atılan Güvenlik Komitesi'nin Şam'daki bu toplantısı, aynı geniş kadroyla, ?yani Türkiye dahil Irak ve komşu ülkelerin, ABD ve Güvenlik Konseyi'nin diğer 4 daimi üyesinin, BM ve Arap Birliği temsilcilerinin katılımıyla? gerçekleşti.

Kuşkusuz böyle bir toplantıdan ?etkileyici uluslararası görüntüsüne karşın? Irak'ta her türlü terör eylemini önleyecek veya sona erdirecek kararlar çıkması beklenemez. Birtakım genel prensiplerde mutabakat sağlansa dahi, gereken somut önlemleri ?hele kısa dönemde? hayata geçirmek pek mümkün olmuyor...

Kim besliyor?
Şu bir gerçek ki, Irak'ta çeşitli gruplar, önemli ölçüde "dışarıdan" besleniyorlar. Irak yetkilileri, terör çetelerinin Suriye'den sızdığından şikâyet ediyorlar. ABD işgal makamları da Irak'taki bazı Şii grupların İran'dan lojistik destek gördüklerini öne sürüyor.
Şam'daki konferanstan, bu konu üzerindeki müzakerelerin devamının ötesinde, pratik bir sonuç çıkıp çıkmadığını henüz bilemiyoruz.
Ancak gelen haberlerden, ilgili tarafların pozisyonlarında fazla bir değişiklik olmadığı anlaşılıyor. Şöyle ki: ABD, İran'ı Irak'taki Şii grupları aktif olarak desteklemekle suçluyor ve buna son vermesini istiyor... İran ise böyle bir destek vermediğini belirtiyor ve ABD'yi Irak'ın bugünkü durumundan sorumlu tutuyor...
Irak (ve ABD) Suriye'yi sınırdan Irak'a terörist grupların sızmalarına göz yummak veya gereken önlemleri almamakla suçluyor... Suriyeliler ise bu iddiaları reddediyor ve sınırı kontrol etmek için ellerinden geleni yaptıklarını öne sürüyor...
Tabii ki, Irak'taki güvenlik sorunu suçlamalar veya inkârlarla halledilemez. Bu bakımdan uluslararası toplantılarda bu tür tartışmaların ötesinde, "ortak önlemler üzerinde eylem planları"nın benimsenmesi esastır.

Çıkar ayarı

Irak'taki güvenlik meselesi, aslında Irak'ın sırf kendi zayıf gücüyle halledilebilecek gibi değildir. Bu ülkede halen çok sayıda yerli ve yabancı militan gruplar faaliyettedir ve bunların bir kısmı da gerçekten dışarıdan, bir şekilde destek görmektedir. Yani Irak'ın güvenlik sorunu uluslararası boyutları olan ve birçok ülke tarafından da kendi çıkarlarına göre manipüle edilen karmaşık bir meseledir.
İş bu noktaya gelince, çeşitli dış güçlerin çıkar ve strateji ayarı yapması gerekiyor. Bu ise "ilgili" yabancı devletlerin bazı pazarlıklara girişmesini kaçınılmaz hale getiriyor.
Nitekim, ABD ile İran ve de Suriye arasındaki görüşmelerin el altından giderek bir "al?ver" havası içinde, bir pazarlığa dönüştüğü seziliyor. Örneğin, Suriye'nin ABD'nin kendisine karşı uyguladığı yaptırımları gevşetmesine karşılık, Irak sınırını daha sıkı kontrol etmeye razı olması gibi... Veya İran'ın, Irak'ın güvenliğine katkıda bulunmak için ABD'den farklı bir tavır almasını (ve bu arada 5 tutuklu İranlı diplomatın iadesini) istemesi gibi...
Anlaşılan Irak'ın güvenliği, bir ölçüde bu "ince ayarlar"ın yapılabilmesine bağlı...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100