29 Mayıs 2007 Salı 00:00
312 Okunma
ABD ve sınır ötesi harekat
O İstanbul buluşması gerçekleşse, ne olacaktı? Buluşma, K. Irak'taki PKK varlığına karşı somut önlem getirir miydi? ~|~

Washington'da, bu soruları kısmen cevaplayan bir duyum alıyorum: "PKK'ya karşı, çerçevesi birlikte çizilmiş bir harekat için anlaşma sağlanabilirdi. Iraklı Kürtlerin, sınırlı bir operasyonu zımnen kabul edeceklerinin işareti vardı. Ayrıca, PKK'nın bölgedeki etkinliğini kıracak başka bazı adımlar atarak, Ankara'ya, kendileriyle doğrudan diyaloğun sonuç verdiğini göstermek niyetindeydiler."

Hatırlatalım; şubat başında, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Irak'taki Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başbakanı Neçirvan Barzani, İstanbul'da buluşacaklardı. Gül'ün planı, PKK konusundaki taleplerini, Barzani'ye kesin bir dille, doğrudan aktarmaktı.
Washington, bu görüşmenin, Iraklı Kürtlerin PKK'ya karşı harekete geçirilmesine yarayabileceğine inanıyordu ve görüşmede üzerinde anlaşılacak adımların takibini yapmaya hazırdı. Gül?Barzani görüşmesi, önce AKP hükümetinin isteğiyle, Gül'ün, 6 Şubat'ta Washington'da ABD'li mevkidaşı Condoleezza Rice ile buluşması sonrasına ertelendi. Hemen ardından Washington'a gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, planlandığı o günlerde henüz kamuoyuna yansımamış olan Gül?Barzani görüşmesini bir anlamda deşifre etti; "Neçirvan Barzani hasmane konuşmalar yapıyor. Bu haliyle görüşmek mümkün mü?" dedi. Görüşme iptal edildi.
Bugün, K. Irak'a yönelik olası askeri harekat konusunun, Türkiye'deki siyasi güç mücadelesine malzeme yapılarak seçimlerin havasını etkilemekte kullanılabileceği, hatta bu sürecin, siyasetin askıya alınmasına kadar uzanabileceği ABD'den de görülüyor.

27 Nisan sonrasındaki "Taraf tutmuyoruz" ayıbını, sonradan "Sandıktan yana tarafız" diye tashih eden Washington, seçimlerin ilan edilen zamanında yapılmasından yana.  ABD'li yetkililer, ayrıca, 'PKK'ya karşı, K. Irak'a girip sonuç alırız, ama elimizi tutuyorlar' söyleminden rahatsız. Zira bu söylemin, sadece AKP'yi yıpratmaya değil, Türkiye'deki ABD karşıtlığını pekiştirmeye de yarayacağını hesaplıyorlar.
Öyleyse, Washington ne yapacak?

ABD, resmi açıklamalarında, "K.Irak'a yönelik tek taraflı bir harekata karşı olduğunu" sürekli yineliyor. Yetkililere sorunca, "Türkiye'nin PKK'ya karşı meşru müdafaa hakkını reddetmiyoruz. Ama 'tek taraflı' bir harekatın muazzam risklerini hatırlatıyoruz" diyorlar. Bu, ne demek?

Birincisi, ABD, Ankara'ya "Bizimle, Bağdat'la ve Iraklı Kürtlerle koordine edilmemiş bir operasyon felaket olur" mesajını veriyor.
İkincisi, 'tek taraflı' olmayacak, yani ABD'nin 'yeşil ışığına', Bağdat'ın ve Iraklı Kürtlerin en azından zımni onayına sahip bir harekatın, ancak ve ancak tarafların belirleyeceği koşullarda gerçekleşebileceğini ima ediyor. Bunun açılımı, 'süresiyle, alanıyla, asker sayısıyla sınırlı ve bir defalık' bir operasyon. Başka deyişle ABD (ve Irak), Orgeneral Büyükanıt'ın şubattaki Washington ziyaretinde karşı çıktığı "sembolik operasyon" seçeneği dışındaki bir harekata karşı.

Dahası Washington'daki yetkililer, çok daha kapsamlı bir operasyonun bile somut yararını sorguluyorlar; "TSK, 1980'lerden 1990'lara iki düzine sınır ötesi operasyon yaptı, istediği sonucu alamadı" diyorlar.
Türk ordusu, Kürt peşmergelerle ve hatta ABD'li askerlerle çatışma pahasına sınırın ötesine geçer mi? Washington'da, TSK'nın bu tür çılgın bir savaşa girişebileceğine inanan pek yok.  ABD'nin planları
Ancak, 22 Temmuz'a doğru ilerlerken, PKK'nın yapacağı saldırılar sayesinde, çılgın bir savaş söyleminin sürekli canlı tutulabileceği; bunun da, Güneydoğu'da yeniden olağanüstü hale zemin hazırlayacağı, AB ile ilişkileri kopma noktasına getireceği, TBMM'ye girmesi muhtemel bağımsız Kürt adayların etkinliğini daha baştan kıracağı, ABD karşıtlığını artıracağı, seçim atmosferini zehirleyeceği hesaplanıyor.
Bunu gören ABD'den, bölgedeki bazı PKK liderlerini yakalatması ve örgütün lojistik desteğini kestirmesi gibi somut adımlar gelebilir mi?

Sorunca, "Yakında bazı gelişmeler olacak" diyor yetkililer; hem daha önceki sonuçsuz açıklamalarının yarattığı inançsızlığı, hem de bugün atacakları her somut adımın, 'AKP'ye seçim desteği' diye karalanacağını peşinen bilerek. Washington'ın diğer mesajı ise, yazının başındaki konuyu ilgilendiriyor.
ABD'ye göre, bölgede PKK'ya karşı kalıcı önlem için, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile Ankara arasında üst düzeyli diyalog şart.
Yasemin Çongar
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100