Bu haber kez okundu.

ABD yerine Rusya

Sinem KARADAŞ / TRABZON

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey ile Trabzon'da evlerinde gerçekleştirdiğimiz röportajda, Rusya'da uygulamaya konulan tezleri Milli Ekonomi Modeli'ni ve Suriye işgalinde kilit rol oynayan Rusya ile ilgili görüşlerini konuştuk.
Sinem KARADAŞ: Türk siyasetinde herkes ABD'ci olmasına rağmen, siz Rusya ile kurulacak ilişkilerin daha verimli olacağını İfade ediyorsunuz. Hatta bazı çevreler sizin bu çıkışlarınızı "Haydar Hoca Rusya'yı savunuyor" şeklinde göstermeye çalışıyor. Türkiye için Rusya'nın ABD'den daha iyi bir ortak olacağı öngörünüz nereden kaynaklanıyor?

Batının siyaseti sömürü eksenli

PROF. DR. HAYDAR BAŞ: ABD ve Batı, gerek demokrasi gerekse insan hakları açısından asla ideolojisinden vazgeçmeyip beraber olduğu ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürme üzerine bir siyaset izler ve kendi ideolojisini demokrasi adı altında zorla kabul ettirir. Bu ideolojinin yanında olmayanı da kabul etmez. Dünya Batıdan ve ABD'den en bu güne kadar bunu gördü. Rusya'ya gelince, bendeniz 1991 yılından itibaren 14 yıl Bakü Devlet Üniversitesi'nde felsefe doktoru ve şarkiyat profesörü olarak öğretim üyeliği vazifesinde bulundum yani bu dünyada çalıştım. Demir perde olarak adlandırılan bu dünya bize devamlı surette, "Burada din yoktur, aile hayatı yoktur, töreleri yoktur" şeklinde anlatılmış ve beynimize kazınmıştır.
Gidip yaşadığımda gördüm ki, anlatılanlar o toplumu yıpratmak, milletin gözünden düşürebilmek için iftira nitelikli sözcüklerdi. Biz, aile bağlarının güçlü, dini duygularının yerinde olduğunu gördük. Komünizm döneminde, dini baskının olduğu bilinmektedir. Ateizmin ders olarak okutulduğunu ben de öğrenmiştim. Ama komünizmin inkırazından sonra insan haklarına ve demokrasiye gerçekten imkân tanınmış, hatta bu nasıl daha iyi uygulanabilir şeklinde demokratik dünyada da araştırmalara girilmiştir.
Zaman içinde gördük ki, etnik grupların ne inançları değiştirilmiş ne de kendilerine zulüm yapılmıştır. Komünizmin inkırazından takriben 6 - 7 yıl sonra halkın tekrar komünizme dönmek gibi bir niyetlerinin olduğuna ben çeşitli sohbetlerde rastladım. Geçmişle bugünü mukayese ettiklerinde geçmişi savunanlar az değildi. Durum Rusya için de aynıydı.
Bendeniz, Bakü Devlet Üniversitesi'nde İslam tarihini ve İslam felsefesini, ders programını tamamen kendimin belirlediği bir şekilde tam 14 yıl okuttum.   

Ders programını özgürce saptadım
O dönem başta rahmetli Haydar Aliyev olmak üzere Üniversite Rektörü Murtuz Aleskerov bana, "Dini eğitimi istediğiniz şekilde verin, biz bu nesilleri Allah ve Muhammed aşkına yetiştirelim" diyerek beni izlediğim ders programında serbest bırakmışlardır.
Ve orada oluşan fevkalade bir sevgi kitlesi bizi Azerbaycan'da ilim, siyaset dünyasının ve halkın gönlünde mümtaz bir yere getirmiştir. Yaptığım çalışmalar akademik olduğu için ilim dünyasının hemen gündemine girdi. Sosyal Devlet - Milli Devlet ve Milli Ekonomi Modeli (MEM) gibi sol dünyanın arayıp da bulamadığı bir hazine olarak önlerine çıktı ve beni hararetle takibe aldılar. Görüşlerimi anlamak için sohbet içinde veya dışında devamlı benimle muhatap olarak, sorularına karşılık beklediler. Bazı aylar bendeniz Bakü'ye gidemediğim için asistanım olan Harun Kayacı'yı gönderip, programı uygulamaya çalışıyorduk. Bilhassa Rus bilim adamları, "Biz bu sistemden çok ama çok istifa ediyoruz. Özel olarak bize de lütfen geniş çapta zaman ayırın ve de imkân bulursak biz bunu siyasete de kabul ettirip, Rus halkına hizmet edelim" dediler.

Rus bilim adamları benimle sürekli irtibat kurdu
Sizin teziniz olan MEM ile Rus ilim adamlarının ilk tanışması ne zaman olmuştu?
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Ben bir ilim adamıyım. Elbette ki benim dünya görüşüm, iktisadi görüşüm insanlar tarafından, milletler tarafından uygulamaya konulmak istendiğinde bu elbette ki beni memnun edecektir. MEM, biliyorsunuz 7 uluslararası kongre ile dünyaya deklare edildi. İlki İstanbul'da olan ve iki gün süren MEM Kongresi'ne 70'in üzerinde ilim adamı katılmıştı. Bunların 5 tanesi Rusya’dan gelmişti: Lisiçkin, Lebedev, Victor Minin, Gavrilets gibi profesörler.  
İlk kongre itibarı ile tezim Rusya'nın ekonomi komisyonlarında tartışmaya başlandı. Üç yıllık kalkınma programında uygulanabilmesi için ismini zikrettiğim bu arkadaşlar benimle devamlı görüştüler. 2006 yılında Rusya üç yıllık kalkınma programına MEM'i koydu.
Modelin uygulanışı sırasında yine ilim adamları şahsımı ziyaret ederek para konusunda, döviz konusunda, döviz ve kur politikaları hakkında, pazar ve pazarlama konularında,  yer altı kaynaklarını nasıl devreye koyacakları hakkında benden geniş çapta soru sorup benden bilgi aldılar.
MEM, Rusya Parlamentosu Duma'ya kadar ulaştı. Erdoğan G-20 Zirvesi'nde 'Putin ile bir araya geleceğiz' dediğinde Kremlin'den "Hayır, birkaç dakikalık selamlamanın dışında bir görüşme olmayacak" açıklaması geldi. Siz, Duma'da Putin'in başdanışmanının, milletvekillerinin, parti genel başkanlarının, akademisyenlerin, üniversite öğrencilerinin olduğu bir salonda beş saat dinlendiniz. Teziniz ayakta alkışlandı.  

Duma'daki konuşmamız dönüm noktası
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Evet, 27 Şubat 2013'te Rusya, Duma'ya beni davet ederek tezimin tamamını dinlediler. Tez o gün, Putin'in Başdanışmanı Andrey Korotkov tarafından, "Putin bu sistemin tamamını uygulayacak" diye dünyaya deklare edildi.
Bu tarihi bir olay.  
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Elbette. Ve Rusya hiçbir zaman bana ideolojisini, dinini, medeniyetini, kültürünü propaganda yapmadı. Ve hiçbir üstünlük ile benim yanımda bulunmadılar. Benim dini yaşayışıma ortak oldular. Rus ilim adamlarından ve Rus halkından olan dostlarımdan birçoğu Müslüman olmayı seçtiler. Prof. Dr. Viktor Volkonski'nin dediği gibi, "Baş'ın sistemi insanları barışa ve huzura taşıyor ve insanlar arasında birliği ve beraberliği temin ediyor." Beni olduğum gibi kabul ettiler. İdeolojime, inancıma, meşrep ve yaşantıma sorgulamadan saygı gösterdiler. Ben bunları açık ve net olarak ifade ettim. Bu düşünceler etrafında insanlar birleşiyorlar.
Yani siz, "Rusya bana bir şey zerk etmeye çalışmadı, benim ilmimden istifade etti" mi demek istiyorsunuz?
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Evet, aynen öyle. Üstelik onlar dünyanın bir numaralı ilim adamlarıdır. İktisat konusunda bunların üstüne adam yoktur. Ben tüm dünyayı tanıyorum. Zaten bu insanların tamamına dünya 'iktisat ve iktisat matematiğinde bir numara' diyor. Avrupalı ilim adamları da bu kanaattedirler. Ve benim iktisat sistemim Milli Ekonomi Modeli, Rusya iktisat fakültelerinde bugün ders kitabı olarak okutuluyor.
İtiraf edelim ki, MEM Rusya'da Türkiye'den daha meşhur.
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Meclisinde benim tezimi dinleyen, üniversitelerinde ders kitabı olarak bu görüşlerime yer veren Rusya devamlı bizi dinlemiş, bizi örnek insan olarak önüne koymuştur.  Gelinen bu noktaya bakın ki nebatatı yeşertir ama yılanın gözünü kör eder.  Aynen bunun gibi içi nefret ve haset dolu insanların gözünü kör etti, kulağını tıkadı. Haydar Hoca 'şucu bucu oldu' diye fitneyi körüklemeye çalışıyorlar. Allah nurunu tamamlayacaktır. "Siz de gözünüzü açın, bu gözle güzelliklerden istifade etmeye çalışın" derim ben. Biz başta Rus bilim adamları olmak üzere dostluğumuz, arkadaşlığımız iki tarafında hayrına ve faydasına dolu dolu devam etmektedir. Ben de kendilerine seve seve yardıma hazırım.

İstikamet değişmeli
Türk siyaseti sizi neden dinlemiyor, görüşlerinizden istifade etmiyor?
HAYDAR BAŞ:  Yüzlerini Okyanus ötesine değil de ait oldukları medeniyete çevirseler bizim yanımızda olurlar.
Bizim temennimizde her sahada bugünkünden çok daha iyi bir Türkiye için görüşlerinizin anavatanınızda hayata geçirilmesidir. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Rusya İslam dünyasının hamisi
G-20'de Rusya'nın Suriye konusundaki tavrı hakkında ne dersiniz? 
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Rusya bu konuda samimidir. Bendeniz 27 Şubat 2013 tarihinde Duma'da tezimi ifade ettikten sonra Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Jirinovski ile Meclisteki makamında bir araya geldik. Orada ben, komünist dönemdeki Rusya ile bugünkü demokrat Rusya'yı mukayese ettim. "Komünizm döneminde ideolojik gerekçelerden olacak ki, dine tavırlı olan Rusya, Türk dünyası ve İslam dünyası tarafından kabul edilip sevilmiyordu. Şimdi Rusya insanların demokratik haklarını yaşaması, din ve vicdan hürriyetlerine sahip olması münasebeti ile Müslüman - Türk dünyası tarafından ve de İslam dünyası tarafından kabul görmeye başladı" dedim.
Suriye'nin yanında yer almanız, size Müslümanlar arasında sevgi bağı oluşturacak ve eski imajınızı silecektir. Bu konuda Sayın Jirinovski, "Dediklerinizi anladım, biz bunu dikkate alacağız" diye cevap verdi. Ve bizim bu konuşmamızdan sonra Suriye'ye verilen destekle hem Rusya Ortadoğu'da kendini garantiye aldı, hem de İslam âleminde Türkiye'nin kaybettiği hamiliği ele geçirdi. Türkiye bu dünyayı kendi eli ile Rusya'ya teslim etmiş oldu.

ABD'nin yerini Rusya alırsa Türkiye çok mesafe kateder
Türkiye'nin Rusya ile ilişkileri eğer dediğiniz noktaya gelir, yani ABD'nin yerini Rusya alırsa neler değişir?
PROF. DR. HAYDAR BAŞ: Türkiye'nin Rusya ile dostluğu ekonomisine de etki edecek, Batıdan çok daha faydalı bir dünya önüne çıkacaktır. Şu anda Türkiye'nin yaklaşık 150 milyar dolar ihracatı var. Bu rakam Rusya merkeze alınıp uygulamaya konduktan sonra sadece 500 milyar dolar ihracat ve diğer ülkelerle ortaya çıkacak olan işlem hacmi ile Türkiye'nin ihracatının 1 trilyon dolara vardığı görülecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100