Bu haber kez okundu.

Abdullah Öcalan macerası
Teröristbaşı hakkında AİHM'in ne karar vereceği aşağı yukarı belli. Çünkü bu mahkeme, son noktaya kadar hukuki görünmeye ne kadar gayret etse de bir siyasi organdır. Teröristbaşı tek başına nedir ki? Hiç! Eğer adamları varsa onlarla beraber nedir ki, yine hiç! Ama onu bu kadar önemli kılan arkasındaki hain güçlerdir. Plan veren, taktik veren, lojistik destek sağlayan, onu bir mutfak robotu sadakatiyle savaş robotu olarak kullanan ve bunun uygun şartlarını gözetip hazırlayan batılı güçlerdir.
Bu o kadar böyledir ki, bebek katilinin İmralı'dan avukatları yoluyla dışarıya mesaj ulaştırdığı söylentilerine iştirak etmiyorum. Aslında bu mesajlar bile ona dışardan iletilmekte ve sonra İmralı'dan gelmiş gibi kamuoyuna sunulmaktadır. İki yanlı oyun, oyun içinde oyun. Aslında Öcalan, Frenkler'in "Homme de paille" dedikleri bir nesne, bir saman adamdır. Onun bu diplomasiye, gerillacılığa, tahrikçiliğe, particiliğe bu kadar vakıf olması beklenemez. O bir kukladır ve her şey kendisine dışardan öğretilmektedir. Hem her viraja ve her değişik konumda yeni şeyler fısıldanmaktadır kulağına.
Yakalandığı an
ONUN kendi kendisi olduğu yâni en samimi bulunduğu an, yakalandığı an ve en samimi sözleri o ân söyledikleridir.
? Anam Türk'tür, canımı bağışlayın size de hizmet edeyim
İşte kendisiyle baş başa kaldığı lojistik hatları kesildiği anda aklına gelebilecek taktik ve başvuracağı yol budur. Abdullah Öcalan budur, ama Türk'ün böyle adî kiralık katillerle işi yoktur. Böyleleriyle yola çıkanların sonunun ne olduğunu da tarih gösterecektir.
Bir vakitler bu ülkede yüzlerce ve her biri tuğla kalınlığında dergiler çıkıyordu. Hepsi de, Marksist, Komünist, Maoist vs. vs... Aman efendim içinde ne yazılar, ne yazılar akıllara ziyan! Bunları kim okur demeden önce sormak gerek, bunları kim yazar? Her birisi kafa karıştırıcı deli saçması yazılar. Bu dergileri kim finanse eder sorusunun cevabında bütün bilgiler mevcuttur. Nitekim, onlar komünizmin bitmesiyle birlikte bitti. O bilgiler, o ilgiler nerede kaldı? Nereden geldiyse oraya gittiler. Dışardan geliyorlardı, dışarıya gittiler.
Lenduha binadan
AYRICA o günlerde günlük basında da öyle yazılara rastlıyordum ki, kalıbımı basardım ki, bu yazılar Türkiye'de yazılmamış, uzak bir ülkenin soğuk cepheli lenduha bir binasının bir odasına kapanmış, asık suratlı Türkiye uzmanlarınca hazırlanıp gönderilmişti.
~|~
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100