06 Ekim 2004 Çarşamba 00:00
348 Okunma
AB'nin yok etme oyunu
Batı'nın bizi lime lime parçalamadıktan sonra kabul etmesinin hiç mümkün olmadığını söyleyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, müzakere takvimi türünden ortaya çıkacak gelişmelerin Türkiye'yi biraz daha bölmek, yıpratmak ve yok etmek için bir oyalama taktiğinden ibaret olduğunu belirtti

Kabul olmayacak dua

Türkiye'nin AB üyeliği macerasının "kabul olmayacak duaya âmin demek"cümlesinden bir olay olduğuna dikkat çeken BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Avrupa ile Türk İslam dünyasının, çok ayrı medeniyetlerin iki temsilcisi olduğundan dolayı Avrupa'nın bizi kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

l AB'nin asıl hedefi

Batı'nın bizi lime lime yapıp, parçalamadıktan, kendine benzetmedikten sonra kabul etmesinin hiç ama hiç mümkün olmadığını belirten BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Millet olarak bizim birbirimize bir bakış tarzımız var. Bu tarz devam ettiği müddetçe, örfüne, adetine, geleneğine sahip olduğu müddetçe bu milleti o birliğe almazlar. Ama örfün, adetin,~|~ geleneğin gitmiştir, coğrafyan parçalanmıştır, senin adın belki de Müslüman Türk olmak yerine bir başka isim olmuştur, o takdirde belki Avrupa sana evet der.

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin, Hıristiyan Avrupa kapısında oyalanma argümanlarından bir yenisi olan ve üyelik müzakere tarihi ile ilgili verilerin de yer alacağı AB Komisyonu İlerleme Raporu öncesinde bir açıklama yaptı.

Türkiye'nin AB'ye üye olması mümkün değil

Türkiye'nin AB üyeliği macerasının "kabul olmayacak duaya âmin demek"cümlesinden bir olay olduğuna dikkat çeken BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, Avrupa ile Türk İslam dünyasının, çok ayrı medeniyetlerin iki temsilcisi olduğundan dolayı Avrupa'nın bizi kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi. "Doğu ile Batı'nın nasıl biraraya gelmesi mümkün değilse Avrupa ile Türk İslam dünyasının da biraraya gelmesi mümkün değildir" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu:

"Avrupa'nın varlığı zaten Türk İslam dünyasına muhalefetten ibarettir. Yaptıkları sosyal, siyasi, iktisadi bütün kurumlaşmaları aslında karşılarında gördükleri Türk İslam dünyasının varlığına göre tayin ve organize ettiler. Onun içindir ki Avrupa, bugün, açıkça Türkiye Cumhuriyeti Devletini almamak üzere bina edilmiş şartları bize dayatmaktadır. Bize dayattıkları şartların tamamı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti diye bir devlet kalmasın, misak?ı milli hudutları içinde bildiğimiz ve kabul ettiğimiz bir vatan olmasın, Türk insanı çeşitli etnik gruplara ayrılsın, yediden yetmişe bölünsün, parçalansın, mantığına, mantalitesine dayanmaktadır. Gerçek bu iken bizdeki hangi iktidar olursa olsun, gerek bu iktidar, gerek bundan önceki koalisyon hükümetlerinin çıkardıkları yasalara bakarsanız tamamen Türk milletinin devletinin ve milletinin kimyasının bozulmasına ait yasalar olduğu görülecektir. Sanki bu ülkede azınlıklar hak sahibi değillermiş gibi, Türk milleti ve devletinin haklarını gasp ederek adeta 'hakim unsur bu azınlık güçlerdir' manasına gelen anlayışlar kanun haline getirilmiştir. Bir toprak toprak satışı kanunu çıkartıldı. Türkiye'nin yedide ikisi satıldı, kiralandı. Dünyanın hangi yerinde bu derece kendi toprakları yabancı güçlerin menfaatine peşkeş çekilmiştir? Biz tabii Türk milletine olan güvencimizden dolayı, böyle bir parçalanmayı kabul etmez, bu algılamayı kabul etmez mantığından hareketle böyle konuşuyoruz. Ama o hale geldi ki ilahiyatçısı dahi İslam'a, Hz. Peygamber'e geçit vermezken, Hıristiyan geleneklerine geçit vererek bu bölmenin, bu parçalanmanın adeta temel taşları olma durumuna gelmişlerdir. Bu manzarayı esefle seyrediyor, hayretler içerisinde Allah akıbetimizi hayreylesin diye dua ediyorum."

AB'nin asıl hedefi

Batı'nın bizi lime lime yapıp, parçalamadıktan, kendine benzetmedikten sonra kabul etmesinin hiç ama hiç mümkün olmadığını belirten BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Millet olarak bizim birbirimize bir bakış tarzımız var. Bu tarz devam ettiği müddetçe, örfüne, adetine, geleneğine sahip olduğu müddetçe bu milleti o birliğe almazlar. Ama örfün, adetin, geleneğin gitmiştir, coğrafyan parçalanmıştır, senin adın belki de Müslüman Türk olmak yerine bir başka isim olmuştur, o takdirde belki Avrupa sana evet der. O da Fransa'nın şu anda dediği gibi 20?25 yıl sonra referandum yaparak olur. 25 ülkede bu referandum olursa Türkiye'nin hiç bir surette bu birliğe ortak olması mümkün değildir.

Böyle olmasına rağmen niye bize takvim denilen bir oyalama gündem ediliyor? Biraz daha parçalamak, bölmek, yıpratmak, yok etmek istiyorlar. Biz de bu kadar olaydan sonra hiç bir ders çıkartamıyoruz."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100