04 Mayıs 2007 Cuma 00:00
446 Okunma
Açıklamalar sorumsuzca
Anayasa Mahkemesi, karar öncesinde yapılan açıklamaları tahrik edici bulurken, 'demokrasiye kurşun sıkılmıştır' ifadesini sorumsuz bir davranış olarak nitelendirdi ~|~






Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin kendisine yapılan başvurularda her türlü siyasi düşüncenin ve çekişmenin dışında kalarak Anayasa'da ve diğer yasalarda belirtildiği şekilde, hukukun üstünlüğüne dayalı tam bir bağımsızlık ve tarafsızlık içinde vicdani kanaatine göre karar verdiği kaydedildi. 

Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yazılı ve görsel basında mahkemeye yönelik yer alan söylemler konusunda açıklama yapılmasının zorunlu görüldüğü vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi:
"Bu bağlamda 'Anayasa Mahkemesinin 367 milletvekili bulunmadan cumhurbaşkanı seçilebileceği yönünde karar verilmesi durumunda Türkiye'nin tehlikeli bir çatışma ortamına sürükleneceği' şeklindeki tahrik edici açıklamalar ile çeşitli kişi ve kurumların, mahkememizin verdiği kararları tartışmalı hale getirecek yayın ve ifadeleri kabul edilemez sorumsuz davranışlardır.

Anayasa Mahkememizin cumhurbaşkanı seçimine yönelik bir davanın önüne gelmesini arzu etmemesinin nedeni, üyelerimizin bu konuda karar vermekten kaçınmaları değil, böyle bir sorunun meclis içinde çözümlenmesinin demokratik parlamenter sürece daha uygun olduğu yolundaki düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Her vesile ile ifade edildiği gibi anayasal örgütlenmenin temeli olan erkler ayrılığı konusuna mahkememiz önem vermekte ve yargı görevini Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yerine getirmeye özen göstermektedir.

Üyelerimiz devlet ciddiyeti anlayışı içinde bütün cumhurbaşkanlarına gerekli saygıyı duymakla birlikte kendilerini seçen cumhurbaşkanına bir diyet borcu olduğunu düşünmemektedir. Bu bakımdan hangi cumhurbaşkanının kimi seçtiği gibi bir tespitle değerlendirmeye tabi tutulmaları saygıdan uzak, ciddiyetsiz bir tutum olarak nitelendirilmiştir. Mahkemelerin bağımsızlığını düzenleyen Anayasa'nın 138. maddesindeki 'Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz' şeklindeki açık hükme rağmen yüklendikleri görev ve sorumluluk bilinciyle bağdaşmayan ve alışılmamış davranışlarının kabul edilmez etkisi ve olumsuzluğunun değerlendirilmesi kamuoyunun takdirine bırakılmaktadır. Ancak bu türlü hukuka aykırı açıklama ve yayınların anayasanın 138. maddesinin açık hükmüne ters düştüğü ve Türk Ceza Kanunu anlamında ise suç sayılacağı izahtan varestedir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100