14 Aralık 2013 Cumartesi 00:05
1086 Okunma
Adalet savcıya emanet
RECEP BAHAR / İSTANBUL

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Feridun Yenisey ve Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu tarafından yürütülen “Türkiye’de Tutuklama Uygulamaları ve Tutuklamada Savunmanın Rolü” başlıklı araştırmanın sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırma kapsamında Kartal, Çağlayan ve Bakırköy adliyelerinde kesinleşmiş 800’e yakın dava dosyası incelendi. Araştırmanın sonuçları ise şöyle: 

Tutuklamalar gerekçesiz 

* Araştırmada incelenen ve sonuçlanan dava dosyalarının yalnızca yüzde 3’ünde savcıların gerekçe göstererek tutuklama talebinde bulunduğu ortaya koyuldu. Herhangi bir gerekçe göstermeden tutuklama talebinde bulunulan dosyaların oranı ise yüzde 97
* Araştırmaya göre Türkiye’de hâkimler çok büyük oranda savcıların tutuklama istemini kabul ediyor. Savcıların tutuklama talebinin reddedildiği dosya oranı yalnızca yüzde 3.
Yani savcıların tutuklama istemini hâkimler yüzde 97 oranında kabul ediyor. 
* İncelenen dosyalardan çıkan bir diğer ilginç sonuç da tutuklama talebinin reddine ilişkin. Savcıların tutuklama kararının hâkim tarafından reddedildiği hallerde savcıların sadece yüzde 44’ü bu karara itiraz ediyor. Yüzde 56’sının ise dosyayı takip etmediği görülüyor. 
* Araştırma, tutuklamalara ilişkin müdafilerin (akutan yani savunmanın) tutumunu da ortaya koyuyor. Buna göre Türkiye’de savunma avukatlarının yüzde 30’u tutuklama kararına itiraz etmiyor ya da yeterli savunmayı gerçekleştirmiyor.
* Türkiye’de tutuklama kararlarının yüzde 95’i henüz ilk soruşturma aşamasında veriliyor. Mahkeme tarafından verilen tutuklama kararı ise yüzde 5 oranında olarak belirlenmiş. 
* Tutuklama kararları incelendiğinde dosyaların yalnızca yüzde 9’unda hâkimler tarafından kararda kuvvetli suç olgusu gösteriliyor.
* Hâkimlerin tutuklama kararı vermeden önce yapmak zorunda olduğu 'hukukta ölçülülük ilkesi' yaklaşımının ise araştırmada yalnızca bir dosyada yapıldığı görülmüştür.
* Araştırmaya göre Cumhuriyet Savcısı’nın yalnızca üç vakada tutuklama kararını bozduğu görülmüştür. Bu da incelenen araştırma dosyalarının yalnızca binde 4’üne denk gelmektedir.
* Tutuklama kararı verilirken savunma makamının (müdafi) oturumda bulunma zorunluluğu olmasına rağmen tutuklamam kararlarının yüzde 11’i müdafi oturumda olmadan, yani kanuna aykırı olarak verilmiştir. 
* Dava sürecinde detaylı savunma yapan müdafi oranı ise yüzde 15 olarak belirlenmiştir. Yine müdafilerin yüzde 65’inin duruşma öncesinde dosyayı incelemedikleri de araştırmanın sonuçlarından biri olarak öne çıkmaktadır. 
* Araştırmada Türkiye’de tutukluluk sürelerine de bakılmıştır. Buna göre Türkiye’de ortalama tutukluluk süresi 314 gündür. 
Yargıtay denetleme
yapamıyor
Araştırmayı değerlendiren Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Yenisey, Türkiye’de tutuklama kararlarının denetimi konusunda Anayasa’da eksiklikler olduğunu ifade etti. “Hâkimin verdiği tutuklama kararının itiraz ve temyiz aşamasında etkin bir şekilde denetimi önemli. Fakat Türkiye’de,  temyiz aşamasında büyük bir sıkıntı var. Çünkü tutuklama kararları nihai olarak ilk mahkemede bitiyor. Görülmekte olan dava sırasında Yargıtay denetleme yapamıyor. Bunun kanun ile değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Uzun tutukluluk süreleri Türkiye’de bir sorun fakat bunun sorumlusu tutukluluk müesseseleri değil” diyen Yenisey, bu durumun nedeninin uzayan duruşmalar ve Yargıtay’daki bekleme süreleri olduğunu da ifade etti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100