05 Temmuz 2004 Pazartesi 00:00
324 Okunma
Adaleti kim temsil ediyor?

Irak geçiş hükümetine teslim edilen Saddam Hüseyin'in sorgu hakimi önündeki ifadelerinin yankısı sürüyor. Irak'ın devrik liderinin mahkeme önündeki görüntüleri tüm dünyada gösterildi. Saddam Hüseyin'in bazı propaganda ifadelerinin yayınlanmaması için bazı yerlerde ses kısıldı

Benzer bir tiyatro

Yer Hollanda'nın idari başkenti Lahey... Tarih 3 Temmuz 2001... Bosna'da 250 bin Müslümanı katlettiren Eski Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç şık giysiler içinde Uluslararası Mahkeme'nin önüne çıkıyor ve mahkemenin de davanın da geçersiz olduğunu açıklıyor. Kendisinin masum olduğunu mahkemeyi tanımadığını söylüyor. Bu mahkeme de, Miloseviç şov da sürüyor...

Yaklaşık tam üç yıl sonra Bağdat Havaalanı'nda kurulduğu söylenen bir mahkeme...

Bu sefer Saddam Hüseyin takım elbise içinde, uzamış sakalı ile kendisini yargılayacak özel mahkemeye ilk kez çıkıyor. O da mahkemenin ~|~ve davanın hukukdışı olduğunu söylüyor. Kendisinin Irak'ın Devlet Başkanı olduğunu, asıl suçlu olarak ABD Başkanı George Bush'un yargılanması gerektiğini söylüyor ve mahkeme kağıtlarını imzalamıyor.

Keşke birileri de çıkıp Irak'ta iffeti kirletilen kadınların, öldürülen masum bebelerin, çocukların ve dedelerin, kadınların, gençlerin hesabını Bush'a ve onun eli kanlı ekibine sorabilse!

Bu gidişle bu hesap fani dünyada sorulamayacak gibi!

Miloseviç ve Saddam davaları bir ölçüde birbirine benziyor ama buna rağmen aralarında hiçbir ilgi yok. Sözkonusu olan bir diktatörlüğün ve onun korku saçan eylemlerinin, baskı, savaş ve cinayetlerin, hem bireysel hem de kitlesel cinayetlerin sorumluluğunun yargılanması...

Miloseviç bir caniydi. Küresel güçlerin talebi uyarınca eski Yugoslavya yönetimi onu ABD'ye teslim etti. Saddam da azılı bir katildi. Geçmişinde ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı adına çalıştı, binlerce cinayet işledi.

Ancak canilikte Miloseviç'i, insan hakları ihlallerinde Saddamı'ı aratmayacak ABD Başkanı Bush ise hakim sandalyesinde oturuyor...

Enteresan bir dünyada yaşıyoruz.

Suçluların diğer suçluları yargıladığı bir dünya.

Mafya düzeninde de böyle değil mi?

Mafyanın 'gizli kodlarını' ihlal edenlere babalar oturup racon kesmez mi?

Tarihten yapraklar...

II. Dünya Savaşı sonunda kurulan Nazileri yargılayan Nürnberg mahkemelerinde, altettikleri rakipleri karşısında oturan galip devletler vardı. Eski Yugoslavya için Savaş Suçları Mahkemesi BM Güvenlik Konseyi tarafından kuruldu. Bağdat'ta ise işgalci ABD yönetimi tarafından ulusal bir mahkeme oluşturuldu. Halbuki davalı, sadece Irak içindeki suçlardan yargılanmıyor, aynı zamanda İran ve Kuveyt'e karşı açtığı savaş, Suudi Arabistan ve İsrail'e saldırıları gibi uluslararası nitelikte suçlar sözkonusu.

Daha da ilginci, Irak'ta Saddam'ı yargılatarak şov yapan ABD, 3 yıldır Küba yakınlarındaki Guantanamo Üssü'nde tuttuğu Afganistan'dan topladığı 600'ü aşkın insanı bir türlü yargı önüne çıkarmıyor. Hatta ABD mahkemelerinin kararına rağmen, Bush yönetimi bu kişilerin yargılanmasının yolunu açmıyor.

Demek ki, maksat tutukluların yargılanması değilmiş, tiyatro oynamakmış...

Ayrıca Ebu Garip Hapishanesi'ndeki mahkumlar acaba niye yargılanmıyor? Saddam'a sıra geliyor da, onlara niye gelmiyor...

Aslında ABD oyun içinde oyun oynuyor. Saddam'ı 28 Haziran'da Irak yönetimini ABD adına üstlenen Geçici Yönetim'in prestijini yükseltmek ve Irak halkı nezdindeki etkinliğini artırmak istiyor. Irak'ta bir yönetim olduğunu, bu yönetimin eski diktatörü bile yargılayacak bir güce sahip olduğu mesajını iletmek istiyor...

Peki bu mesaj kime? Dünya halklarına ve tabii ki Irak halkına.

Yoksa Saddam'ın alelacele hakim önüne çıkarılması diye bir şey yoktu gündemde...

Benzer davalar

Neyse, uluslar arası örnekler vermeye devam edelim: Diğer benzer davalara bakıldığında, örneğin Romanya diktatörü Çavuşesku kısa ve hızlı bir yargı sürecinin ardından kurşuna dizilerek idam edildi. Kısa süre önce Suudi Arabistan'da sürgündeyken ölen Uganda'nın eski diktatörü İdi Amin'e ise ülkesini terketme fırsatı verilmişti. Arap dünyasında şimdiye kadar hiçbir devrik lider mahkemeye çıkarılmadı. Bunu en iyi bilen Saddam Hüseyin'dir. Çünkü bazı seleflerinin öldürülmesinde kendisi bizzat aktif rol oynamıştı.

İdam edilecek mi?

Saddam hakkındaki karar çoktan verildi bile. Irak geçiş hükümeti, ABD'nin kaldırdığı idam cezasını yeniden yürürlüğe sokmayı planlıyor. Saddam'ın hayatta kalan kurbanları da idam istiyor. Mahkeme bu kişilerin isteğine karşı bir karar çıkaramaz ve çıkarmak istemiyor da.

Saddam'ı Iraklılara yargılatarak ABD kendi mahkemesinde galibin hukukunun geçtiği bir konum yaratarak nefret uyandırmaktan kurtulmuş olacak. Hatta geçiş hükümeti 'temiz' bir dava süreci ile belki uluslararası alanda da puan toplayabilir!

Ancak yargı sürecinde uzun ve karanlık diktatörlük döneminin gerçek anlamıyla aydınlatılabileceği şüpheli. Güney Afrika'daki Gerçekler Komisyonu bunu başarmıştı. Çünkü suçlulardan çok suçlar ve suça neden olan arka plan öne çıkarılmıştı. Bağdat ise Güney Afrika'dan çok uzakta...

SONUÇ: Oyun, şov, tiyatro...

Saddam'ın yargılanmasında hepsi var...

Recep BAHAR / ANALİZ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100