Bu haber kez okundu.

Adıyaman’dan kardeslik mesajı

YENİ MESAJ / ADIYAMAN

Gazetemizin organize ettiği “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” konulu panel geçtiğimiz gün Adıyaman’da yapıldı. 

Panele, Kayseri Erciyes Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Yavuz Köker, Gaziantep Üniversitesi’nden Doç. Dr. İbrahim Ekşi, ilahiyatçı yazar Fatih Kıvık ve Karani Arda konuşmacı olarak katıldı. 

Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Dede Rıza Tanrıverdi ve yönetimi, Dede Ali Büyükşahin, Aziz Güzel Dede’nin torunu Dede Hüseyin Güzel, Dede Mehmet Ali Tutal ve Dede Mahmut Dolaş ile Bırıka Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Bilal Özkara, Tüm Köy-Sen Sendikası Adıyaman Şube Başkanı Ramazan Gökay ve Adıyaman halkının coşkulu katılımı ile gerçekleşen panelde “Ehl-i Beyt Kardeşliği” ısrarla vurgulandı.

Bu ümmet Alevi’si Sünni’si ile bir bütündür

Panelin açılış konuşmasını, Yeni Mesaj Adıyaman Temsilcisi Sevgi Arslan yaptı. Arslan konuşmasında, “İslam coğrafyasında ısrarla çıkartılmak istenen mezhep savaşlarına karşı, Prof. Dr. Haydar Baş’ın kadroları olarak bugün burada ve her hafta onlarca il ve ilçede İslam ümmetinin, Alevi’si Sünni’si ile ayrılmaz bir bütün olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.
Panelde selamlama konuşması yapan Dede Ali Büyükşahin, Hz. Peygamber’in vefatından sonra İslam dininin güya Kur’an ve sünnet çizgisine indirgendiğini belirterek, “Ehl-i Beyt, mü’minlerin gönül dünyasından uzaklaştırıldı ve Emevi gelenekleri İslam olarak addedildi. Hz. Peygamber’den sonra Hz. Ali’nin hakkı olan imamet veraseti gasp edilmesi ile İslam dünyası ve coğrafyası bugünkü halini aldı” dedi ve tüm Müslümanların Ehl-i Beyt çatısı altında bir, beraber ve kardeş olduğunu önemle vurguladı.
Müslümanları Hıristiyan limanına bağladılar
Konuşmacılarından Doç. Dr. Mustafa Yavuz Köker ise konuşmasında, Günümüzde Ehl-i Beyt’ten uzaklaştırılan Müslümanların başta Dinlerarası Diyalog faaliyetleri ile Hıristiyan rıhtımına bağlandığını, mevcut siyasetin de çıkardığı AB uyum yasaları ile buna meydan verdiğini söyledi. 
Köker konuşmasının devamında, “Bugün ülkemizde gördüğümüz manzara papazlarla ve hahamlarla Müslüman gözüken bazı ilahiyatçı ve hoca efendilerin yan yana gelerek ortak dualarına amin demeleridir. Başta Kelimeyi Tevhit’ten “Muhammeden Rusûlullah” çıkartılmış ve ilkokullarda bedava dağıtılan ders kitaplarına Hıristiyanlık ve Yahudilik eğitimi ve öğretimi konmuştur. Bu yapılanlar ve çıkartılan AB yasaları neticesinde ülkemizde bir tek Hıristiyan’ın dahi yaşamadığı yerlerde 10 binlerce kilise evler açılmış ve ülkemiz misyonerlerin oyun sahası haline gelmiştir. Oysa bizim medeniyetimiz ancak Ehl-i Beyt İslam’ı ve ahlakı ile yeşermiştir. Gerek Anadolu’nun İslamlaşması ve gerekse Hıristiyan Avrupa’dan bugünkü Filistin’e, ilk kıblegâhımız olan Mescid-i Aksa’ya yapılan haçlı seferlerinin önüne set çekilmesi Türk-İslam geleneğinin membağı olan Hoca Ahmet Yesevi ocağından Anadolu’ya gelen başta Hünkâr Hacı Bektaş Veli ve 40 bin yareni olmuştur” dedi.

Ehl-i Beyt hakkında onlarca ayet var

Panelde konuşan ilahiyatçı yazar Karani Arda ise, Kur’an ve hadislerden yola çıkarak Allah indinde Ehl-i Beyt’in önemine dikkat çekti. Arda, “Kur’an’da Ehl-i Beyt hakkında onlarca ayet var. Kur’an’da geçen ve Tathir ayeti olarak bilinen “Ey Ehl-i Beyt! Allah sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tertemiz bir hale getirmek diler” (Ahzab, 33), Mevetted ayeti olarak bilinen, “De ki sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim ancak Ehl-i Beyt’imi sevmenizdir”(Şura, 23) ve Mübahale ayeti olarak bilinen, “Artık sana gelen bunca ilimden sonra, onun hakkında seninle çekişip-tartışmalara girişirlerse deki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah’ın lanetini yalancıların üzerine kılalım” (Al-i İmran-61) ayeti ve daha onlarca ayette Yüce Allah Hz. Peygamberi ve Ehl-i Beyt’ini inananların ve inkârcıların önüne Kendisi ile insanlar arasında bir nişane ve ölçü olarak koymuştur” dedi.

Ehl-i Beyt’e karşı Nakşî ekolü

İlahiyatçı yazar Fatih Kıvık ise konuşmasında, İslam’ın içine sokulan ve Ehl-i Beyt’e karşı olan bid’ad akımlardan bahsetti. Kıvık şöyle konuştu: “Özellikle Nakşibendilik olarak bilinen tarikat, kural ve kaideleri ile İslam içerisinde Ehl-i Beyt ekolüne karşı bir ekol ortaya koymuştur. Tarihe baktığımızda bu tarikat ve önde gelenleri başta Ahmed Sirhindi olarak bilinen İmam Rabbani’nin eserlerinde sürekli Ehl-i Beyt’i ümmetin gönül dünyasından uzaklaştıran fetvalar ve ibadet mantığı ortaya koyduğunu görürüz. Özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında isyan çıkartanların Nakşi ekolden etkilenmesi ve beslenmesi çok manidardır. Bu ekolün en büyük düşmanı Ehl-i Beyt ve onun yolundan gidenlerdir. Yakın tarihimizde Gazi Mustafa Kemal ve onun anne ve babası hakkında olmadık iftiralar atanlar yine bu ekolün taraftar ve şeyhleridir. Oysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün soyunun Hz. Peygamber efendimize kadar ulaştığı Devlet Arşivlerinden çıkartılan tarihi belgeler ile ortaya konulmuştur.”

Coğrafyamız işgale hazır hale getirildi

Panelin son konuşmacısı Gaziantep Üniversitesinden Doç. Dr. İbrahim Ekşi ise konuşmasında ülkemizin ekonomik halini analiz etti. Ekşi, “Maalesef insanımız gönül dünyasında Ehl-i Beyt’ten uzaklaştırıldı, manen başıboş bırakıldı ve bid’ad akımlar ile misyonerlerin hedefi haline getirildi. Maneviyatı zayıflayan halkımız madden de iflas ettirilerek coğrafyamız artık işgale hazır bir hale getirilmiştir. Türk çiftçisi, işçisi, esnafı, memuru yoksulluk hatta açlık sınırı altında yaşamaktadır. Bugün bir kilo buğday fiyatı ile gübre fiyatı arasında dağlar kadar fark oluşmuştur. Adıyaman’da başta tütün üreticisinin hali perişandır. Bu yoksulluğun bir kader olmadığı da ortadadır. Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli (MEM) maalesef başta Rusya olmak üzere dünyada kırkı aşkın ülkede uygulanırken biz millet olarak neyin hesabını yapıyor ve nereye gidiyoruz! Bu milleti Alevi’si ile Sünni’si ile bir ve beraber yapacak aşk ve muhabbetin mayası Ehl-i Beyt, yine bu milletin karnını doyuracak, açını giydirecek ve iş-aş kapısı olacak ilmin kaynağı da Milli Ekonomi Modeli ve müellifi Üstad Haydar Baş’tır” dedi.

Dedeler paneli ilgiyle izledi

Adıyaman’da düzenlenen “İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt” paneline gelen Adıyaman’ın Alevi kanaat önderleri, panel konuşmacılarını sonuna kadar ilgiyle dinlediler. Program sonunda görüşlerini aldığımız Dedeler Türkiye’yi karış karış gezerek yapılan bu bilgilendirme faaliyetleri için Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosuna teşekkür ettiler. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100