Bu haber kez okundu.

Ağzı olan konuşuyor
Hürriyet birkaç gündür Kuzey Irak'ta yaşanan çuval olayını yeniden alevlendirip manşetlere taşıyor. Gazete 11 Türk subayının kafalarına geçirilen çuval olayı ayrıntılarının peşinde ama her önüne gelen destursuz konuştuğu için ortalık iyice Arap saçına döndü. Açıklamalara kimse filtre uygulamıyor. ~|~ Doğru yanlış olduğuna bakılmadan herkese söz hakkı verilmiş durumda. Olayla uzaktan yakından ilgisi olan olmayan herkes konuşuyor. Olayın merkezinde olanlar ise suskunluklarını koruyorlar.
Ancak bu arada haberlerin satır aralarında şimdiye kadar gizli kalmış ve bence de gizli kalması gereken tüm isimler birer birer ifşa ediliyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın çok değerli personeli gazete manşetlerine çıkarılıyor.
Gazetede isimleri geçenleri çok yakından tanıyorum. Vatan hizmetinde bir ömür geçirmiş arkadaşlarım. Ama inanın daha benimle bile kimse bu çuval olayını konuşmadı. Ne ben sordum, ne de onlar konuyu açtılar.

Bu nedenle artık bu konuda bundan sonra verilecek haberlerin tamamı spekülatif olacaktır. Daha ilk gün söyledim Amerika'dan sığınma hakkı alan iki Türk gencinin verdiği beyanat çok inandırıcı değil. Sonra kamptan gözaltı süresince giydiği özel tutuklu elbisesinin ve tutuklama teskeresini çaldığını iddia eden İngiliz'in sözlerine de çok itibar edemem. Eh son konuşan iki Türk tercüman aslında bir şey söylememişler ama onlar da bazı isimleri telâffuz ederek gizli kalması gereken konuların üzerlerindeki örtüleri aralamaya çalışmışlar. Ha bu arada unutmadan söyleyeyim.
Orada kullanılan, tercümanlar dahil insanların bildikleri isimler personelin kod isimleridir. Bu nedenle açıklanan isimler de bir şey ifade etmemektedir.
Neyse bakalım, görelim bu konuda resmi bir açıklama yapılırsa ancak ona itibar ederim, yoksa bu konuda en son konuşması gerekenlerin söylediklerine değil.

Peşin ödemelere indirim

EH sonunda bu da oldu. Her şeyin peşinine indirim yapıyorlar ya, şimdi de maliye, trafik cezalarına peşin ödemelerde yüzde 25 indirim yapacakmış. Eh artık indirim var diye önce ceza yer sonra indirim yaparız. Artık ceza ödememizi teşvik edebilmek için bir de basın indirimi yaparız. Basın mensuplarına indirim. Doktorlara ayrı indirim, kamu çalışanlarına özel faizsiz taksit imkânı sağlanırsa belki cezalar daha kolay ödenir.

Anlamıyorum, Maliye açısından bakıldığında paranın devletin kasasına girmesi çok iyi bir aktivite. Ama cezaların caydırıcılığı konusuna bakıldığında biraz ters görünüyor.
Türkiye'de neler oluyor?

SON günlerde yaşanan tartışmalara bakıldığında Türkiye'nin bir yerlere sürüklenmeye çalışıldığı açıkça ortada. Hiç gereksiz tartışma ortamları yaratılıyor. TÜSİAD toplantısında konuşulanlar bir anda Türkiye'nin birinci maddesi gibi gösteriliyor. Ardından içki yasakları ve Van olayı gündeme oturuyor. Orhan Pamuk davası sanki Türkiye'nin tek sorunu gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Türkiye'nin istikrar ortamı yakaladığı şu günlerde, böylesine gereksiz tartışmalar bana 2000 öncesi yaşananları ve sonrasındaki krizi hatırlatıyor. Yâni bazıları yeni bir kriz yaratmaya çalışıyor. Bunun kimin işine geleceği açık. Hükümet tek parti olmanın getirdiği avantajları kullanarak ekonomide istikrarı yakaladı. Ne kadar eleştirsek de yabancı yatırımcılar ülkeye geliyor. Yapılacak küçük düzenlemelerle yabancı yatırımlar kontrol altına alınabilir ve Türkiye daha da ileri gider. Ancak ülkenin kaos ortamına sürüklenmesini isteyenler şu an seçim ortamını yaratabilmek için olmadık konularda tartışma çıkarmaya çalışıyorlar. Acaba bu tartışmanın altında cumhurbaşkanlığı öncesi bir seçim yaşanmasını istemek mi var? Bekleyelim görelim...
Erdal Güven / Tercüman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100