Bu haber kez okundu.

Aile içi cinayetlerde artış var
Patolojik ve hastalıklı bir davranış biçimi olan insan öldürme eylemi, aile içi cinayet şeklinde de ortaya çıkabiliyor. Son dönemde annesi ve babası tarafından öldürülen çocuk ya da annesini ve babasını öldüren çocuk haberleri sıklıkla gündeme geliyor. Psikiyatrik bozukluklar, çevresel ve kültürel etkenler, madde bağımlılığı ve ekonomik sıkıntı gibi birbirinden farklı nedenlerden kaynaklanabilen öldürme eyleminin çok bileşenli bir konu olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Kenan Eren, aile içi cinayetlerin çoğunlukla psikiyatrik bozukluklardan kaynaklandığını belirtti.

Paranoid hastalarda eğilim daha fazla

Psikiyatrik bozukluk yaşayan insanların, içinde bulundukları gerçek dışılık, hezeyan ve halüsinasyon gibi etkilenmeler sonucunda yakınlarını öldürebildiklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kenan Eren, “Saldırganlık eğilimi her ne kadar doğuştan sahip olunan içgüdülerle ilişkilendirilse de bugünkü bulgular, sosyal öğrenme kuramının ortaya koyduğu öğrenilmiş tepki görüşüne daha yakındır. Aile içi cinayetler çoğunlukla kötülük görme hezeyanları ve yıkıcı emirler veren halüsinasyonlar gibi belirtilerle biçimlenen psikotik bozukluklara sahip olanlar, ağır kişilik bozukluğu olan madde bağımlıları ve ağır zeka geriliği tanısı konmuş hastalar tarafından işlenmektedir” diye konuştu.

‘Normal’ insanlar da cinayet işliyor

Şiddet eylemlerinin yalnızca psikiyatrik bozukluk ve içgüdüsel eğilimlerle açıklanamayacağını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Kenan Eren, “Hangi temele dayandırılırsa dayandırılsın, bir başkasını öldürmek bir yana, zarar vermek dahi kabul edilemez ve anormal olarak nitelendirilmesi gereken bir davranış biçimidir. Bugün sıklıkla karşılaştığımız şiddet eylemlerinin yalnızca psikiyatrik bozukluk ve içgüdüsel eğilimlerle açıklanamayacağı unutulmamalıdır. Bir bebeğin masum bir varlıktan bir katile nasıl dönüştürüldüğü altında yatan temel toplumsal gerekçeler de söz konusudur” dedi.

15-25 yaş arasındaki erkekler daha saldırgan

Başta haksızlığa uğrama duygusu olmak üzere, 15 ile 25 yaş arasında erkek olmak, adaletsizlik yaşamak, kaotik ortamlarda bulunmak, kültürel baskılar ve töre gibi nedenlerin saldırganlık durumunu arttırdığını söyleyen Kenan Eren, “Şizofreni hastalarının yüzde 10’u cinayet eylemini gerçekleştiriyor. 100 cinayetin 6’sı ise ağır psikotik bozukluk hastaları tarafından işleniyor. Bu cinayetlerin yüzde 15’ini ise sosyopat ve psikopat denilen kişiler oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Medya şiddet olaylarını ortaya dökmemeli

Şiddeti ortadan kaldırmak için öncelikle aileden başlamak gerektiğini söyleyen Kenan Eren “Çocuk zorlukla karşılaştığında uygulayacağı çözüm yolunu bilmiyor. Aksine anne ve babanın diyaloglarından şiddetle yollarını öğreniyor ve yetişkin bir birey olduğunda bunu etrafına yansıtıyor. Bu durumu engellemenin yolu, evde sevgi iklimini ve barış dilini oluşturmaktır. Başta siyasi liderler ve spor yorumcuları nefret dilini terk etmeli. Medya şiddet olaylarını ortaya dökmemeli. Gereksiz bir korku kültürü yayılıyor ve şiddet normalleştiriliyor. Özellikle anne, baba ve öğretmenlerin iyi örnek olması gerekiyor” şeklinde konuştu. İHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100