21 Haziran 2007 Perşembe 00:00
327 Okunma
AKP, YÖK'çüleri ihya ediyor
Başbakan Erdoğan, "YÖK'ü halledeceğiz" dedi. Sormak gerekir: ~|~


Peki, bugüne kadar niye halletmediniz?
Ama daha da önemli olanı, söylemleri ile yaptıklarının birbiriyle çelişmesi. Niye mi?
İşte size çok çarpıcı tespitler:
AKP, YÖK'ü YÖK yapan isimleri eleştireceğine, ödüllendiriyor. YÖK'ün kurucusu ve uzun dönem başkanlığını yapan Doğramacı'ya, önceki ay, TBMM Onur Ödülü verdi. Doğramacı'dan sonra başkanlık koltuğuna oturan Mehmet Sağlam'ı da Kahramanmaraş'tan 1. sıra milletvekili adayı yaptı. Hem de önceki seçimlerde iktidar mensuplarına yönelik neler neler söylemesine karşın. AKP, belli ki YÖK'ten şikâyetçi değil. Tam aksine, memnun ki YÖK'ü Türkiye'nin başına bela edenleri, YÖK eliyle üniversiteleri ve toplumu kamplara ayıranları baş tacı ediyor!..
YÖK yasasının değişmesi için Anayasa değişikliği gerekiyor. Ama nedense AKP bu değişikliğe hiç yanaşmıyor. ANAP lideri Erkan Mumcu, bu yöndeki bir Anayasa değişikliğine hep sıcak baktı. AKP'li Milli Eğitim Bakanı'yken de parti lideri olduktan sonra da. Eğer AKP bu konuda kararlı ve samimi olsaydı, son Anayasa değişikliği paketinde YÖK de olurdu. Ve bu tartışmalara hiç gerek kalmazdı.

YÖK kesinlikle değişmeli

YÖK yasası ve YÖK kurumu, bugünkü konumuyla, üniversitelerde ve ülkede huzursuzluk yaratmanın ötesinde fazla bir işe yaramıyor. Önce bunun altını çizmek gerekir. Zaten bu konuda tereddüdü olan da yok gibi. YÖK Başkanı Teziç, rektörler ve Cumhurbaşkanı Sezer de böyle düşünüyor. Ciddi anlamda bir revizyondan geçse ya da hepten kapatılıp yerine Üniversitelerarası Kurul etkin kılınsa çok daha iyi olur.
Başka bir alternatif de Yükseköğretim Bakanlığı'nın kurulması. Böylesi bir bakanlık, tıpkı Milli Savunma Bakanlığı gibi üniversiteler ile siyasiler arasındaki diyaloğu sağlayabilir. Yeter ki çözüm istensin.

Bu konuda CHP'den de fazla bir beklenti içerisine girmek hayalcilik olur. Onların da AKP'den farkı yok. AKP, Doğramacı ve Sağlam'ı baş tacı ederken, Baykal da Gürüz'e eğitim raporu hazırlattı.
Siyasileri anlamak gerçekten çok güç...
Gençler oy kullansın da!..
22 Temmuz ülkemizin geleceği açısından çok önemli. Seçme yeterliliğine sahip herkes mutlaka sandığa gitmeli ve istediği partiye oy vermeli. Ama bu konuda, yani özgürce oy kullanılması konusunda, herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.
Örneğin, öğrencilerin o tarihe denk gelen bütünleme sınavları ertelenmelidir. İşte size çarpıcı bir mektup:

"Hukuk fakültesinde öğrenciyim. Malum genel seçimler hepimiz için çok önemli ve bizim okulun bütünlemeleri 16 Temmuz'da başlıyor, seçim tarihini de kapsayacak şekilde 2 Ağustos'a kadar devam ediyor. 22 Temmuz'da seçimler için memleketimize gidip dönmemiz hem ekonomik açıdan hem de seçim ertesi sınavlarımız olması açısından imkânsız gibi görünüyor.

Kars'ta, Erzurum'da oturan bir öğrenci, hafta sonu nasıl gidip gelsin? Dekanlığın bu konuda adım atmasını bekledik. Ama nafile. Sınavları bir hafta da olsa ertelemiyorlar. Bu denli bilinçsiz seçmenin olduğu ülkemizde üniversiteliler oy kullanamayacak.
Kısacası, oylarımız boşa gidecek. Lütfen bu konuyla ilgilenin. Kamuoyu yaratabilirsek çok iyi olur diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler."
Özetin özeti: YÖK, üniversiteler, siyasiler ve eğitim konusundaki önyargılar kesinlikle aşılmalıdır.

Siyasi partiler gibi üniversiteler de çağdaş bir ülke için olmazsa olmazların başında gelir. YÖK dayatmacılığına elbette hayır. Ama o boşluğu siyaset değil, bilim doldurmalıdır...

Abbas Güçlü
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121