Bu haber kez okundu.

AKP'deki telaşın nedeni
Başbakan Tayyip Erdoğan salı günü AK Parti Meclis grubuna solunda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, sağında merkez sol politikaların neredeyse markalaşmış muhalif ismi Ertuğrul Günay ile girdi. ~|~

Günay rüyada gibi yürüyordu. Kuliste, kendisini 1970'lerden bu yana izleyen ve AK Parti'ye oy verecekleri dahi şüpheli birkaç Ordulu, Fatsalı solcu arkadaşı buruk oturuyordu. Biri, "Ne yapalım, böyle olacakmış" dedi.

Erdoğan grupta kürsü aldığında, Türkiye'de sosyal demokrasinin kitabını yazmış olan isimlerden Haluk Özdalga, Alevi kökenli yazar Reha Çamuroğlu, eski DYP'li Eğitim Bakanı ve YÖK Başkanı Mehmet Sağlam ayakta ve coşkuyla alkışlarken, belki de bu burukluk nedeniyle Günay yalnızca ayağa kalkmakla yetindi, alkışlamadı.

Ancak Günay'ın AKP kürsüsüne davet edilip teşekkür konuşması yaparken, (konuşmayı CHP kulisindeki ekrandan izleyen gazeteci Ardan Zentürk'ün aktardığına göre) CHP'lilerden epey laf yedi. CHP lideri Deniz Baykal'ın bu duruma misilleme olarak yanında merkez sağ politikaların muhalif isimlerinden İlhan Kesici ve örneğin Yaşar Okuyan'ı alıp geleceği sözü kulisi dalgalandırdı. Ama öyle olmadı. Baykal, tıpkı AKP grup salonu gibi dolup taşan CHP grup salonuna yanında grup başkanvekilleriyle geldi. Konuşmasında da CHP'nin son 4.5 yılda yaptıklarının ve hükümete yaptırmadıklarının bir dökümünü verdi.

CHP'de de havalar bozuk
CHP kulisinde ciddi bir liste heyecanı vardı. Özellikle DSP ile güçbirliği ardından seçilme garantisi olan bazı kıymetli aday sıralarının baştan dolmuş olması, grup içinde belli bir baskılanmaya yol açmış görünüyor. CHP kulisinde bir de hazırlık var: AK Parti referandumu 22 Temmuz'da genel seçimle birlikte yapmak için yeni bir yasa değişikliği çabasına girerse bunu engellemek ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne taşımak amacıyla bu hazırlık.

Tam bu noktada AKP kulisine dönmekte yarar var. Erdoğan'ın yeni vitriniyle birlikte gruba girmesinden az önce AKP grup başkanvekilleri Salih Kapusuz ve Sadullah Ergin ile ayaküstü sohbette ortaya çıkan şu: AKP Anayasa değişikliğini ikinci defa Meclis'ten geçirdikten sonra, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto edeceği üzerine kurmuş bütün hesaplarını. Yani hesaplar, referanduma gidileceği varsayımıyla yapılıyor.

Yasalara göre, referandum yapılması için kararın üzerinden en az 120 gün geçmesi gerekiyor. AK Partililer, daha önce bu süreyi 40 güne indirecek bir yasa değişikliği ile, Erdoğan'ın söz verdiği gibi 22 Temmuz'da seçmenin önüne iki sandık koymayı planlıyorlardı. Oysa şimdi zaman sıkışması nedeniyle 40 gün de yeterli olmuyor. Dolayısıyla iradeyi hükümet ve Yüksek Seçim Kurulu'na bırakarak, neredeyse birkaç hafta içinde cumhurbaşkanlığı seçim usulü gibi bir konuyu referanduma sunmak istiyorlar. (Tabii bunun anlamı, Meclis'i neredeyse son gününe dek çalıştırmak olacak.) Ekime kadar bekleyip, kendilerini bu baskı altında belirsizliğe bırakmak istemiyorlar."

Murat Yetkin
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100