27 Aralık 2002 Cuma 00:00
270 Okunma
Alman Vakıfları Davası'nda beraat talebine ret
Ankara ? Ankara 1 No'lu DGM, Alman vakıfları davasında, sanıkların sorgu ve savunmalarına geçilmeden önce, mevcut delillere göre Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) 223. maddesinin son fıkrası uyarınca beraat kararı verilmesi talebini reddetti. Davanın dünkü ilk duruşmasında, Orient Enstitüsü Başkanı Claus Schönig ve Yardımcısı Börte Sagaster'in avukatı Mehmet Köksal, müvekkillerinin İstanbul'da oturduklarını, suç olduğu iddia edilen etkinliklerinin de İstanbul'da düzenlendiğini savunarak, Ankara DGM'nin yetkili olmadığını söyledi. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz, savcının da görüşü doğrultusunda, yetki konusundaki talebin reddine karar verildiğini söyledi. Senih Özay'ın avukatı Murat Fatih Ülkü, sanıkların sorgu ve savunmasına geçilmeden, mevcut delillerin yetersiz olması nedeniyle beraat kararı verilmesini istedi. Avukat Ülkü, DGM Kuruluş ve Yargılama Usülleri Hakkında Kanun ile Türk Ceza Kanunu'nun 171. maddesinin, Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü. Duruşmada söz alan sanık~|~ Senih Özay, Bergama köylülerinin avukatı olması dolayısıyla yargılandığını, "gizli ittifak" suçundan kendisiyle birlikte yargılanan sanıkların da avukatı olduğunu ifade ederek, sorgu ve savunmasının yapılmasının ardından, cüppesini giyerek diğer sanıkların avukatlığını yapmak isteğini söyledi. İstanbul Barosu eski başkanlarından Yücel Sayman'ın avukatları, müvekkillerinin, Heinrich Böll Vakfı ile baronun ortak etkinlik düzenlemesi dolayısıyla yargılandığını, etkinliklerin baro yönetim kurulunun kararı ile gerçekleştirildiğini kaydettiler. Görevi dolayısıyla bir suçtan yargılanabilmesi için Avukatlık Yasası'na göre Adalet Bakanlığı'ndan izin alınması gerektiğini öne süren Sayman'ın avukatları, DGM Yasası'nın "suç görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcısının doğrudan soruşturma yapmasına" olanak sağlayan 10/7. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu savundular. Duruşmada söz alan Yücel Sayman iddianamenin hukuki zeminde hazırlanmadığını, hukuki sözcük ve kavramların kullanılmadığını öne sürerek, delil olarak başkalarının yazdığı kitaplar ile bazı dedikoduların dosyaya konulduğunu iddia etti. Mahkeme heyeti sanıklar ve avukatlarının tüm taleplerini reddetti. Alınan ara kararlar, vakıf yöneticilerine tercüme edildikten sonra duruşmaya ara verildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100