18 Eylül 2011 Pazar 00:00
355 Okunma
Almanya'da Türklerin yarışı
Almanya'nın başkenti Berlin'de bugün yapılacak eyalet seçimlerinde 40 civarında Türk kökenli aday da yarışıyor. Türk kökenli siyasetçiler, her kesimden insanın haklarını savunacaklarına dair seçmenlerini ikna etmeye çalışıyor ~|~

DIŞ HABERLER MERKEZİ

Berlin'de bugün yapılacak eyalet ve ilçe belediye meclisi seçimleri, partiler için federal düzeyde sınav niteliği taşıyor. Kamuoyu yoklamalarına göre seçimlerden Berlin Eyaleti'nde koalisyon hükümetinin büyük ortağı olan Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) birinci çıkması bekleniyor. 130 sandalyeli eyalet meclisi için yarışan adayların 78'i doğrudan, kalanı ise parti listeleri üzerinden seçilecek.

Göçmenlerin Almanya'da kurduğu ilk parti
Seçim yarışına 40 civarında Türk kökenli aday da katılıyor. Sol Parti 10, Sosyal Demokrat Parti 5, Hrıstiyan Demokrat Birlik (CDU) 4 ve Yeşiller partisi 4 Türk kökenli aday gösterdi. Bunun yanı sıra Berlin'de ilk kez seçimlere katılan ve Müslüman göçmenlerin kurduğu Yenilik ve Adalet İttifakı (BIG) adlı parti de 18 Türk kökenli aday ile seçim mücadelesi veriyor. Berlin sokaklarındaki ilân panoları ve elektrik direklerine asılan partilerin ve adayların afişleri, eyalette seçimlerin yaklaştığını gösteriyor. Bunlar arasında Türk kökenli adayların afişleri de dikkat çekiyor. Özellikle göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde, Sosyal Demokrat Parti, Hrıstiyan Demokrat Birlik, Yeşiller ve Sol Parti'nin doğrudan adayları Türk kökenli. Bu adaylar arasından, en çok oyu alan Berlin Eyalet Meclisi'ne girmeye hak kazanacak. Peki Türk kökenli adaylar, Alman seçmen tarafından kabul görüyor mu?
Hıristiyan Demokrat Birlik partisinin adayı Ertan Taşkıran, Kreuzberg gibi nüfusun üçte birini göçmen kökenlilerin oluşturduğu bir semtte, farklı partilerden Türk kökenli adayların olmasının "normal" olduğunu söylüyor. Seçim broşürlerini Türkçe ve Almanca olarak bastıran Taşkıran, seçmenlerin Türk veya Alman siyasetçi diye ayrım yapmaması gerektiğini belirtiyor. "Çünkü Alman ailesinin de Türk ailesinin aynı okul sorunu var. İşsizlik varsa Alman çocuğun da işsizlik sorunu var, Türk'ün de işsizlik sorunu var. Meslek eğitim Türk için de, Alman için de sorunlu. Ev kiraları Türk'ün de artıyor, Alman'ın da artıyor" diyen Taşkıran, "Sorunlar ortak olduğu için siyaseti etnik kimliğe indirgememek gerektiğini" vurguluyor.

Alman siyasetçi olarak algılanmamak
Sol Parti üyesi Evrim Baba Sommer ise göçmenlerin pek yoğun olmadığı Lichtenberg İlçesi'nden aday. 1999 yılından beri Eyalet Meclis üyesi olan Sommer, daha önceki seçimlerde olduğu gibi yine Alman seçmenlerin oyları ile seçileceğini tahmin ediyor. Sommer, Almanların oyları ile seçilmesine rağmen, çoğu zaman sadece Türk siyasetçi olarak algılandığını belirtiyor. "Türkiye'den gelmişsek biz onlar için Türküz" diyen Baba Sommer, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Tamam Alman vatandaşıyız. Dolayısıyla vatandaş olmakla belirli hakları elde edebilmişiz. Ve bu haklarla parlamentoya girmişiz. Ama onlar bizi yine o gözle görüyor. Bu tabii ki çok yanlış."
Charlottenburg-Wilmersdorf İlçesi'nden aday olan Sosyal Demokrat Partili Ülker Radziwill, Berlinlilerin tanıdığı bir sima. 2001 yılından beri Berlin Eyalet Milletvekili olan ve sosyal alanda çalışmalar yapan Radziwill, seçim kampanyası sırasındaki izlenimlerini şöyle anlatıyor: "Türk kökenli politikacı olarak da görüldüğüm oluyor, ama bir çok kişi tarafından da Charlottenburglu, aktif bir siyasetçi olarak görülüyorum. Bu benim için çok önemli... Yani sadece göçmen kökenli değil, ilçemizde belirli hedefleri olan, aktif politika yapan, güvenilir, sağlam bir kişi olarak görülmek büyük bir değer."

Göçmen kökenlilerin partisi BIG
Berlin'de ilk kez seçimlere katılan Yenilik ve Adalet İttifakı (BIG) partisinin Genel Başkan Yardımcısı ve Berlin Teşkilat Başkanı İsmet Mısırlıoğlu ise göçmen kökenli politikacıların öncelikle göçmenleri temsil etmesi gerektiği görüşünde. Partisinin göçmenlerin hakları için mücadele ettiğini ifade eden Mısırlıoğlu, aynı zamanda göçmenlerle Alman toplumu arasındaki birlikteliği güçlendirmek istediklerini belirtiyor. Mısırlıoğlu, diğer Alman partilerinden farklarının göçmenlerin sorunları ve hakları konusunda akılcı, pragmatik ve reel çözümler sunmak olduğunu söylüyor. Bu çözümlere ulaşmak için çaba harcadıklarına işaret eden Mısırlıoğlu "Biz bir değerler partisiyiz. Yani biz her türlü dini akıma, oluşuma açığız. O konuda seküler bir kafa yapımız yok" diyor.
 Partinin muhafazakâr değerlere sahip çıkması, geçtiğimiz günlerde Alman medyasının dikkatini çekti. Haftalık Der Spiegel dergisinde yer alan haberde, partinin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın lideri olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bir uzantısı olduğu öne sürüldü. Mısırlıoğlu ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.

Alman seçmen ne diyor?
Özellikle göçmen kökenlilerin yoğun olduğu semtlerde, Türk adayların bulunması seçmenlerin de dikkatini çekiyor. Peki seçmen, Türk kökenli siyasetçilere nasıl bakıyor? Alman bir kadın, Türk kökenli adayların olmasını çok iyi bulduğunu, Kreuzberg'de çok sayıda Türk kökenli yaşadığı için bunun meclise de yansıması gerektiğini" söylüyor. Bir diğeri ise Türk kökenli adayların varlığından bile haberdar olmadığını dile getiriyor. Alman bir erkek "Türk kökenli adayların görüşleri hiç de kötü değil. Alman siyasetçilerle karşılaştırıldıkları zaman, belki de Türk kökenlilerin bazı şeyleri değiştirebileceği ümit edilebilir" diyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100