11 Ağustos 2002 Pazar 00:00
323 Okunma
Alsancak'ta gün doğdu

Dün İzmir, BTP'nin muhteşem mitingine tanıklık etti. Alsancak Gündoğdu Meydanı'nı dolduran İzmirliler, tek yürek, tek bilek halinde "AB'ye hayır, Bağımsız Türkiye" sloganlarıyla meydanı inlettiler. Mitingde konuşan 2. Kuvay?ı Milliye hareketinin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, tarihi projelerini açıkladı

Burası İzmir... 15 Mayıs 1919 yılında Yunan'ın işgal ederek, Mustafa Kemal Paşa'yı Samsun'a çıkmaya zorladığı kent... 9 Eylül 1922 yılında Kuvayı Milliye ordularının Yunan'ı denize döktüğü abide şehir...

İzmir dün Bağımsız Türkiye Partisi'nin muhteşem mitingine tanıklık etti. Alsancak Gündoğdu Meydanı'nı dolduran onbinlerce İzmirli, hem Avrupa Birliği'ne "hayır" dediler; hem de "Bağımsız Türkiye" meşalesini ateşlediler.

Dertler bitecek
Bağımsız Türkiye Partisi'nin İzmir mitinginde konuşan Prof. Dr. Haydar Baş, BTP iktidarında, işçisiyle, çiftçisiyle, memuruyla, s~|~anayicisiyle, esnafıyla topyekün Türk milletinin dertlerinin biteceğini, çilesinin son bulacağını söyledi. "Türkiye borç batağından kurtarılacak" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, kısa zamanda dünyanın en güçlü milleti ve devleti olacağımızı belirtti

3 Kasım'ın anlamı
2. Kuvay?ı Milliye'nin önderi Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçiminin ne anlam ifade ettiği ve BTP iktidarında Türkiye'nin, Türk insanının kavuşacağı imkanlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Haydar Baş, 3 Kasım seçiminin, tek başına "AB'ye, IMF'ye hayır" diyen BTP ile "AB olmadan olmaz. AB olmadan bu milletin karnı doymaz. Bu millet iş bulamaz, aş sahibi olamaz" diyen ve IMF'den alacağı kredilerle Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk milletine hizmet edeceğini zanneden mandacı partiler arasında geçeceğini belirterek, BTP ile diğer partiler arasındaki farkları şöyle anlattı:

"Aramızda çok büyük farklar var. Sıralayalım:

1) Zira bunlar, bu milletin düşünce ve akaid köklerine aykırı tefekkür üzerine prensiplerini bina etmişler. Bütün partiler, 'AB ve IMF' derken, BTP olarak biz, 'AB'ye hayır, IMF'ye hayır' diyoruz. 2) Bütün partiler, küçültülmüş bir devlet, küçültülmüş bir ordu isterken, biz, muazzam bir devlet, cihan devletinin de üstünde kâinat devleti kuracak bir irade istiyoruz.

3) Yine biz, bu milleti ve bu devleti koruyacak kollayacak, güçlü, büyük bir ordu, kâinat ordusu istiyoruz.

4) Bütün partiler, milletin sırtından geçinmeyi program haline getirirken, BTP, milletini sırtında taşımaya hazırlanıyor.

5) Yine bütün partiler vergi ile milleti canından edecek dereceye düşürürken, hasta ederken, ölüm yatağına yatırırken, BTP kadrosu, 'vergiye hayır' diyor. BTP, 100 milyarın altında geliri olan memurumuzdan, işçimizden, çiftçimizden, esnafımızdan, tüccarımızdan bir tek kuruş vergi almayacaktır.

6) Yine, bütün partiler, ferdi ön plana çıkarmak maksadıyla, bilerek veya bilmeyerek milleti bölmenin vasıtası olurken, BTP, 'birlik' diyor, 'beraberlik' diyor, ' bu millet, tek yürek, tek bilektir' diyor.

7) Bütün partiler, aşağı yukarı birbirinin aynı ve fakat hiç birinin çözümü yok. BTP, çözümü, programı, projesi olan, milletin bütün meselelerini çözecek olan bir partidir."

Kaynak nereden mi bulunacak?
BTP'nin, iktidar olduğunda hayata geçireceği projeler için kaynak konusuna da değindiği konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş, kaynağın nereden bulunacağı sorusuna şu cevabı verdi: "Kaynağı nereden bulacağımız soruluyor. Bunlar matematik bilmediği, yolu tersine yürüdüğü için işin altından kalkamıyor. Bunlar, hep cebine çalıştığı için millet için para bulamıyor. Çok basit bir mantıkla bir kaynak göstereyim. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aldığı borçlara yılda yaptığı ödemenin miktarı bugünkü parayla 42.8 katrilyondur. Gelecek yıl ödemesi gereken faiz borcu 60 katrilyon olacak. Bu 60 tane katrilyon bu saydığım işlere yeter mi yetmez mi? O halde iç borçlanmaya son, dış borçlanmaya son. Bu milletin çalışmadan kalkınması mümkün değildir. 7'den 70'e 24 saat çalışmamız lazım ki memleketi kalkındıralım. Şayet BTP direktifi, programı, planıyla biz, hayatımıza yön verirsek 2 yılda Avrupa'yı, üç yılda ABD'yi yetişiriz."

Neden AB'ye karşıyız?
Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasında AB'ye karşı oluş gerekçelerinden bazılarını şöyle sıraladı:

"AB, İstanbul suriçinde Vatikan gibi bir din devleti istiyor. AB, 'TSK, Kıbrıs'ın yüzde 37'sini işgal etti. "Çekilin" diyor. "Kardak Adası Yunan toprağıdır" diyor. Ben de "Kardak da bizimdir" diyorum.

Kıbrıs'a yan gözle bakanların hesabı sorulacaktır. Oranın tapusunu 1974 senesinde 5 bin şehidimiz imzalamıştır. Kıbrıs'ın tapusu 5 bin şehittir. AB'ciler bilsin ki, Kıbrıs'tan bir karış toprak veremezler. BTP geliyor. Kıbrıs'ın tamamına taliptir. AB, aslında dini bir birliktir. Paralarının üzerinde kapı resimleri var. Bir tanesi Sen Piyer Kilisesinin, diğeri Notre Dam Kilisesinin kapısıdır. Yani bize diyorlar ki, 'Benimle beraber olman için bu kapılardan içeriye gireceksiniz.' Siz buna razı mısınız? (Hayır) Ben de onun için razı değilim. Avrupalı haçlı ruhunu öldürmemiştir. Akidesi teslistir. Biz de Tevhid ruhunu öldüremeyiz. Onun için her zaman ve zeminde bizler AB'ye karşı olduk, olmaya devam edeceğiz. AB'ciler, 'Biz AB'ye girmezsek millet iş bulamaz, aş sahibi olamaz' diyor." Yani, 'Biz bu milletin elinden işini, aşını aldık' diyorlar. Peki o zaman ne diye milletten oy istiyorsun? Lütfen çekilin, lütfen çekilin! Millete aş bulacak, iş bulacak kadro geliyor. BTP geliyor."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100