20 Mayıs 2007 Pazar 00:00
263 Okunma
Ankara'da bir belediye!
ŞU güzelim ülkemizde neler olduğunu her gün yüzümüz kızararak izliyoruz. ~|~


DYP ile ANAVATAN birleşiyor ve seçime Demokrat Parti adıyla girmeye karar veriyor. Uyanığın biri çıkıp hemen ardından İçişleri Bakanlığı'na başvuruyor ve Demokrat Parti ismiyle düzmece?şike bir parti kuruyor. Amaç yeni partiyi isim açısından zora sokmak, uğraştırmak, hatta yeni bir isim bulmasını sağlamak. Kim bu adam?
Melih Gökçek'in bir işçisi! Bu işi başkanından habersiz yapmış olabilir mi, olamaz mı?
Bu işçi son dakikada "ikna edildi" ve kurduğu partiyi (!) feshetti. Peki devreye kimler girdi, hangi ikna yöntemleri (!) kullanıldı?
Düşünün, ona da siz karar verin!
Haaa, bir şey daha! Bu Melih Gökçek kendini AKP'ye atmadan önce Demokrat Parti'ye girmişti. "İktidara geliyoruz" diye nutuklar atıyor, Ankara'da Tandoğan alanında iki bin kişinin katıldığı miting düzenliyor ve AKP'ye atıp tutuyordu. Belediyeye iş yapan müteahhit ve taşeronlar kalabalık olsun diye işçilerini mitinge gönderiyor ve her birine 5 milyon para veriyordu.
Melih Gökçek, sonraları Demokrat Parti olayından nasihat alınca, iktidar olamayacağını (!) anlayınca AKP'ye girdi ve oradan seçilmeyi başardı.
Siyaset çizgisi dümdüz gidiyor! Milli Görüş, Refah, Anavatan, Demokrat Parti ve son olarak AKP!
Türk siyasetinde herkes için bir ibret belgesidir.

* * *
Önümüzde 19 Mayıs Ulusal Bayramı var. Ankara Büyükşehir Belediyesi başkentin dört bir yanını afişlerle, pankartlarla donattı. Bayram için mi? Hayır!
"Seul (Güney Kore'nin başkenti) günleri. 18?20 Mayıs 2007. Kutlama gösterisi 19 mayıs 2007. Kore filmleri gösterimi. Seul Belediyesi tanıtım sergisi."
19 Mayıs'a, ulusal bir bayrama ilişkin bir tek şey yok.
Dahası, Ankara'nın çeşitli yerlerine Çankaya Belediyesi tarafından asılan 19 Mayıs bayramı afiş ve pankartlarını da AKP'li Büyükşehir Belediyesi cadde ve sokaklardan tek tek toplatıyor.

* * *
Çankaya'nın 27 yıllık muhtarı Handan Şemin, bir düğünde Recep Tayyip Erdoğan ve Melih Gökçek'i birlikte yakalıyor ve şöyle diyor:
"Sayın Başbakan, bu Büyükşehir Belediyesi bizim otobüs hatlarımızı iptal etti. Altı aydır otobüsümüz yok. Semt olarak büyük sıkıntı içindeyiz. Lütfen soruna siz çözüm bulun."
Bunun üzerine Melih Gökçek, Başbakan'a aynen şöyle diyor:
"Otobüs veririm ama muhtar da, oylarını bize vereceklerine söz versin."
Bayan muhtar dayanamıyor, Başbakan'ın yanında Melih Gökçek'e şunu söylüyor: "Sen benden rüşvet mi istiyorsun?"
Şu anlayışa bakın. Başkenti altüst eden, oy alamadığı semtlere otobüs seferlerini durduran ve hizmet götürmek için Başbakan'ın yanında bile ucuz oy pazarlığı yapmaya kalkışan bir kafa!
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti işte bu kafanın elinde.
Bilmiyor ki, otobüs seferlerini bile iptal ettiği o insanlar gerekirse her gün 10 kilometre yürür ama oylarını yine de ona vermezler.

* * *
Söz hazır kendisinden açılmışken, Ankara'daki "belediye ihalelerinden" iki küçük (!) örnek vereyim. Başkentte bir belediye hastanesi var. Küçük bir bina. Büyükşehir Belediyesi bu binanın temizlik işi için ihale açtı. Peki kim kazandı?
1 trilyon 660 milyar Törkiş liraya AKP Kars Milletvekili Yusuf Beyribey'in eşinin firması! Rastlantı, rastlantı! Allah bereket versin.
Dahası da var. Ankara parklarının bakımı için Büyükşehir ihale açtı. Giren bir adet firma. Başkası yok. Kim aldı? Anfa. O neyin nesi? Belediye şirketi. İhaleyi otomatik kazandı. Kaça aldı?
144 trilyon 823 milyar liraya!
Rekabet yok, kırım yok. Al gülüm ver gülüm. Yeter ki paraları istedikleri gibi harcasınlar, harcatsınlar.
Hesap soran var mı? Böyle ballı işlerde (yani şimdilik) kim kime hesap soracak ki!
Emin Çölaşan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100