17 Temmuz 2005 Pazar 00:00
150 Okunma
AP'nin barışçı Türk vekilleri!
güneydoğu sorununa çare ve çözüm bulundu. Avrupa Parlamentosu'nun Türk kökenli milletvekillerinden Allah razı olsun, "her iki tarafa da" barışçı çözüm aramaları için çağrı yaptılar. Yani Türkiye Cumhuriyeti ile terör örgütü çözüm için anlaşacaklar. Nasıl olacak bu iş?
Elbette konuşarak, görüşerek...
Bir masada buluşacaklar, görüşmeler başlayacak!
Ama bu gibi toplantılarda tarafların masaya oturmalarına kadar geçen süre çok önemlidir, birileri her iki tarafı yoklar, onları ortak bir noktada buluşturmaya gayret eder, lafın kısası, "arabuluculuk" yapar, hatta bu görüşmeler fevkalade gizli tutulur, sonra masaya oturulur.
Arabulucular da belli
İyi de kim yapacak bu arabuluculuğu?
Kim olacak, işte bunlar; yani Avrupa Parlamentosu'nun Türk kökenli milletvekilleri...
Elhak, layıktırlar da...
Bildirilerinde ne PKK'nın adı geçiyor, ne de terörden söz ediyorlar.
İki tarafı "şiddet yerine barışçı çözüme" çağırıyorlar.
Bundan âlâsı, Malatya'da kayısı...
Varsın 30 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı teröre kurban gitsin, Anadolu'nun hemen her vilayetinde şehit cenazeleri kaldırılsın, mezarlıklar şehitliğe dönsün, şehit analarının babalarının ıstırabını anlatacak kelime bulunamasın...
Hiç önemli değil, önemli olan, "iki tarafın barış için" masaya oturması..
Peki arabulucular belli de, tarafları kim temsil edecek?
Ehh, Türkiye Cumhuriyeti eğer hâlâ tek parçaysa, herhalde devleti temsil eden biri bulunur.
Ya "karşı taraf" dedikleri...
O da hazır!
Hani "Ata binmiş, at arıyor!" diye bir deyim vardır.
İmralı'daki ne güne duruyor!
İyi de adam İmralı'dan nasıl çıkacak?
Dedik ya, bu gibi görüşmeler başlamadan önce altyapı hazırlanır.
İhtimaller!!!
İki ihtimal var, ya görüşmeler sırasında her toplantı günü Abdullah Öcalan, nam?ı diğer "Apo" adadan bir muhrip nezaretinde çıkarılır, görüşmelere katılır, sonra tekrar adaya gönderilir.
Bu biraz zor bir yöntem...
Kolayı ne?
"Apo"yu salıvermek...
Olur mu?
Niye olmasın, ne özbeöz Avrupalıların, ne de Türk kökenli Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin buna karşı çıkacaklarını düşünebilir misiniz?
O halde tamam!
Hem, ne kadar da iyi olur, "Ben federasyon istemiyorum, ama federasyon tartışılsın!" diyerek bugünlere yeşil ışık yakan Turgut Özal'ın da ruhu şad olur.
FIKRAYI bilir misiniz?..
Oduncu ormanda ağaç kesiyor, baltayı her vuruşunda ağaç ağlıyormuş...
Oduncu acımış:
"Biliyorum, canın acıyor, ama ne yapayım, evde çoluk çocuk var, ekmek bekliyorlar!"
Ağaç yapraklarını sallamış:
"Canımın acıdığından değil, elindeki baltanın sapı benden, ona ağlıyorum!"
Acaba bu fıkrayı "kıssadan hisse" deyip, Avrupa Parlamentosu'ndaki Türk kökenli milletvekillerine sunsak, bir anlam ifade eder mi?
~|~
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100