14 Şubat 2015 Cumartesi 00:04
1162 Okunma
Arap Baharı dev sektörlerin ihracatını vurdu

RECEP BAHAR/İSTANBUL

Dünya ihracatında ilk beşte yer alan Türkiye çimento, cam ve seramik sektörlerinin her yıl artan ihracatı, Orta Doğu’daki kaos nedeniyle geçen yıl yüzde 1 düştü ve 3.3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye ekonomisine net döviz girdisi sağlayan üç sektörün koordinatör birliği Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin (ÇCSİB) Arap Baharı ile başlayan süreç sonrası Irak ve Libya’ya ihracat kaybı geçen yıl yüzde 40’a ulaştı. Buna karşılık Almanya, İngiltere ve ABD’ye ise yüzde 30 arttı. ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Kayan, durumu “2008 yılından bu yana sadece çimentoda Orta Doğu ülkelerine 600 milyon dolar ihracat kaybı yaşandı. ABD’ye seramik ihracatı ise ülke ekonomisinin canlanması ve Türk firmalarının tanıtım faaliyetleri sayesinde global kriz öncesi seviyeyi yakaladı” ifadeleriyle değerlendirdi. Başkan Kayan’ın verdiği bilgiye göre, Birliğin en büyük pazarı olan Irak’a 2012 yılından bu yana düşen ihracat, geçen yıl yüzde 30 gibi yüksek bir orana ulaştı. 2012’de Irak’a yapılan 5 milyon ton çimento ihracatı geçen yıl 625 bin tona düştü. Irak’a ihracat düşüşünde, siyasi kaosun yanında ülke içinde devreye giren yeni üreticiler ve düşük fiyatlı ithal edilen İran çimentosu neden oldu. Kayan, “Aynı şekilde Libya’ya ihracat yüzde 37, Rusya’ya ise yüzde 30 düştü” dedi. Birlik sektörlerinden seramikte geçen yıl yüzde 2 artışla 1.1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini vurgulayan Kayan, Irak faktörünün artış oranının düşük kalmasında etkili olduğunu dile getirdi. 

Camda Brezilya yeni ihracat pazarı oldu 

ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Sarıaltın da cam sektörünün geçen yıl yüzde 8 artışla 880 milyon dolar ihracata imza attığını kaydetti. Sarıaltın, “Üretiminin yüzde 30’unu ihraç eden cam sektörümüzle en büyük ihracat pazarları olan Almanya’ya yüzde 17, İngiltere’ye yüzde 15, ABD’ye yüzde 17 artış kaydederken, en yüksek artışı yüzde 38 ile İran’a gerçekleştirdik. Üretici olmayı planladığımız Brezilya’da, gerek ürün çeşitliliğimiz gerekse bazı Orta Doğulu üreticilere yönelik getirilen anti-damping vergi uygulaması nedeniyle ihracatımız yüzde 17 arttı. Rusya, Bulgaristan gibi yerel pazarlarda yatırımların artmasıyla bu bölgelere ihracatımızda ise düşüş yaşadık. Ayrıca maalesef Türkiye’deki üretim maliyetleri nedeniyle yatırım yaptığımız Bulgaristan gibi ülkelerden yaptığımız ihracat oranlarında da artış oldu” dedi. Sarıaltın, “Avrupalı üreticiler, Euro’nun değer kaybetmesi nedeniyle dolarla satış yaptığımız Kuzey Afrika pazarında etkili olmaya ve Türkiye’nin bu coğrafyaya ihracatını olumsuz etkilemeye başladı” dedi. Suriye’de Esad yönetiminin camda Türkiye’ye ambargo uyguladığına işaret eden Sarıaltın, bu pazarın Mısır’a kaptırıldığını ifade etti. 

Suriye’ye barış gelsin, Mısır’la ilişkiler düzelsin

ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Özinönü, birlik ihracatından yüzde 23 pay alan çimento sektörünün, yüzde 14 düşüşle 645 milyon dolar, miktar bazında da yüzde 10 düşüşle 10 milyon ton ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Siyasi karışıklıklar ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle sektörün en büyük pazarları olan Irak ve Libya’da kaybın yüzde 40’ı bulduğunu, buna karşın Suriye’ye yüzde 73, Mısır’a yüzde 383 artış gerçekleştirdiklerini belirten Özinönü, şöyle devam etti: “Ana pazarımız Akdeniz havzası ve yeni alternatifi Batı Afrika’dır. Ancak Batı Afrika ülkelerinde yerel oyuncular talebi karşılamamasına rağmen bariyerler koydurarak satışımızı engelliyor. Mısır Türkiye’den yapılan ithalata, siyasi bir kararla AB ülkeleri gibi sınırlamalar getirdi. Cezayir’de AB’den ithal ürünlere sıfır olan gümrük vergisi, Gümrük Birliği üyesi olan ülkemize yüzde 15 gibi bir oranda uygulanıyor. Bu ülkeyi Ekonomi Bakanlığımızın yakın takibine rağmen ikna etmek mümkün olamadı. Cezayir’e gümrük vergisinin kalkması halinde çimentoda her yıl yaklaşık 100 milyon dolar ek ihracat yapılması mümkün. Aynı şekilde Suriye’de kalıcı bir barış antlaşması yapılması halinde, her yıl 3 milyon tona tekabül eden 200 milyon dolar civarında ek ihracat yapacağımıza inanıyoruz.” Ali Özinönü, İran’ın çimento üretim kapasitesini dörde katlayarak 100 milyon tona çıkardığına işaret ederek, “İran’ın 30 milyon fazla kapasitesi var. Bunu Irak’a sattıklarından biz Irak’ta pazar kaybediyoruz” dedi.

Enerji maliyeti üç sektörün ortak sorunu

ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Kayan, dünya çimento ihracatında 2., seramik ihracatında 4. ve cam ihracatında 17. sırada yer aldıkları bilgisini vererek, sektörün sorunları ve çözüm önerileri için şunları söyledi: “Sektörlerimiz üretimini yüksek enerji ve işçilik maliyetleri ile gerçekleştiriyor. Üretimde fosil yakıtlar kullanıldığı için, enerjinin maliyetler içindeki payı yüzde 30 civarında. İhracatta rekabet edilen çoğu ekonomide uygulanan sübvansiyonlar ya da özel enerji fiyatlaması sebebiyle zorluk yaşıyoruz ve pazar kaybediyoruz. Dolayısıyla enerji fiyatlarında ek vergilerin ihracat adına kaldırılması ve endüstriyel tesis bazında özel fiyat, en önemli gündem maddelerimizden birini oluşturuyor. Aynı şekilde lojistik açıdan liman-hammadde-üretim lokasyonları arasında kurulacak demiryolu ağı altyapısı da bizler için çok önemli.” 

Çimentoda stok büyük

ÇCSİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Özinönü, Türkiye’nin 65 milyon tonu bulan iç tüketiminden 25-30 milyon ton daha fazla çimento ürettiğini ancak bunun 10 milyon tonunu ihraç edebildiğini dile getirdi. Şu anda Türkiye’de 6 milyon ton çimento stoğunun bulunduğuna işaret eden Özinönü, “Güneydoğu’da neredeyse her ilde bir çimento fabrikası var. Bir fabrikanın minimum maliyeti 200 milyon dolar. Irak’a ihracat yavaşlayınca ortalama her fabrikada 500 bin ton stok oluştu. Çimento sektöründe fabrikaların 24 saat çalışması gerekiyor. Makine durunca devreye almak kolay değil ama buna rağmen bazı fabrikalarda üretim kısmen de olsa durmaya başladı” şeklinde konuştu.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121