Bu haber kez okundu.

Arz-ı Mev’ud temizliği
RECEP BAHAR
HABER ANALİZ
Avrupa’ya yönelik özellikle Temmuz ayından bu yana yoğunlaşan göçmen akınının arka planında İsrail’in Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) projesine zemin hazırlamak amacıyla “Suriye topraklarının mümkün olduğu kadar insandan arındırılması planının” yattığı ortaya çıktı. Nitekim Avrupa’ya bin bir sıkıntıya katlanarak ulaşmak isteyen göçmenlerin yüzde 60’tan fazlasını Suriyelilerin oluşturması dikkat çekiyor. 1991 ve 2003 yıllarında iki kez ABD ve ortakları tarafından işgal edilen, İran-Irak savaşının başladığı 1980 yılından bu yana 35 yıldır çatışma ortamında yaşayan Irak’tan Batıya bugüne kadar yoğun bir göçmen akınının olmaması da Suriye’ye özgü bir planın devreye sokulduğunun delili olarak öne çıkıyor. Suriye topraklarının boşaltılmasında özellikle CIA ve İsrail dış istihbarat servisi MOSSAD tarafından kurulduğu öne sürülen IŞİD şiddetinin etkili olduğu belirtiliyor. Nitekim Batıya ulaşmaya çalışan Suriyeli göçmenlerin çoğu, IŞİD’den kaçtıklarını dile getiriyor. 

Suriye boşalıyor
Küresel güçler tarafından iç savaş başlatılmadan önce yani 2011 yılında Suriye’nin nüfusu yaklaşık 23 milyondu. Yaşananları ‘çağımızın en büyük insanı sorunu’ olarak değerlendiren Birleşmiş Milletler’in geçen yıl yaptığı tahmine göre ülkenin nüfusu 17.9 milyona düştü. Bu yıl nüfusun 16 milyona indiği tahmin ediliyor. Buna göre yaklaşık 7 milyon Suriyeli ülkesini terketti. Bunun 2.5 milyona yakını Türkiye’ye geldi. Ülke içinde de 9.5 milyon Suriyeli yer değiştirdi. 

Almanya yaptığının bedelini ödüyor
Genelde yabancıların iltica başvurularına soğuk bakan, bu bağlamda en ağır şartları koyan Almanya’nın Suriyeli mültecilere ılımlı yaklaşması da bu çerçevede izah ediliyor. Nitekim İngiliz Financial Times yazarı Martin Sandbu, 1 Eylül’deki “Göçmen krizi ne olduğumuzu yansıtıyor” başlıklı yazısında Almanya’nın bu yıl 800 bin iltica başvurusu almaya hazırlandığını hatırlatarak, şunları yazdı: “2014 yılında da Almanya, AB’deki iltica başvurularının yüzde 25’ini aldı. 20 yüzyıl tarihi neden Almanya’nın bu konuda öne çıktığının muhtemel açıklamasını sunmaktadır. Almanya 2. Dünya Savaşı’ndan sorumluydu ve ülkenin göçmenlere dönük mevcut ‘açıklık politikası’ tarihi sorumluluk duygusuyla ilişkilendirilebilir.”Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’ndaki en büyük sorumluğu ise yüz binlerce Yahudinin Macaristan, Polonya, Litvanya gibi ülkelerde ortadan kaldırılmasından kaynaklanıyor!

Merkel’den ılımlı tutum
Almanya, Ağustos’un son haftasında Suriyeli mültecilerin Avrupa Birliği’ne ilk girdikleri ülkeye bakılmaksızın ülkede kalmasına izin verileceğini açıklamıştı. Öte yandan Almanya Başbakanı Merkel de, 31 Ağustos’ta Berlin’de düzenlediği basın toplantısında, Avrupa’da serbest dolaşımın AB’nin temel ilkesi olduğunu dile getirmişti. Almanya’ya bu yıl 800 bin mülteci gelmesi bekleniyor. Bu da Almanya nüfusunun yüzde 1’ine denk geliyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100