Bu haber kez okundu.

Asgari ücretli sefilleri oynuyor
DİSK-AR, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretlinin Temmuz 2012 yılında elde edeceği geliriyle gıdaya günlük 8.7 TL ayırabileceğini, buna göre asgari ücretlinin üç öğün için kişi başına ayırabildiği tutarın 2.17 TL olduğunu belirledi. Öğün başına ise bu tutar sadece 72 kuruş düzeyinde kalırken, bu miktar geçen ay 66 kuruş seviyesindeydi. Asgari ücretliye Temmuz'da yapılan zam öğün başına 6 kuruş anlamına geliyor. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü'nün (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstatistikleri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli Temmuz 2012 yılında elde edeceği geliri ile gıdaya ancak 8 TL 69 kuruş ayırabilecek. Buna göre asgari ücretlinin üç öğün için kişi başına ayırabildiği tutar 2.17 TL olurken, öğün başına bu tutar sadece 72 kuruş düzeyinde kalmakta. Bu miktar geçen ay 66 kuruştu. Dolayısıyla Temmuz zammı öğün başına sadece 6 kuruşa denk geliyor.

Asgari ücret aileyi doyurmuyor
Raporda, en yoksul yüzde 20'lik kesimin yaşamını sürdürebilmek için gelirinin ancak yüzde 33.7'sini gıda harcamalarına ayırabildiğine dikkat çekilerek, yeni yılda yürürlüğe giren zamla eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretlinin, asgari geçim indirimli aylık 773 TL'lik gelirinden gıda için günlük ayırdığı 8.69 TL ile hem eşinin hem kendinin hem de çocuklarının karnını doyurmak zorunda olduğu ifade edildi. DİSK-AR tarafından, Türkiye'ye Özgü Beslenme Kalıbı ve TÜİK Madde fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 4 kişilik bir ailenin günlük sağlıklı beslenebilmesi için Temmuz 2012 itibari ile kişi başına ortalama 8.69 TL gıda harcaması yapması gerekiyor. Buna göre asgari ücretli, 1 kişinin sağlıklı beslenmesi için gerekli olan gıda harcaması ile 4 kişiyi doyurmaya çalışıyor.

Kiraya 237 lira kalıyor
Rapora göre Mayıs 2012 tarihi itibari ile ortalama kira bedeli 520 TL'yi bulurken, asgari ücretlinin kira ve diğer konut harcamaları için ayırabildiği tutar sadece 237 TL. Buna göre asgari ücretli en sağlıksız çevrede, kentsel donatı hizmetlerinin en az olduğu, deprem riski altındaki konutlarda yaşamak zorunda bırakılıyor. Raporda asgari ücretlinin, çalıştığı işyerinin servis imkânı yoksa işyerine ulaşımı bile büyük bir sorun olduğu vurgulanıyor. Tek bir belediye otobüs biletinin Türkiye ortalamasında 1.47 TL olduğu koşullarda, asgari ücretlinin ulaşım için ayırabildiği günlük payın sadece 1.96 TL olduğuna dikkat çekildi. Raporda şunlar kaydedildi: “Isınma, bakım, onarım, temizlik ve hatta kadro eksikliği nedeni ile öğretmen ihtiyacı, kaynak yokluğu bahanesi ile velilerin ödediği katkı paylarına teslim edilen eğitim koşularında, asgari ücretli çocuğuna defter kalem bile alamayacak durumda. Okul tercihleri büyük oranda, yoksul ve kaynak yokluğundan eğitim veremez durumdaki okullar. Yani asgari ücretlinin çocuğunun okuması aylık 5 TL'lik ayrılan pay ile yokluktan dolayı neredeyse mucize.”

Buzdolabı için 29 ay çalışmak gerekli
Rapora göre, asgari ücretlinin ortalama fiyatlı bir buzdolabını alması için, ev eşyası için ayırabildiği 40 TL ile başka hiçbir eşya almaksızın 29 ay çalışması gerekiyor. Özetle asgari ücretliden, öğün başına 72 kuruşla karnını doyurması,1 buzdolabı için 29 ay çalışması, 237 TL'ye ısınması ve barınması, çocuk başına 2.5 TL'lik eğitim harcaması ile çocuklarını yetiştirmesi bekleniyor.

Asgari ücretli sefalete mahkum
Raporun sonuç bölümünde, asgari ücretin bu düzeyde belirlenmesinin, sefalette ısrar anlamına geldiği ifade edilerek, işçilerin talebinin asgari ücretin, bir işçinin ailesi ile birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulması olduğu ifade edildi. “Asgari ücretliyi enflasyona mahkum ezdirmedik” söyleminin, aslında asgari ücretliyi daha da yoksullaştırmadık anlamına geldiğine dikkat çekilen raporda, dünyanın hiçbir yerinde hükümetlerin “ücretlerde erimeye yol açmadık” diye övünmediği belirtildi. Raporda şu görüşlere yer verildi: “Asgari ücretin ekonomik büyüme ve verimlilik artışından pay almaması, üretilen kaynakların belirli ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Gelir dağılımını düzenleyici bir rol oynaması beklenen asgari ücretin, açlık sınırının bile altında belirlenmesi vicdanları zedelemektedir. Hükümet temsilcileri “enflasyon üzerinde artış yaptık' diyerek sorumluluktan kaçamazlar. Asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak bir biçimde ele alınması gerekmektedir. Ne yazık ki, 2012 yılı için belirlenen rakamlar raporda da görüldüğü gibi Temmuz ayı itibari ile sefaletin sürdürülmesi anlamına gelmektedir.”ANKA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.