Bu haber kez okundu.

Asker aklı tercih etti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, önceki günkü basın toplantısında Annan Planı konusunda ikilem içinde olduklarını söyledi. Özkök, "Gönlümüz ile aklımızın hiç bu kadar çelişkiye düştüğü olmamıştı. Türkiye olarak aklımızın rehberliğinde gitmek zorundayız' dedi. Dolasıyıla son karar KKTC halkına bırakıldı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı Orbay Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Annan Planı konusunda gönül ve akıl dünyalarında farklı düşüncelere sahip olduklarını, ancak akla göre hareket edeceklerini söyledi. Özkök'ün basın açıklamasının tam metninden yola çıkarak Genelkurmay'ın Annan Planı ve gündeme dair temel yaklaşımları şöyle...
ANNAN PLANI'NIN EKSİLERİ:
1) Geçiş dönemi çok kısadır. Bu süre, uygulamanın en hassas safhasını oluşturan geçiş dönemi için yeterli değildir. Ayrıca, bu kısa dönemin büyük sorunla~|~rı da beraberinde getirebileceğini ve Ada'da huzur ve sükunun sağlanmasında önemli problemlerle karşılaşılabileceğini düşünmekteyiz. 2) Rumlara bırakılacak topraklar nedeniyle 57.000 Türk göçmen durumuna düşecektir. Ayrıca, kuzeye gelecek Rumlardan dolayı bu rakam üç yıl sonunda 82.000'e ulaşacaktır. Kaygılarımız da ağırlıklı olarak güvenlik ve asayiş boyutuyla ilgilidir. 3) Türk Kurucu Devleti'ni korumayı amaçlayan derogasyonlar AB hukukunun birincil kaynakları arasına muhakkak dahil edilmelidir. Aksi takdirde, Ada'daki Türk varlığının ve iki kesimliliğin devamı bakımından büyük güçlüklerin doğabilir. Bu nedenle Annan Planı, AB üyesi ülkelerin parlamentolarından geçirilmelidir.
ANNAN PLANI'NIN ARTILARI:
1) İki kesimlilik, planın olumlu bir tarafıdır. Geçiş dönemi sonunda kuzeye gelecek olan Rumların sayısı toplam nüfusun üçte birini geçemeyecektir. Benzer şekilde, Rumlar'a kuzeyde iade edilecek olan mülkler de geride bıraktıkları mülklerin üçte biri kadar olacaktır. Kalan üçte iki tazminat yoluyla ödenecektir. 2) Bugün KKTC Türkiye tarafından tanınmakla beraber uluslararası camiada tanınmamıştır. Ama birleşmeyle birlikte KKTC'nin egemenliği kaybedilmesine rağmen kurucu Türk devletinin tanınması sağlanacaktır. 3) Her iki taraf Senato'da 24?24 eşit senatör bulunduracaktır. Bu siyasal eşitliği getirmektedir. Çünkü, Türk tarafından gelecek olan senatörlerin Türk olmaları esastır. Senato'da alınacak kararlara en az 6 Türk senatör onay vermelidir. Bu da veto yetkisini getirmektedir.
ANNAN PLANI'NIN GELECEĞİ:
Bir tanesi hayır derse, süreç tamamen sona ermektedir. Ama iki taraf da evet derse, süreç devam edecektir ama sonuç TBMM'nin alacağı karara bağlı olacaktır. Rum tarafı hayır, Türk tarafı evet derse, kuzey için bazı kolaylaştırmalara yol açacağını söylemektedirler. Gerçekten de böyle olabilir. O bakımdan bu bir diplomatik oyundur. Çok hassasiyet gösterilmesi gereken bir olaydır. Bu kararı verecek olan tamamiyle Kıbrıs halkıdır, Türkiye'de de TBMM'dir.
GENELKURMAY'IN KARARI YOK:
(Evet) ya da (hayır) demememiz lazım. Neden? Annan Planı 9 bin sayfalık bir plan. Bunların büyük çoğunluğu, federal düzenlemelerden uluslararası anlaşmalardan oluşuyor. Merkez Bankası'ndan tutun da Dışişleri Bakanlığı'na, Ulaştırma Bakanlığı'na, müteselsil şekilde karar mekanizmalarına kadar geliyor. Buna 'evet' ya da 'hayır' demek benim için uygun olmaz. GÖNÜL İLE AKLIN ÇELİŞKİYE DÜŞMESİ: (Referandumda 'evet' çıkması halinde Türkiye Kıbrıs davasını kaybetmiş oluyor mu/) sorusuna karşılık olarak (Gönlümüz ile aklımızın hiç bu kadar çelişkiye düştüğü olmamıştı. "Kaybedildi", "Verildi", "Alındı" gibi ifadeler diplomatik değil. Türkiye olarak aklımızın rehberliğinde gitmek zorundayız." ERDOĞAN'IN DENKTAŞ'A YÖNELİK SÖZLERİ: Tabii bu durumda, Sayın Başbakan bir görüş belirttikten sonra benim görüş belirtmem hoş olmaz. Bu takdir sayın KKTC Cumhurbaşkanı'nındır. Tanıdığımız ülkenin sayın Cumhurbaşkanı'nın ki kendisine büyük saygımız var. TSK'DA GRUPLAŞMA İDDİALARI: TSK mensupları tam bir birlik, beraberlik ve disiplin içerisinde görevinin başındadır.
TSK iç gündemlerde taraf, dış gündemlerde taraf değildir
TSK'NIN TARAF OLDUĞU DURUMLAR:
TSK halkımızın dini inancına, ibadetine ve yaşama biçimine saygılıdır. Bu gerçek, TSK'nın Cumhuriyetin temel niteliklerinin ve özellikle laiklik ilkesinin koruyucusu olarak taraf olması gerçeği ile zıtlık oluşturmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'ni ileriye götürecek, geleceğe taşıyacak ana ilkeler laiklik ve çağdaşlıktır. Hiç kimse; TSK'nden bu konularda tarafsız kalmasını beklememelidir. TSK'nin bu konulara ilişkin hassasiyetleri ve kararlılığı aynen sürecektir. TSK VE SİYASET: İç Hizmet Kanunu gereği 'TSK her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışındadır.' Dolayısıyla, TSK üzerinden siyaset yapmak yanlıştır, tehlikelidir. Anayasal konumu belli olan TSK, demokratik sistem içerisinde siyasi bir taraf olarak gösterilmemeli, taraf olmaya zorlanmamalıdır. 2007'DE CUMHURBAŞKANI YAPILACAĞI İDDİALARI: Tarafıma hiç kimse böyle bir vaat veya teklif getirmemiştir. Böylebir vaat veya teklif getirmeye cüret edecek birilerinin olduğunu da sanmıyorum. Ulusum, Devletim ve Silahlı Kuvvetlerimin beni getirdiği Genelkurmay Başkanlığı makamı, meslek hayatımın son ve aile bireylerimin en övünç verici ikbal noktasıdır. BEDELLİ ASKERLİK: Gündemimizde değil... TSK'NIN NİTELİĞİ: Halkın talepleri, bizim de cevap verici olmamızı gerektiriyor. Ancak, sık sık kamuoyunun gündemine gelmeyi arzu etmiyoruz. Kıbrıs konusunda en gerçekçi, akılcı değerlendirme yapılmış ve ilgili makamlara iletilmiştir. Atatürk ne diyor: (TBMM'nin ordusu...)...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100