20 Haziran 2005 Pazartesi 00:00
409 Okunma
Atatürk'ün gizli vasiyeti yok mu?

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Atatürk'ün ölümünden 50 yıl sonra açıklanmak üzere hazırladığı gizli bir vasiyetname bulunmadığını, ancak Ziraat Bankası'ndan getirtilen kasalara konulan belge ve eşyaların ise 1964'te Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi ve Milli Eğitim Bakanlığı'na "usulüne uygun şekilde devir ve teslim edildiğini" açıkladı.

İstanbul bağımsız Milletvekili Emin Şirin, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in cevaplaması talebiyle TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi vererek; Atatürk'e ait bir tereke dosyasının bulunup bulunmadığını, tereke hakimliğinde gizli bir vasiyetin var olup olmadığını, bu vasiyetin eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren'e teslim edilip edilmediğini, Ziraat Bankası'na ait kasada saklanan belgelerin neler olduğunu sormuştu.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in Atatürk'ün vasiyeti ile ilgili önem taşıyan ve Atatürk'ün belge ve özel eşyalarının 1964'te Genelkurmay ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bırakıldığını açıkladı.
İddia sahibi Aytunç Altındal
Gizli vasiyet iddiasını araştırmacı?yazar Aytunç Altındal, ortaya atarak, Atatürk'ün "siyasi, toplumsal, tarihsel vasiyeti"nin gizlendiğini öne sürmüştü. Altındal'a göre, Atatürk, bazı notlarının ölümünden 50 yıl sonra açıklanmasını vasiyet etmişti. Altındal'a göre, Atatürk'ün notlarında, Cumhuriyet için ileride neler yapılması konusundaki görüşleri de bulunuyor.

~|~ Ancak Altındal, Ata'nın sır vasiyetinin 1988'de yani Atatürk'ün ölümünün üzerinden 50 yıl geçtikten sonra açıldığını, "Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve o günkü Başbakan Turgut Özal'ın bunları okuduğunu, ancak bu görüşlere, bu fikirlere 'toplumun henüz hazır olmadığını' öne sürerek bunların açıklanmasını engellediklerini" savunuyor. 1988'de Atatürk'ün vasiyetinin üstüne 25 yıllık yeni bir yasak konulduğunu söyleyen Altındal, vasiyette halifeliğe dair ipuçları olduğunu düşünüyor.
Altındal'a göre, Atatürk'ün notlarında hilafetle ilgili ilginç fikirleri yer alıyor. Buna göre Atatürk, hilafetin kişi bazında değil, bütün İslam ülkeleri arasında rotasyonla değişecek bir kurum olarak canlandırılabileceğini düşünüyordu. Altındal'a göre, bu vasiyeti 1958'de öğrenen Adnan Menderes, "Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz"i bu nedenle söylemişti. Altındal, Atatürk'ün "1920'lerde sadece 3 Müslüman devlet var. Türkiye, İran ve Afganistan. Bu sayı ileride 40'a 50'ye çıkarsa, bu devletler kendileri bir araya gelerek bir Hilafet Meclisi oluştururlar" dediğini öne sürüyor.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100