30 Ağustos 2002 Cuma 00:00
372 Okunma
Atatürk'ün Konyalı manevi babası var
Konya Valiliği, 29 yıl önce yayınlanan bir eserden yola çıkarak, Mustafa Kemal Atatürk'ün "manevi baba" olarak kabul ettiği 3 şehit babası Hacı Hüseyin Ağa'nın nüfus bilgilerini araştırmaya başladı. Konya Valisi Ahmet Kayhan, Ata'nın Konya'yı tutkuyla sevdiği, bu nedenle 12 kez geldiği Konya'nın en fazla ziyaret ettiği üçüncü il olduğunu belirterek, ilde bulunan Atatürk Anıtı'nın da Atatürk hayattayken yapılan nadir anıtlardan biri olduğunu söyledi.

Mevlana'ya da ilgi gösterirdi
Mustafa Kemal Atatürk'ün Mevlana'ya da büyük ilgi gösterdiğini anlatan Kayhan, Ata'nın 1930 yılında Konya'ya ziyaretinde Mevlana ile ilgili övgü dolu sözler sarf ettiğini, Vali'ye "Sen hem idari işlere bak, hem de Mevlana'nın büyük gayesini milletine anlatmaya çalış" dediğini ifade etti. Vali Kayhan, Konya ve tarihi ile ilgili kapsamlı bir çalışma başlatan Valiliğin, Gazeteci?Yazar Selçuk Es'in anılarının yayınlandığı "Cumhuriyet`in 50. Yılında Konya, 1973 İl Yıllığı"nda Atatürk'ün Konya'da manevi ~|~babasının olduğu yolunda bilgilere rastladıklarını da bildirdi.

Duygulandıran sahne
Konya Valisi Ahmet Kayhan'ın verdiği bilgiye göre Atatürk'ü duygulandıran ve Konya'da manevi babasının olmasını sağlayan görüşme şu şekilde gerçekleşti: "Latife Hanım'la birlikte Konya'ya gelen Atatürk, bu tarihler arasında Konya Belediyesi tarafından hediye edilen ve halen Atatürk Müzesi olarak kullanılan evlerinde iken erken saatlerde evin önü Ata'yı görmek isteyen Konyalılar ile dolar. Halk arasında yaşı 60'ın üzerinde, iri yapılı, aksakallı, nurani yüzlü bir kişi, başında abani sarık, sırtında şetari işlik, üzerinde latası, ayağında mest kundura, Tunus şal kuşak, kıl şalvar ile nöbetçilerden Ata ile görüşmek için ısrarcı olur. Bu arada köşke girmek üzere olan belediye başkanı ihtiyarın yalvarması üzerine yanına alarak Ata'ya götürür. Atatürk'ün boş koltuğu göstererek oturmasını istediği ihtiyar, "Oturmayacağım Paşam maruzatım kısadır. Arz edip, sizleri rahatsız etmeden döneyim" dedikten sonra, maruzatını şu şekilde aktarır: "Paşam bana Sedirlerli Hacı Hüseyin derler. 3 oğlum vardı, en büyüğünü Balkanlar'da şehit verdim, ikincisi Çanakkale'de şehit oldu. Üçüncü oğlum kalmıştı. (Vatan tehlikede Mustafa Kemal asker istiyor) denilince onu da vatan müdaafasına gönderdim. Dumlupınar'da şehit olduğu haberi geldi. Üç oğlum da vatan uğruna şehit oldular, helal olsun, vatan kurtuldu ya yeter. Benimkiler gibi nice yiğitler bu vatan uğruna şehit oldu. Feda olsun.

Şimdi sizden bir ricam var. Üç şehit oğlumun yerine size (oğlum) diyebilir miyim? Gazi oğlumun alnından öpebilir miyim? Evladım." Gazi, bunun üzerine Latife Hanım`la birlikte ayağa kalkıp, "Bizleri evlat olarak kabul etmenizden gurur duyacağım babacığım" diyerek, Sedirlerli üç şehit babası Hacı Hüseyin Ağa'nın elini öperler. Baba oğul olurlar. Gazi ile Hacı Hüseyin Ağa ertesi gün Sedirler'e gider ve Hüseyin Ağa'nın eşi Akile Mine ile tanışıp, O'nun da "Ana" olarak elini öper. Konya Valisi Kayhan, bu anıdan yola çıkarak, Hacı Hüseyin Ağa'yı araştırmaya başladıklarını, İl Nüfus Müdürlüğü ile kimlik bilgilerini elde etmek için çalışma yapıldığını bildirdi. Kayhan, bu kişinin şu anda hayatta olan yakınları ile ilgili bir bilgilerinin olmadığını, yakınlarına ulaşmaları durumunda mutlaka gereken ilginin kendilerine gösterileceğini söyledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100