Bu haber kez okundu.

Avrupa Birliği Komisyonu'nun Türkiye için kurduğu tuzak
Arkadaşımız Utku Çakırözer önceki günkü analiz haberinde AB Komisyonu'nun son tavsiye kararında Türkiye açısından ortaya konan, ileriye dönük çok önemli bir tuzağı güzel tespit etmiş.
~|~

AB'nin geçmişine bakarak ben şahsen bu tuzağı kuranların başını Fransa'nın çektiğini düşünüyorum. Nedeni de bence malum. Ama önce Çakırözer'ın söylediğini hatırlatmakta yarar var.
AB Komisyonu'nun askıya alınmasını tavsiye ettiği fasılların arasında tarım da var. Bu fasıl, üyelik müzakereleri yürütmüş olan tüm ülkeler açısından her zaman en zorlu fasıl olmuştur.

İspanya'nın üyelik müzakereleri, sırf çiftçilerini korumak amacıyla harekete geçen Fransa'nın girişimleriyle askıya dahi alınmış ve bu durum üç yıl kadar sürerek İspanya'nın üyeliğini geciktirmişti.
Geciktirecek fasıl askıda
Son genişlemede de tarım konusu nedeniyle başı en çok ağrıtılan ülke Polonya olmuştu. O kadar ki, bu ülke sırf bu yüzden birkaç kez masadan kalkma noktasına gelmişti.
Türkiye ile yürütülen müzakerelerde limanlar meselesiyle ilgisi olmayan tarım faslının da askıya alınmış olması, Çakırözer'in de ifade ettiği gibi, Türkiye'nin üyeliğini geciktirecek olan bir adımdır.

Nedeni de şu: Bu konudaki müzakerelerin başlamasından sonra bu faslın kapatılması için en iyimser tahminlere göre zaten 10 yıl kadar gerekecek. Oysa, bu fasıl askıya alınan fasıllar dışında tutulup şimdiden müzakere edilmeye başlansaydı, Kıbrıs meselesi nedeniyle kapatılamasa bile, yine de zaman kazanılmış olacaktı.
Fakat, Türkiye'den ileride bu konuda gelecek rekabetten korkan Fransa ve onun gibi düşünen bazı üyeler, Kıbrıs meselesini bahane ederek kendi tarım sektörlerini korumak amacıyla Ankara ile yürütülen müzakerelerde tarım faslının da askıya alınmasını sağladılar.
Bu da baz ülkelerin Türkiye'ye karşı iyi niyetten ne denli yoksun bir yol izlediklerini tekrar gösteriyor.
Bu durumu tüm üyelere teşmil etmek tabii ki hatalı olur. Zira, başta İngiltere olmak üzere birçok üye ülke Türkiye'ye yanlış sinyal gönderilmemesi konusunda ısrar ediyorlar.

AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de iki gün boyunca yetkili çevreler nezdinde yaptığımız görüşmeler de zaten, Türkiye konusunun önümüzdeki iki hafta boyunca Birlik içinde ciddi tartışmaların yaşanacağını gösteriyor.
Komisyon'un Türkiye konusundaki tavsiyelerinin üye ülkeler tarafından henüz kabul edilmediğini hatırlatan yetkililer, bu konuda üç olasılık üzerinde duruyorlar.
AB'nin tavrı ne olabilir?
Bunlardan ilkine göre, Finlandiya Dışişleri Bakanı Toumija'nın da bize burada önceki gün söylediği gibi, AB Konseyi, Komisyon'un tavsiyelerini değiştirebilir ve bu değişiklik de Türkiye lehine olabilir.
İkinci olasılığa göre, Komisyon'un tavsiyeleri, AB liderlerinden oluşan Konsey tarafından aynen kabul edilebilir. Üçüncü olasılığa göreyse, Türkiye konusunda kendi içindeki bölünmüşlüğü aşamadığı için AB Konseyi bu konuda hiçbir karara varamayabilir.

Hem Brüksel'deki hem de Helsinki'deki yetkililere göre, Türkiye ile müzakerelerin belirsiz bir süre için tümüyle kesilmesi anlamına geleceği için bu son olasılığı en kötü olasılık olarak görüyorlar.
Fiyasko olabilir mi?
AB'yi kritik bir konuda tekrar "bölünmüş" göstereceği için bunun Birlik açısından da bir fiyasko olacağını gizlemiyorlar. Bu nedenle de, Türkiye'ye kötü bir sinyal göndermek ile Birliği bölünmüş ve dağınık göstermek arasında bir tercih yapmak zorunda kalırsa AB'nin ilk seçeneği tercih edeceğini açıkça hissettiriyorlar.
Bu da AB Konseyi'nin 14?15 Aralık'ta yapacağı toplantısında Komisyon'un Türkiye ile ilgili tavsiye kararını aynen kabul etmesi anlamına geliyor.

Semih İdiz? Milliyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100