07 Şubat 2006 Salı 00:00
164 Okunma
Avrupa budur
DANİMARKA ve Fransa'daki İslam'ın Yüce Peygamberi aleyhtarı karikatürler İslam Dünyası'nı ayağa kaldırdı. Danimarka Başbakanı özür dilemeye gerek görmedi. Fransız basınında çıkan 'Bizim, Tanrı'yla alay etmek hakkımız vardır' sözü üzerinde de durulursa Avrupa'nın ne olduğu ortaya çıkar. ~|~

Gerçekten Avrupa, Roma devrinde putperestti. Nitekim, Hıristiyanlığı da ancak 'Teslis' şekline çevirdikten yani putperestleştirdikten sonra kabul etti. Roma, Hıristiyanlığı bundan sonra İslam'a en ağır hakaretleri savurduktan maada Haçlı Seferleri'ni açtığı gibi, Endülüs İslam Medeniyeti'ni de kan ve ateşle boğdu.

Şarabın, İsa'nın kanı olduğunu kabul etmeyen yüzbinlerce kişiyi öldüren Papalık, yeni yeni emeklemeye başlayan müspet ilimleri de boğmaya kalkınca (Galile) işi sarpa sardı. Teknoloji ilerledikçe Kilisenin ne kadar akıl dışı olduğu ortaya çıktı. Bu sefer de 'Serbest düşünürler' Kilise'nin zulmüne isyan ediyoruz diye Allah'ı ve her türlü inancı inkar etmeye başladılar. İlmin zirveye yükseldiği 18. ve 19. Yüzyıllar bir inkar fırtınasıdır. Niçe'nin deyimiyle 'Tanrı ölmüştür'. Bu inkarın cezası da iki zulüm ideolojisi nazizm ve komünizmin insanlığa musallat olması olmuştur. Bu sebeple daha 1920'lerde uzağı gören Rene Guenon, Avrupa Medeniyeti için 'Anormal Medeniyet' demiştir.

Bu anormallik İslam Dünyası bakımından daha da aşikardır. Çünkü Avrupa'daki iki güçten hem kilise, hem de serbest düşünürler, Allah'a, (haşa) dine ve İslam'a hakaret etmektedirler... Kilise, Hazreti İsa'ya ve Hazreti Meryem'e Allah'tır diyerek (haşa) önce kainatın yaratıcısı olan Allah'a ve sonra yaratıcının kulu olan onlara hakaret etmiştir.

Ekmel ve nezih din

EN ekmel din olan İslam, en nezih din de olduğu için bağlılarını başkalarının inançlarına saldırmaktan men etmiştir. Onlar da sizin inançlarınıza saldırmasın diye gerekçeyi de ortaya koymuştur. Esasen bir Müslüman'ın kendi inancı icabı ne Hz. Musa'ya, ne de Hz. İsa'ya küfretmesi düşünülemez. Bu hareket İslam'a da hakaret olur. Hemen şunu ilave etmek gerekir ki, ortada kendi tanrıları ile alay eden hakaret eden de yoktur... Kendilerinin durup dururken başkalarının mukaddesatı ile alay hatta hakaret etmek dalaletleri vardır.

Bu ise insanlığa sığmaz. Biz onların kendi inançlarına saldırmalarını istemeyiz ama karışmayız da. Başkalarının inançlarına saldırmalarına ise kimse izin vermez.
Bu arada geçen gün 'Müslüman kadınların Hıristiyan erkeklerle evlenmesine', zoraki bir yorumla fetva veren eski Diyanet İşleri Başkanı Ateş'in, avamın bile farkında olduğu bir gerçekten habersiz olduğunu belirtmemiz gerekmektedir.
Rivayete göre, bir Müslüman hükümdar ile bir Hıristiyan kral sohbet ederlerken kral demiş ki 'Bizim kızlarımızı siz alıyorsunuz ama bize kız vermiyorsunuz? Bu adalet mi?' Müslüman hükümdar cevap vermiş 'Evlilik birliği, inançlar dahil her konuda karşılıklı saygı ile olur. Bizim için Hazreti İsa da saygıya layık bir peygamberdir. Onun için kızlarınızı alırız. Siz de bizim peygamberimizi tanıyın, kızlarımızı da alın. Çünkü öyle olmadığı taktirde, koca karısına kızınca inançlarına da saldırabilir ve zaten aile biter.' Halkımız büyük bir medeniyetin çocuklarıdır. Evlilikte dini de çevreleyen çok geniş bir mefhum olarak 'Küfvü' yani denkliği ararlar. Yani diyalogculardan ve hoş görücülerden çok idraklidirler. Evet şimdi soralım diyalogculara, bu olanlardan sonra diyalogunuzdan ve sonuçlarından memnun musunuz?
Ergun Göze/ Tercüman
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100