Bu haber kez okundu.

Avrupa çözümü MEM'de buldu

Almanya'daki tarihi kongrede tebliğ sunan Avrupa Birliği ülkelerinin üst düzey iktisat hocaları, Avrupa ekonomisinin çöktüğünü ve tek çıkış yolunun da MEM olduğunu tüm dünyaya deklare ettiler ~|~






Bonn Üniversitesi ve Viyana Üniversitelerinin Bağımsız Ekonomi Birliği'yle ortaklaşa tertip ettikleri 3. uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avrupa'da ses getirdi. Almanya'nın Heidelberg şehrinde gerçekleştirilen tarihi kongreye katılan Avrupa Birliği'nin üst düzeye iktisat profesörleri Avrupa'nın içinde bulunduğu ekonomik darboğazdan kurtuluşun Milli Ekonomi Modeli'yle çözülebileceğini vurguladılar.
Ayrıca kongreye Baltık ülkelerinden katılan bilimadamları da küresel sermayenin ülkelerini nasıl sömürdüğünü ve bu geçiş sürecinde tek kurtuluşlarının Milli Ekonomi Modeli olduğunu ısrarla vurguladılar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın tarihi konuşmasıyla noktalanan kongrede sunulan tebliğlerden bazıları şöyle:

MEM çözüm modelidir
Milli Ekonomi Modeli'ni Rusça ve Azerice'ye çeviren ünlü ilim adamı Prof. Dr. Rovshan Guliyev tebliğinde şu hususların altını çizdi:
1? MEM bir anti globalizm modelidir. Günümüzde  globalleşme süreci bir ulusun diğeri tarafından sömürülmesi anlamına gelmektedir. Prof. Dr. Baş yerinde bir çıkışla bu süreci insancıl bir yola dönüştürmüştür
2? MEM'in baska emperyalizm karşıtı teorilerden farklı yönü halihazırdaki durumu sadece eleştirmekle kalmaması aynı zamanda vaziyeti düzeltecek ve yoksulluk kısır döngüsünü kuracak mekanizmalar önermesidir.
3? MEM komünist bir teori değildir. Özel mülkiyete, şirketlere ve toplumda fakir zengin farkının varlığına karşı değildir. Aksine herhangi bir işadamı kendi planlarını gerçekleştirmek için yeterli maddi imkana sahip olmasa bile, bu projesini  gerçekleştirebilir. MEM'in Marksizmden bir diğer farkı da, kaynakların Allah'ın olmasıdır.
4? Bu model diğer ekonomi teorilerinin önemini inkar etmiyor. Bilakis teoriyi derinlemesine incelediğimizde tüm bu karışık ve birbirleriyle uyuşmaz teoriler Haydar Baş'ın milli ekonomi modelinde tam olarak açıklığa kavuşturulmaktadır.
5? MEM kavramlarla karakterize bir çalışmadır. Bu açıdan önemsiz detaylara takılmamak gerekiyor. Tam tersine gelecekteki gerçek sorunlara yönelik pratik ve teorik araştırmalara ışık tutmaktadır.
6? Bu teori belirli bir millet veya belirli bir durum için yazılmamıştır. Ünlü bir sosyolog ve Nobel ödülü sahibi olan J.Buchanan  'günümüzün sosyal ekonomik ve ahlaki sorunlarının analizinde modern ve demokratik toplumların yavaş yavaş ısrarlı bir şekilde felakete doğru yol aldıklarını ifade ediyor.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi bu yıkıcı gidişatı sona erdirecek bir nitelik taşıyor.

Atatürk gibi lider lazım
Almanya'dan katılan Prof. Dr. Martin K. Maier, kongrede sunduğu tebliğde özetle şunları söyledi:
Günümüzde mevcut ekonomi sistemlerinde ekonomilerin gelişmesi için harcanması gereken parasal kaynaklar halkın küçük bir kısmını oluşturan mutlu azınlığa gitmektedir. Milli Ekonomi Modeli bu noktada bu küresel istismarın önüne geçecek ciddi tezler içermektedir.

Küresel sermayenin sınırötesı serbestiyeti milli ekonomileri tehdit ederek bağımsızlıklarını tehlikeye atmaktadır. Ülkelerin bu küresel tuzaktan kurtulabilmeleri için milli ekonomi modelini bir şans olarak görüyorum. MEM'in uygulanması ancak şahsiyetli, kendini Atatürk gibi milletine adamış liderler sayesinde mümkün olacaktır.
Kapitalist ekonomi modelleri insanların alım gücünü o kadar zayıflattı ki artık insanlar zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiler. Bu noktada MEM'in sosyal devlet anlayışı çerçevesinde dar gelirli vatandaşlara çeşitli adlar altında sosyal yardımlar aktararak insanların alım gücünü artırması fikri burada tıkanan ekonomiler için bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletlerin deflasyon sürecine girmesi halkın alım gücünün nerede ise sıfırlandığının açık bir delilidir.

Kaynak için sadece vergi yetmez

Devletin görevlerini yerine getirebilmesi için kaynağa ihtiyacı vardır, ama bunun için sadece vergi gelirleri yeterli değildir.MEM de devlet ,senyoraj geliri, madenlerın devlet?millet ortaklığı ile işletilmesi neticesinde elde edilen gelirler ve stratejik kurumlardan elde edilen gelirler  sayesinde halkından aldığından daha fazlasını halkına hizmet olarak sunan bir irade konumuna gelmektedir.
Milli Ekonomi Modeli şu anda mevcut olan kölelik düzenine son verecek gibi görünmektedir. Bu kongreden sonra Milli Ekonomi Modeli'nin pratiğe geçtiğini görmek bizi memnun edecektir.

Ekonomide uyum MEM'le gerçekleşir

Rusya'dan katılan Prof. Dr. A. Lebedev'in tebliği özetle şöyleydi:
"Devrim yaratan dinamik sistemlerde uygulanan, bağımlılık yaratarak netice alma yöntemleri, makro ekonomik süreçlerin gelişimini önemli derecede etkiliyor.
Görüs ifadesine açık olan problemleri Prof. Dr Haydar Baş ana hatlarında
Sosyal devlet ve sosyal eşitlik kavramları ile kalıcı ve sürekli gelişim sağlayan
bir ekonomi modeline erişmiştir.
Bu önemli çalışmalar ve görüşlerin matematik formüllerini geliştireceğini düşünüyorum.
çünkü bana göre bu çalışma milli ekonomi modelindeki formülleri kendi içinde bağdaştırıyor.
Bilindiği gibi makro ekonomi sistemi eşitlik sağlayan kalıcı kurallara bağımlıdır. Makro ekonomi sisteminin devrim analizinde belirtilen iki kalıcı koşul vardır; bir sektör modellerininSoloy yöntemini yansıtır.
Bifurkasyon teorisi gelişim ve teknolojide kullanılan 3 boyutludur. Devrim karakterlerinin analizi makro ekonomi modelinin gelişiminde üretime bağımlıdır ve bu yöntemn gayri safi milli hasıla üretiminde uygulanır.
Milli Ekonomi modeli eşit boyutlarda gelişir ve bu şekilde dengeli bir uyum oluşturur. Orjinal  modelde oldugu gibi Cobb Douglas fonksiyonlarının doğrusal? homojen üretim fonksiyonları gibidir.

Üretim fonksiyonları yönlerini dengesiz bir şekilde değiştirirken paralel olmayan veriler oluşturur bunlara önceden söylemiş olduğum gibi doğrusal?homojen dengeli gelişim denir. Fakat bunun aksine dengesiz dağılmaya da heterojen denir. Bunlar ise tabii ki bu gelişim süreci de gayri safi milli hasılayı ciddi derecede etkiler.
Fakat Modelde tespit edildigi gibi eşitlik dengelerinin stratejik bir sekilde az üretimden cok üretime geçis süreci anahatları ile belirtilmiştir.
Eşitlik dengelerinin bozulduğunda acil insiyatif oluşturmanın mümkün olduğunu modelde tespit etmiş bulunuyorum.
Stratejik olarak makro ekonominin büyümesi, problemlerin parametrelerini doğru çözümlemeye bağlar bu da kişi başı tüketimi yükseltecektir.
İnsiyatif kullanarak insiyatif oluşturabilmek bağımlı kalmamak (histeri efektleri) dengeyi bozmadan hedefe ulaşmasını sağlar.
Sistem toplumda eşit boyutlarda gerçek üretimin kalıcılık ve süreklilik sağlayabilmesi için eşit olan değerleri sağlamış bulunuyor.
Hareketsiz ve katı kurallarla donatılmış olan bir sistem üretimdeki sıkıntıları bağımlı olduğu için gideremez. Halbuki esnek olan bu sistem bunun da çözümünü beraberinde getiriyor.

Milli Ekonomi Modeli sorunlara çözümsel anlamda bir ayar oluştururken milli gelir düzeyini de düzenliyor.
Sözünü ettiğim matematik modelleri Milli ekonomik model tasdikliyor. Rekabetin ve pazar gücünün birbirinden ayrı yönlere doğru frenleri yoktur. Bu önlemler son derece önemsenmesi gerekir. Yabancı şirketlerin yatırımlarını geri çektiğinde üretimin parçalanmasına müsaade etmemeliyiz. İşte tam burada ekonomiyi ayakta tutmak ve güçlendirmek gerekir.
Toparlamak gerekirse netice olarak tüm veriler, hesaplamalar, yüksek derecede kalite oluşturmaktadır. Tüm parametrik hesaplar yapılmış ve hakikatı yansıtmaktadır. Makro ekonomik veriler istatistik düzeyde hayal ürünü değildir."

Globalleşme  sürecinde devletlerin ekonomik durumu
Globalleşme sürecinde yeraltı kaynaklarının aşırı istismarı neticesinde doğal kaynaklara olan talep ekolojik dengeyi bozacak seviyeye ulaşmıştır. Birçok canlı türünün neslinin tükenmiş olması, toprak erosyonları , iklim değişikliklerini örnek olarak verebiliriz. Nüfüsun çok az bir kısmı kaynakların büyük bir kısmından istifade etmekte ve kontrollerinde bulundurmaktadır. Toplumun büyük bir kısmı ise kaynaklardan yeterince istifade edememektedir. Bu eşitsizlik hergeçengün daha da artmaktadır. Hergeçengün gerekirse güç kullanmak sureri ile de olsa kaynakları kontrol altında tutma çabaları çok tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Fakirleştirilen halk kitleleri zamanla kendi geleceklerini oluşturacak siyasi iradelerini de kaybederek tamamen bağımlı hale gelmektedirler. Globalleşme sürecinde fakir ile zangin arasındaki açı daha da büyümüştur. Bu durum işsizliğin artmasına ve kitlesel boyutta göçlere sebep olmaktadır.Uluslararası kurum ve kuruluşlarda bu duruma kayıtsız kalmaktadırlar. Tam bu noktada MEM nin, kaynakların ihtiyaçları karşılaması noktasında yeterli olduğu, dolayısı ile kaynak bölüşümü noktasında kavga etmemize gerek yoktur görüşünü  çok önemli buluyorum.

Modern ekonomi teorilerinin bugünkü mevcut ekonomi problemleriyle yüzleştirilmesi

Günümüzde kurtuluş ekonominin globalleşmesınde aranmaktadır. Global sermaye üretim maliyetlerinin düşük olduğu, ekostandartları düşük olan ülkelerde üretimi tercih etmektedir.Nerede olursa olsun ucuz mallar revaçta, tüketiciler  reklamlarla yanlış bilgilendirilmektedir. Bu sayede global sermaye sahipleri yüksek miktarlarda haksız kazançlar elde etmektedirler. Aşırı rekabetten dolayı ekosistem zarar görmekte, doğal kaynaklar israf edilmektedir.

Devlet iradesi devreye girmeli

Kainattaki kaynaklar hernekadar ihtiyaçları fazlası ile karşılayacak miktarda isede mümkün olduğu kadar ihtiyaçların karşılanmasında yenilenebilen kaynaklar tercih edilmelidir. Kaynak israfının önüne geçmek için devlet iradesi mutlaka devreye girmeli, gerekirse uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmalıdır. Kaynak kullanımında sertifika zorunluluğu getirilmeli, bu sertifakalar enflasyondan etkilenmemeli ve faizsiz olmalıdır. »
Anahtar Kelimeler:
avrupa çözümü mem buldu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100