19 Ekim 2005 Çarşamba 00:00
561 Okunma
Avrupa, Fırat ve Dicle'mizi istiyor
Sayın Başbakan'ın açık sözlülüğünü(!) çok seviyorum, açıkça söyledi işte; "Ben ülkemi pazarlıyorum" dedi. Pazarlama hallerindeki ülkemizin Avrupa ile ilişkilerinde şu günlerde çoook kritik bir detay hepimizin bilgisinden kaçırılıyor, peki AB ile yapılan ve 25 ülkenin bildiği ek protokolü hükümet niye Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından gizliyor? Bu saklanan ek protokolde "Avrupa, Türkiye'nin CAN SUYUNU yani FIRAT VE DİCLE'yi istiyor."
~|~ Su sahibi kuralı koyar
Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, SU içinde bulunduğumuz bu yüzyılda petrolden, tüm enerji kaynaklarından ve saire vesairlerden çok daha hayati önem taşıyor ve SU kimde ise kuralı o koyacak, SU biz de ama kuralı koyacak GÜÇ kimde? Avrupa Birliği SU'yumuzu istiyor, işte sizden saklanan 'ek protokolde' AB'nin 'SU'yumuzla ilgili bize dayattığı politikalar. İşte o haber: "Avrupa Birliği, Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirleriyle ilgili su politikasında söz hakkı talep ediyor. Brüksel'den Ankara'ya ulaşan bilgiler, Katılım Belgesi'nde, FıratDicle nehirleri için kritik isteklerin ön plana çıktığını gösteriyor. AB, FıratDicle havzalarının kullanımında denetim yetkisi isteyerek, Ortadoğu'da suyun vanasını elinde tutmayı tasarlıyor. AB, geçen yıl yayımlanan 'Türkiye'nin AB'ye Üyeliğine Etki Raporu'nda da FıratDicle havzalarına ortak olma isteğini vurgulamış, Ankara ise karşı çıkmıştı. AB, Katılım Ortaklığı Belgesi'nde aynı dayatmayı tekrar gündeme getirmeye hazırlanıyor."
Evet, haber bu, uzmanlarında dediği gibi 'bize geçmiş olsun.'Şu ana kadar hiçbir AB ülkesinden sınır aşan nehirler konusunda böyle bir istekte bulunulmadı ama Türkiye'den SULARINI istiyorlar. O halde, tüm sivil toplum örgütlerimiz, tüm milli irademizle AB'nin SU isteğine dair her türlü dayatmaya razı olmayacağımızı göstermeliyiz. Ne dediniz ey değerli okur?

Ya sarı saçlı olsalardı
Ve uzaklardan çok önemli bir haber daha, kayda geçip, izlemeye alın, medeniyetler çatışması, etnik kavga kavramlarını bize ithal edenlerin tam kalbinde bakın neler oluyor...
ABD'de Katrina kasırgasının yarattığı felaket karşısında Bush yönetiminin yoksul ve siyah kitlelere yönelik ihmalkarlığı ırk ayrımcılığı tartışmalarını alevlendirirken, Washington ile Ohio'da düzenlenen biri barışçı diğeri şiddet dolu iki gösteri AMERİKA'DAKİ BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ göz önüne serdi. İslam Ulusu örgütünün lideri Louis Farrakhan'ın '1 milyon adam yürüyüşü'nün 10. yıldönümü vesilesiyle Washington'da düzenlenen gösteriye Bush'a ağır ithamlar damgasını vurdu. Gösteriye sadece siyahlar değil, Latinler yani KATOLİK HİSPANİKLER (Güney Amerikalı göçmenler) de katıldı.
On binlerce kişinin katıldığı gösterideki konuşmasında, Bush yönetimini, Mississippi, Louisiana ve Alabama'yı vuran Katrina sonrası yoksul ve siyah kitleleri kaderine terk etmekle suçlayan Farrakhan, 'New Orleans'ta yaşayanlar sarı saçlı, mavi gözlü ve açık derili olsalardı hükümet daha hızlı davranırdı. Amerika'yı siyahlara yönelik ihmalkarlığı yüzünden suç işlemekle suçluyoruz' diye konuştu.
Bu etkinlikle eşzamanlı olarak Ohio'nun Toledo kentinde Amerikan Nazi Partisi'nin (Bizde Hitlerin hayatını anlatan kitap çok sattı diye ortalığı ayağa kaldıranlar oradaki NAZİ PARTİSİ'Nİ ise elbette !!! demokrasi gereği olarak kabul ediyorlar. Bu da GÜLERCE) düzenlemek istediği gösteri ise kentte olağanüstü hal ilanına varan çatışmalara yol açtı. Nazilerinin 'ZENCİLERİ kınamak' için düzenlediği gösteride, Naziler polise taş fırlattı, dükkanları yağmaladı, araçları yaktılar.'
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100