Bu haber kez okundu.

Avrupa menfaatleri mahkemesi
Ergun Göze, dün Tercüman'da yeralan yazısında AİHM'nin Ermeni soykırımı, Patrikhane, azınlıklar ve Kıbrıs meselelerinde alacağı Türkiye'nin aleyhine kararların bir takım kesimlerce 'başörtüsü kararında olduğu gibi' hazmedilip hazmedilemeyeceğine dair sorular soruyor
~|~ Siz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) denilen ve bir dış politika aracı olarak kurulduğu açıkça beyan edilen sözde mahkemenin, ilerde dava konusu olduğu zaman "Ermeni soykırımı vakidir ve Türkiye tazminat vermelidir" diye karar vermeyeceğini garanti edebilir misiniz?

Veya, Türkiye, Fener Patriği'ni ekümenik olarak tanımaya ve Heybeliada Ruhban Okulu'nu açmaya mecburdur ve bunun için zor bile kullanılabilir.
Veyahut Türkler Kıbrıs'ta işgalcidir, Türk Ordusu derhal çekilmelidir.
Hatta, Kıbrıs'ta Rumlar değil, Türkler soykırımı yapmışlardır, bu sebeple Kıbrıs'taki bütün Türk mallarına el konup tazminat bedeli olarak dağıtılmalıdır diye bir karar vermeyeceğini garanti edebilir misiniz?
Yunanlılar'ın denize döküldükleri tarih olan 9 Eylül'ü, Yunan soykırımı matem günü olarak tanınması teklifini karara bağlamayacağını temin edebilir misiniz?
Siz AİHM'nin bir gün, kırkbin kişinin katili Öcalan'ın yanlış anlaşılmış bir özgürlük savaşçısı olduğuna ve derhal tahliyesi gerektiğine dair bir karar vermeyeceğini garanti edebilir misiniz?
Siz AİHM'nin, TBMM'nin de Avrupa Parlamentosu ve diğer Avrupa Parlamentoları gibi "Ermeni soykırımı yok demeyi" cezaya bağlayan bir kanun çıkarması gerektiğini karara bağlamayacağını garanti edebilir misiniz?
AİHM'nin, Türkiye'de otuziki etnisite?azınlık olduğuna göre, hepsinin ayrı bölgelerde federasyon haline getirilmesi gereğine karar vermeyebileceğini mi düşünüyorsunuz?
AİHM'nin Aya Sofya'nın "Yeniden kilise haline getirilmesi" talebini ret edebileceğine kanaatiniz var mı?

Günahkâr medeniyet

Uzatmayalım, çünkü sütûn kâfi gelmez. Ben size en adaletsiz ve utanmaz kararların, menfaat söz konusu olunca çıkabileceğini garanti ederim. Sadece kızgınlıkla, sadece Türkiye'ye karşı şimdiye kadar yapılan haksızlıkları örnek alarak mı? Sadece siyasi mânâda mı? Hayır! Felsefi, tarihi, sosyolojik ve ahlâkî boyutlarda, yâni insanlık ölçülerinde. Çünkü Avrupa'nın mukaddesleri yoktur ve yine bazı gerçek mütefekkir Avrupalı düşünürlerin de desteklediği bir görüş olarak otuzbeş senedir yazıyorum ki, Avrupa Medeniyeti anormal ve çok günahkâr bir medeniyettir... Aradığı, bizim anladığımız mânâda adalet ve hukuk değildir. Sadece madde, menfaat, petrol, dolayısıyla sanayi ve ticarettir. Adaleti kısır bir rasyonaliteden ibarettir. İkiyüz senedir bu anormallik teknolojik açılımlarla kaosa dönmüştür. Felsefeden bugünün gerçeğine dönersek, Avrupa diplomasisinin bir âleti olan AİHM'den adalet beklemek, dünya tarihini, insanlığın macerasını bilmemek ve geleceği hakkında hiçbir düşünceye sahip olmamak demektir. Meselenin metafizik temellerini ileriki yazılarımda tekrar yoklayacağım. Şimdilik uçuruma giden treni durdurmak için "İmdat kolunu" çekmekle yetiniyorum ve diyorum ki: Asıl yanlış; bir müzakere tarihi alabilmek için bir sürü taviz verdikten maada Türk Hukukunu AİHM'ye bağımlı kılmaktır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100