Bu haber kez okundu.

Avrupa’nın derdi işsizlik
RECEP BAHAR/VİLNİUS
Litvanya'nın başkenti Vilnius'un merkezi Katedral Meydanı'nda bir turist rehberine ülkelerinin en önemli 3 sorununun ne olduğunu soruyorum. Geçmişte turist rehberliği mesleğini icra eden bir gazeteci olarak, turist rehberlerinin gündemi sıkı takip ettiklerini bilirim. Rehber hiç düşünmeden öncelikli sorunlarının işsizlik olduğunu dile getiriyor. Ona göre diğer sorunları da buna bağlı: Donanımlı gençler iyi ücretle iş bulamadıkları için diğer AB ülkelerine göç ediyor, tarım kesimi para kazanamadığı için topraklar boş kalıyor. Litvanya'nın terör diye bir derdi yok ama görüştüğüm rehber ABD'nin ülkede artan etkisinden rahatsız olduklarını kaydetti. AB'nın istatistik kurumu Eurobarometre'nin rakamları da "Avrupa'da işsizlik gerçeğini" bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. İşsizlikten en fazla şikayet edenler yüzde 74 ile İspanya, yüzde 69 ile Güney Kıbrıs, yüzde 63 ile Hırvatistan ve Portekiz'de bulunurken, Yunanistan'da işsizlikten şikayet edenlerin oranı yüzde 56'da kaldı.

İşsizlik ve mülteci akını korkutuyor
Verilere göre AB vatandaşları, kendi ülkelerinde en büyük meselenin işsizlik olduğunu düşünüyor. Ancak sıra Avrupa geneline gelince durum değişiyor. Özellikle son günlerde yaşanan mülteci akını nedeniyle AB ülkeleri vatandaşlarının yüzde 38'i Avrupa'da en büyük sorun olarak göçmenleri gördüklerini söylüyor. AB vatandaşlarının yüzde 27'si ekonomik durumun, yüzde 24'ü işsizliğin, yüzde 23'ü kamu finansmanının ve yüzde 17'si de terörizmin Avrupa'nın en önemli meseleleri olduğunu kaydediyor. Yaşam koşullarından memnuniyet AB'de ortalama yüzde 80'ler seviyesinde bulunuyor. Yaşam koşullarından memnuniyet oranı yüzde 99 ile Danimarka'da en yüksek, yüzde 58 ile Yunanistan'da en düşük seviyede. 

İntihar oranlarıyla dikkat çeken ülke
2004'te NATO'ya ve AB'ye üye olan Litvanya'da da yaşam koşullarından memnuniyet alt düzeyde. Ülkede ortalama ömür beklentisi, erkeklerde 66 yıl; kadınlarda 78 yıl... AB içindeki en kısa erkek ömrü, cinsiyetler arasındaki en büyük fark Litvanya'da... Neden diye sorduğumda erkeklerin alkole yönelmesi buna gerekçe olarak gösteriliyor. Dünyada en yüksek intihar oranı da Litvanya'da. İntihar oranı 100 binde 31.5... Dahası dünya tarihinde bilinen en yüksek intihar oranı 1995'te yüz binde 45.6 ile Litvanya'da gerçekleşmiş. 

AB’nin tarıma katkısı olmamış
Litvanya, 11 Mart 1990'da bağımsızlığını ilan eden ilk Sovyet Cumhuriyeti oldu. Peki o günden bu yana ne değişti? Litvanyalı rehber bize de pek yabancı olmayan tabloyu şöyle anlatıyor: "Litvanya 1 Mayıs 2004'te AB'ye girdiğinde başkent Vilnius'ta geniş katılımlı kutlamalar yapıldı. Konserler düzenlendi, nutuklar atıldı ve havai fişekler gökyüzünü kuşattı. Şehir merkezine 'Artık Avrupa'dayız' şeklinde pankartlar asıldı. Sovyetler çözüldükten sonra köylüler, 'Bağımsızlıktan önce bir elimizde gübre vardı, şimdi ötekinde var. Bizim için değişen bir şey olmadı. Hala çalışmak zorundayız' ifadesini sık sık kullanıyor. 'Daha az alkolik olacağını zannetmiştik. Şimdi daha fazla alkol alıyoruz.' Sovyet dönemindeki büyük tarım işletmeleri AB ve IMF'nin talimatlarıyla dağıtıldı, özelleştirildi. Tarım işletmeleri küçüldü. Yaklaşık 300 bin yeni aile çiftliği kuruldu. Ancak bu yaşlı ya da emekliliği yakın kimselerin oluşturduğu aileler yeterli ekipmana, farklı ürün yetiştirme becerisine ve bilgiye sahip olmadıklarından AB içinde rekabet edemediler. Şimdi AB, yaşlanmış küçük çaplı bu çiftçileri üretimden el çektirerek, tarlalarını satmaya ya da kiraya verdirmeye sevkediyor. Böylece tarım arazileri birleştirilecek ve eğitimli daha genç çiftçilere transfer edilecekmiş! Ancak yaşlılar buna yanaşmıyor zira bağımsızlık sonrası yolsuzluk iddialarının zirve yapması, Litvanyalıları kurumsal çözümlere mesafeli yaklaşmaya itmiş." Demek ki AB ve IMF bu oyunu sadece bize oynanamamış.

Tarihi binalar otel oluyor
Litvanya ülkede tarımın milli gelirden payı yüzde 3.4'e düştüğünden ve sanayi sektörü yeterince büyüyemediğinden turizmden çok şey bekliyor. Başkent Vilnius'ta özellikle Uzakdoğu, Avrupa ve ABD'den turist grupları dikkat çekiyor. Litvanya'da bir zamanlar on binlerce Yahudi yaşadığından ve 100'den fazla havra bulunduğundan Yahudi tur grupları da dikkat çekiyor. Şehrin en nitelikli oteli Katedral Meydanı'da bulunan Kempinski Oteli... Butik tarzı otel devlet başkanlığı binasının da hemen önünde yer alıyor. İstanbul'daki Çırağan Palace Kempinski ile karşılaştırıldığında küçük kalıyor... Görkemli bir tarihi binada yer alan otelin 96 odası bulunuyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100