06 Temmuz 2014 Pazar 00:02
1661 Okunma
Ayrılıkları yıkan  BÜYÜK UZLAŞMA

ORHAN DEDE / ELAZIĞ

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş partisince Elazığ’da verilen iftar programında vatandaşlarla buluştu. Elazığ Sultan Sarayı’ndaki iftara Elazığlıların ilgisi büyük oldu. Oruçlar açılıp, yemekler yendikten sonra vatandaşlara hitap eden Prof. Dr. Haydar Baş cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan BTP Genel Başkanı, “Biz hepimiz biriz arkadaşlar. ‘La ilahe illallah Muhammedun Resulullah’ Tevhit cümlesinde bir aradayız. Lazın da imanı budur, Kürdün de Çerkezin de Arabın da Boşnağın da bunun dışında bir imanı var mı? Onun için Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Anadolu’daki Hacı Bektaş-ı Veli’nin tesis ettiği kardeşlik budur. Şimdi bunu yok etmeye çalışacaklar” dedi.

Üniter yapı tehdit altında

Siyasilerin açılımlar kapsamında attıkları adımların ülkenin bölünmesine yol açaçağını dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Maalesef bazı siyasi görüşler açılım adı altında ülkenin bölünmesine gidecek yolların kapısını araladılar. Ülkemizin üniter yapısının tehdit altına girmesinin asıl nedeni bu arkadaşlarımızdır. Sevgili arkadaşlar Anayasanın olmazsa olmaz teminatı yasama, yürütme ve yargı erkleri vardır. Yani Türkiye Cumhuriyeti demokratik hukuk devletinin başındaki olan insan, seçilen insanlar, Kuvvetler Ayrılığı Prensibine tabi olan insanlardır. Yani bir insan hem yasamaya hem yargıya hem de yürütmeye müdahale edemez. Bir kişi bunlardan sadece bir tanesine müdahale edebilir. Ama sen kalkıyorsun diyorsun ki; ‘ben hem yasamanın başıyım, hem yürütmenin başıyım hem de yargının başıyım’. O zaman senin adın başbakan olmaz. Ne olur? Demokratik kral olur. 

Birileri bu ülkede demokratik kral olmak istiyor. Demokratik kralı, sultanı ben kabul etmiyorum. Siz kabul edebilir misiniz? (Vatandaşlar: Hayır) Diyelim kabul ettik, maazallah 9 tahtadan meydana gelmiş bir tabut, 3-4 metre de kefen hazırlayalım, haydi Allah’a ısmarladık deyip, darı bekaya rıhlet edelim. Biz o dönemleri yaşayamayız sevgili arkadaşlar. Onun için 5 tane parti genel başkanı bir araya geldik, dedik ki; ‘Türkiye üniter yapısında ısrarlı ve kararlıdır. Kesinlikle Türkiye’de üniter yapının bozulmasına hiç kimse müsaade etmez, biz de edemeyiz.’”

Birliğimiz et ve kemik gibidir

Türk milletinin birlik ve beraberliğinin başka milletlere benzemediğini ve et ile kemik gibi olduğunu söyleyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Baş şunları söyledi: “Arkadaşlar bizim birliğimiz Amerika ve Avrupa’daki gibi olmamıştır. Biz hakikaten et ve kemik gibiyiz. Az evvel söyledim, Lazımız, Çerkezimiz, Arabımız, Boşnağımız hepsi aynı kültürden, aynı medeniyetten ve de aynı inançtan olan insanlarız. Ama sen Amerika’da bu birliği bulamazsın. Amerika’daki birlik hepsi ayrı millet, birisi İspanya’dan gelmiş, birisi İngiltere’den gelmiş, biri Portekiz’den gelmiş. Hepsi orada ayrı baş çekiyor. Ayrı baş çektikleri dönemlerde hep zarar etmişler. Güney-Kuzey savaşları ortaya çıkmış ve milyonlarca insan ölmüş. Bu işi nasıl yapalım diyerek federatif yapıya gitme kararı aldılar ve başkanlık sistemini bu nedenle zaruri olarak kabul ettiler. Ama bizde öyle mi? Ben geldim buraya bakın benim sizden farkım var mı? İnanç olarak var mı? Kültür olarak var mı? Medeniyet ve din olarak var mı arkadaşlar? Farkımız yok, biz hep biriz. O halde arkadaşlar biz bir milletiz, başkaları gibi ayrı ayrı milletçiklerden oluşan bir millet değiliz. Ama efendim bizde de halklar var. Doğru, o saydığın grupların adına halk denir, millet denmez. Bunların tamamına da Türk milleti denir.”

Siyaset dostluk safında olmalı

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığı konusunda beş partinin sağladığı büyük uzlaşma konusunda da önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Masum Türker ve Sayın Gültekin Uysal hepsine Allah selamet versin, iyi niyetli, temiz insanlar. Ülkesini, devletini, milletini, dinini düşünen ve de birliğe, beraberliğe azami derecede gayret eden, bu memleketin asil evlatları. Partilerimiz ayrı ayrı olabilir, ben mesela Bağımsız Türkiye Partisi’nin genel başkanıyım ama Kemal Kılıçdaroğlu benim dostum. Devlet Bahçeli dostum, Gültekin Uysal dostum, Masum Bey dostum, arkadaşım. Şimdi siyaseti eğer biz dostluktan çıkarıp, düşmanlık safına çekersek her birimizin belinde birer tane ikişer tane silahla dolaşmamız gerekecek. Bu memlekette o zaman huzur olur mu? Birlik, beraberlik, dirlik ve kalkınma olur mu arkadaşlar? Olmaz. Günümüzde kadar olmamasının temel sebebi de bu.”

Ne ona ne bana siyaseti

“Türkiye’de hep birbirimizi ittik ve dışladık” diye konuşan Prof. Dr. Haydar Baş şöyle konuştu: “Birbirimizi ittik, dışladık ve hep ‘ben’ dedik. Tamam, güzel sensin de Allah’ın bir sürü kulu var, bir de o olsun. Hazreti Musa Tur Dağı’na çıkarken hamalın birisi ‘Ya Musa ne olur Tur’da unutma Allah’tan benim için bir merkep iste’ diyor. Gidiyor ve istiyor. Allah diyor ki; ‘Ya Musa ben o kuluma bir tane değil, iki tane merkep vereceğim. Ama bir şartım var. Onun komşusu da hamal. Komşuna bir merkep kabul ederse ona da iki merkep vereceğim.’ Hz. Musa dönünce hamal, ‘Ya Musa konuştum mu, ne dedi Allah’ diye soruyor. Hz. Musa diyor ki; ‘Allah o kuluma söyle benden merkep istiyorsa, onun komşusu olan kuluma bir merkep vereceğim. Buna razı olursa ona da bir değil, iki tane merkep vereceğim.’ ‘Yok Ya Musa’ diyor Hamal, ‘Ne ona ne bana.’ Şimdi bizim Türk siyaseti bu hale geldi, ne ona ne bana. Böyle şey olur mu yahu? Biz bunu o uzlaşmayla yıktık attık. Türkiye’de siyaset bir bilek, bir yürektir. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu nezafet ve nezaket ehli, Sayın Devlet Bahçeli nezaket ehli, vallahi öyle. Masum Bey ve Gültekin Bey keza öyle. Yahu şimdi biz bu adamları tanımadan sipere yatıyoruz, ateş ediyoruz. Kime ateş ediyorsun? Bu senin arkadaşın, arkadaşının arkadaşı ve yahut arkadaşının genel başkanı. Biz böyle yaptık günümüze kadar. Şimdi bu anlayışı Allah’ın izniyle yıktık ve attık. Bundan sonra Türkiye’de hâkim olacak görüş, üniter yapıyı dağıtmaya yeltenenleri yola getirme, adam etme yolu olacak.”

Neden Ekmeleddin İhsanoğlu?

Beş partinin neden Ekmeleddin İhsanoğlu konusunda uzlaştığına da açıklık getiren Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Neden biz Ekmeleddin Bey dedik? Ekmeleddin Bey yurt dışında 30 seneye yakın Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil etti. Hiçbir yanlışı olmadı. Hakkında bir tane bile fitne türemedi. Ekmeleddin Bey böyle dürüst bir adam. Sadece bu yönüyle değil, Ekmeleddin Bey dört dörtlük bir Müslüman. Ben İslam’ı bilen bir insanım arkadaşlar, Ekmeleddin Bey aynı zamanda Ehl-i Beyt aşığı, ilk önce Hacı Bektaş’a gitti. Yahu sen arkadaş böyle bir cumhurbaşkanı buldun Allah’tan ne istiyorsun daha? Ekmeleddin Bey’in faziletleri sayamayacağımız kadar fazla. Allah O’nu muvaffak eylesin. Bakınız bunu yapmazsak üniter yapının, birliğimizin dağılmasının altına vallahi de billahi de imzamızı atmış olacağız. Bunu iyi bilelim. Eğer bu üniter yapı bozulursa ben bir daha buraya gelemem. Gelirsem de belimin biri sağında diğeri solunda iki tane silahla gelirim. Niye? Çünkü başka bir milletin başka bir devletin adamı olacağım yanlış anlamayın. Siz de öyle... Buna nasıl evet diyebiliriz. Hayır diyerek bunu yıkıp atmaya var mıyız arkadaşlar?”  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100