Bu haber kez okundu.

Balyoz bir BOP projesi

HABER MERKEZİ

236 sanıklı Balyoz davasının tek muvazzaf orgenerali eski Harp Akademileri Komutanı Bilgin Balanlı, 2010 yılında tutuklandığından iki ay sonra yapılacak YAŞ toplantısında Hava Kuvvetleri Komutanı olarak atanması gerekiyordu. Kariyerinin finali Balyoz’a takıldı, tutuklanan en yüksek rütbeli subay oldu. Balanlı, orgeneralliğinin 2 yılını Hasdal Cezaevi’nde geçirdi ve emekli oldu. Geçtiğimiz hafta beraat eden Balanlı, Balyoz’un düğmesine Erdoğan ve Büyükanıt’ın 2007 yılında Dolmabahçe’de yaptığı görüşmeden sonra basıldığına inandığını söyledi. Balanlı, Hürriyet’e verdiği mülakatta özetle şunları kaydetti: 

* Balyoz davası Türk Hava Kuvvetleri’nin kaliteli personelinin dağılmasına neden oldu. Hava Kuvvetleri’nde 65 civarında general vardır. Dörtte birini içeriye alıyorsunuz. Çünkü Türk Hava Kuvvetleri gerçekten bizim dönemimizde çağıyla yarışan bir hava kuvveti haline gelmişti. Çok üst düzey bir eğitim seviyesine ulaşmıştık. 

* Hükümette bu davadan siyasi bir menfaat elde edebileceği gibi bir kanaat oluştuğunu söyleyebiliriz. Komploculara çok güvendiler. Şimdi aldatıldıklarını söylüyorlar. Dünyanın 17. büyük ekonomisi, NATO üyesi, AB’ye aday, 1923’te Cumhuriyet’i kurmuş, 50’li yıllarda demokrasiyi getirmiş bir ülkenin 2010’lu yıllarda devlet mekanizmasının bu derece aldatılabilir olması çok kabul edilebilir bir şey değil. Belki bir muz cumhuriyetinde bunu düşünebilirsiniz. Bu devletin büyük bir zafiyetidir, tüm kurumları ile birlikte.

* Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  ‘aldatıldık’ demesi benim için çok büyük bir anlam ifade etmiyor. Bu davanın kendisine anlatılmış olduğunu çok iyi biliyorum. 

* Tutuklandığımız andan itibaren Gülen Cemaati’ni teşhis etmiştik. 

* Genelkurmay Başkanlığı bana göre Balyoz davasında başından beri doğru bir yaklaşım ve tavır içinde olamamıştır. 

* Düğmeye Mayıs 2007’de dönemin Başbakanı Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesinde basıldı.

CIA müdahil oldu

* Balyoz’a ABD’nin müdahil olmuş olma ihtimalini daha kuvvetli görüyorum. Amerika’nın derin devleti, yani CIA, bu işin içerisinde olabilir. Bakın şunu hatırlatalım. Orhan Aykut isimli şahıs 13 Aralık 2010 tarihinde Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı’na başvuruyor ve bazı önemli açıklamalar yapıyor. O sırada Orhan Aykut Tekirdağ Cezaevinde tutuklu. Diyor ki; ‘2007 yılında Balyoz soruşturmasına delil olacak bir çuval belgeyi biz İstanbul’da 4. Levent’te bir otelde o zaman beraber çalıştığımız eski bir milletvekili ile birlikte bir Amerikalı senatör ve TSK’dan emekli olmuş uzun saçlı bir binbaşıdan aldık. Biz bu torbayı birlikte Ankara’ya götürdük’. Bu bana göre komplonun bir ayak izi. Ayrıca komplo olarak hazırlanmış olan Balyoz planının içinde TSK tarafından kullanılmayan bazı askeri tabirler de var. Bunların Amerikan Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanıldığını biliyoruz. Örneğin biz denizlerimizden bahsederken okyanus kelimesini kullanmayız. Balyoz planının bazı yerlerinde okyanus tabiri geçiyor. Belli ki bunu bir Amerikan planından tercüme etmişler diye düşünüyorum. Amerika küresel bir güç... Bütün dünyayı kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirmeye çalışıyor. Ortadoğu’yu şekillendirirken (ABD, 2004 yılından bu yana Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile bölgeyi şekillendiriyor) yapmak isteyeceklerine karşı TSK’nın bir karşı duruş sergileyebileceğini ve bu nedenle de etkisizleştirilmesi gerektiğini düşünüyor olabilir. Bu aklımıza gelen en önemli hususlardan birisi... Bir diğeri, 1 Mart tezkeresi nedeniyle TSK’yı cezalandırmak istemesi ihtimalidir. Biraz daha ileriye gidersek... Türk Deniz Kuvvetleri’nin, Türk Hava Kuvvetleri’nin gelmiş olduğu seviyelerin kendileri için ileride kabul edilemez bazı durumlar yaratabileceğini düşünüyor olabilir. Bence proje başarılı oldu ve amacına ulaştı. Davalar nedeniyle Silahlı Kuvvetler’in çok önemli personelinin bir kısmı tasfiye edilmiş oldu, moral ve motivasyonda azalmalar meydana geldi. Türk ordusunda kalite azaldı

* Bu kumpasın görünen tarafında mahkeme heyeti, soruşturma savcıları, tutuklama yapan hâkimler, polis fezlekelerini hazırlayanlar, aramaya katılan polisler, TÜBİTAK bilirkişileri var. Bunlar görünenler. Diğer taraftan kamuoyu yaratmak için görevlendirilmiş gazeteciler var. Bunlar da kumpasın bir parçası. Taraf’ta, Bugün’de ve Zaman da yazanlar. Tabi ki yargılanmalarına hukuk karar verir. Bir de perde arkasında bizim görmediğimiz bir mutfak var. Burada çalışanlar biraz daha operasyonel yöneticiler. Burada hazırlananlar bir taraftan gazetecilere, bir taraftan mahkemeye servis ediliyor. Zira gerekçeli kararda yazılan ifadelerle Baransu’nun ifadeleri birbirine tıpatıp uyuyor. Aynı tezgâhtan çıkmış gibi. 

Bir de mutfağın arka tarafında planlayıcılar var, üst akıl dediğimiz. Bunun içinde Cemaat’in ileri gelenleri var, büyük ihtimalle yabancı istihbarat örgütleri var, belki de Türkiye’deki bazı siyasiler de var. 

Anahtar Kelimeler:
balyoz bop projesi
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100