11 Eylül 2006 Pazartesi 00:00
133 Okunma
Basketçi gençlerin öğrettiği ders!
Ne müthiş, az bulunur bir dersti; "Lübnan tezkeresi gerçeklerinin"nin havaya yaydığı benzin buharına benzer koku içinde yitip, savrulup, hakkını tam alamadan gitti.
İbret al! ~|~

Örnek al!
Yenilmişlik, başarısızlık; güzel olan, kusursuz ve mükemmel olan her şeyi dışardan, yabancıdan bekleme alışkanlığının zehrini boşa çıkarmak istiyorsan yaşları 19 ?21 arasında değişen basketçilerimizin yolunu izle diye bağıran, ne bağırması; bangır bangır haykıran modelin sırrını çöz.
Bu çocuklar!
Bizim çocuklarımız.
Bizim kumaşımızdan dokunmuş bu ülkenin oğulları; gerekiyorsa ve zorunda kalmışsak "elekle bile su taşıyarak" yenilmişlik ve başarısızlık köleliliğine teslim olunmayacağını öğretti.
Az şey mi yaptılar.
Hayhuya geldi.
Yazamadım.
Bu duygu yüreğimde paslanıp kalmasın, yazıya dökeyim, sizlerle paylaşayım istedim.

***
Başarmak istiyorlardı.
Başardılar.
Türkiye'nin hemen her kurumuna, sektörüne, şehrine, mahallesine sinmiş; "yenilmişliği, ezilmişliği; biz adam olmayız, Avrupa, Amerika arkamızda durmazsa biz hiçbir şeyi başaramayız" diyen aşağılık kompleksine lehimlenmiş duruşu yırtıp atan "basketbolcu gençlerin bu başarısının" altyapısı nedir?
Kim hazırladı?
Ne yaptı?
Şifresi neydi?
Nasıl çözdü?
Kısa adamların, pota altından aldıkları topu getirip oyun kurarak ve "ben aslında en iyisiyim ama topu potaya geçirebilecek daha iyi pozisyonda olan sensin" diye düşünerek uzun adamlara atmasını, tek cümleyle söylemem gerekirse, toplumun kumaşında çok az rastlanır "bu birlikte başarma refleksini" nasıl kazandırdı!

***
1980 yılında...
Birileri çıktı...
Türkiye basketbolunda düzeni değiştirdi, FIBA'nın oyun kaidelerini bozup zedelemeden, değiştirmeden ilave bir ilke getirdi. Genç takımdan A takımına en azından 1 oyuncu geçirme mecburiyeti koydular. Genç takımdaki 12 kişi, A takımına geçebilmek için "en iyi olmayı ve en iyi olunca da bunun karşılığını A takımına girerek alabilmeyi" öğrendi. Türkiye basketbolu işte bu altyapıyla bugünlere geldi. Yaş ortalaması şimdi 20 olan bu gençlerin 2010 yılına kadar vücutları oturacak, tecrübeleri katlanacak.
Ve dört yıl sonra Türkiye'de yapılacak basket olimpiyadında mutlaka birinciliğe, ikinciliğe oynayacaklar.
Bizim çocuklar...
Bizim kumaşımızdan...
Başarı çıkardı.
Yenilmişliğin köle eden ağır zincirini kırdılar. Özellikle biz adam olmayız, AB ve ABD olmazsa biz başaramayız diyerek yenilmişliğe teslim olmuşları dürtüp uyandıracak "altın bir örneği" bize armağan ettiler. 

Necati Doğru/ Vatan
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121