13 Aralık 2006 Çarşamba 00:00
283 Okunma
Baskına uğradık ey millet...
Gazi Mustafa Kemal'in; "Bütün bunlardan daha elim ve daha vahim olmak üzere" ile başlayan ünlü tiradını çok severim.. ~|~


"Memleket dâhilinde iktidara sahip olanlar" en hayati konuları yabancılarla paylaşarak onların "şahsi emelleriyle tevhit ediyor" ama askere asla danışmıyor da?
"Memleket dâhilinde iktidara sahip olamayıp halen muhalefette oturanlar" meydanlarda gümbür gümbür HARBİYE MARŞI çalmaya başlıyorsa?
?.Vaziyet gerçekten elim ve vahimdir kıymetli okuyucu..
Dün (Cumartesi günü) Trabzon'da BTP'nin mitinginde HARBİYE MARŞI çalınmıştır..
Sen yoksa kahramanlık türküleri ve marşların, özel günlerde, özel amaçlarla sadece Hasan Mutlucan'dan mı dinlendiğini sanırdın?
Demek ki yanılmışsın..
Yahut Mutlucan'da yanılmışsın da günlerin "özel ve güzel" olduğunda yanılmamışsın..
İşte biz Türkler böyleyiz..
Davul zurna ile severiz..
Vatanı ve sevgiliyi..

Düğüne de, askere de davul zurna ile gideriz..
Ama dönüp askere, vatanın dilim dilim, liman liman verilişini sormayı unuturuz..
Erdoğan liman liman teslimatı askere söylemiyor ama Talat'a, Soyer'e, Fin Başbakanına, Alman Başbakanına söylüyor.
Asker ve cumhurbaşkanı'ndan saklıyor..
Arınç da "Cumhurbaşkanı'nı asker mi seçecek?" diyor..
Ve Cumhurbaşkanı ne yapıyor, biliyor musunuz?
Son günlerde iki yasayı iade ediyor?
1) Azınlık Vakıfları Yasası; 2)Cargill Yasası.
İkisinde de iki iade gerekçesi var.. Anayasa'ya aykırılık, kamu yararı olmaması.. Vakıflarda ayrıca "ulusal çıkarlarla" bağdaşmaması ..
Yâni kıymetli okuyucu TBMM, Anayasa'ya aykırı, milli çıkarlarla bağdaşmayan, kamu yararı olmayan yasalar yapıyor..
"Müstevlinin siyasi emelleriyle tevhit"in bundan güzel kanıtı olur mu?
Bahsi geçen "müstevli"nin, AB olduğunu, ABD olduğunu daha önce çeşitli kereler, binlerce kereler görmüştük..
Papa ve Patrik İstanbul'da laiklik tartışması açıyorlar..
Yayınladıkları deklarasyonda "Laikliğe karşı Hıristiyan değerlerini yükseltelim" diyorlar..

Papa, kalbinin yarısını bıraktığı İstanbul dönüşü Roma'da Katolik Hukukçular Derneği tarafından ''Laiklik ve Laiklik anlayışları'' başlığı altında düzenlenen toplantının katılımcılarını Vatikan'da kabulü sırasında yaptığı konuşmada, "sağlıklı bir laiklik anlayışında devletin, kamusal alandan dini tümüyle dışlamasının mümkün olmayacağını" söylüyor. 16. Benediktus, ''Dinsel simgeleri resmi dairelerden dışlamak, laiklik olarak değerlendirilemez'' diyor..
Diyalog ve ittifak öngören "İbrahimî dinler" şemsiyesi altında Erdoğan ve Arınç kamusal alan ve laiklik gibi bir takım temel kavramlarda meselâ Papa ile pekalâ anlaşabiliyorlar ama nedense Cumhurbaşkanı ve askerle anlaşamıyorlar..
Milli konularda da Talat, Soyer, Merkel, Karamanlis, Bush ile anlaşabiliyorlar..
Fin Başbakanı'nı altı gün önceden bilgilendirebiliyorlar..
Ama asker televizyondan öğreniyor..
Frankfurt'ta Türkiye Araştırmaları Merkezi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen, Edoğan'ın Merkel'e 2005'te "Güney Kıbrıs'ı tanıma sözü verdiğini" söylüyor..
Erdoğan eleştirilere tahammül edemiyor..
Halbuki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi son günlerde bir karar alıyor.. Erdoğan'ın, bir siyasi partinin genel başkanı ve ülkenin Başbakanı konumunda olduğu belirtilen kararda "Basının toplumu bilgilendirme görevi vardır. Bu anlamda davacının (Erdoğan) eleştiriye açık olması gerektiği belirgindir. Yayın konusu yapılan haber doğru olaylara dayandıkça ve doğru amaca yönelik bulundukça eleştiri; sert, kırıcı ve kişiyi küçük düşürücü olabilir" deniliyor.

Erdoğan danışmanlarının hazırlayarak önündeki prompterlere yüklediği metinleri okurken kendisini kontrol edebiliyor..
Ama önünde yazılı metin yokken kontrol dışı istem dışı kelimelerle ifade ediyor kendisini..
Sırf "Amma hazır cevapmış" desinler diye, "Ananı al da git", "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" gibi saldırganlaşan üslûbunu anlamaya çalışmayı uzun zamandır bırakmıştım..
Fakat şimdi, Türkçe konuştuğu halde başka bir dilde konuşuyormuş gibi geliyor kulağıma söyledikleri de..
Kelimeleri tek tek biliyorum, ama kurduğu cümle içinde ne demek istediğini anlamıyorum..
Bana bir hayır sahibi, Afyon'da sarf ettiği şu cümlenin ne anlama geldiğini açıklayabilir mi lütfen?
"KKTC'yi, Ak Parti iktidarının elinden onlarının itibarını iade etmeden kimse masada alamaz".
KKTC birine mi veriliyor? Masada mı veriliyor? Pazarlık mı yapılıyor?
Neden Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı'nın haberi yok?
Namık Tan ve Akif Beki'nin asıl görevleri acaba Türkçe'den Türkçe'ye tercüme mi?
Erdoğan Denktaş'tan bahsederken "Benim halkımın kafasını bulandırmasın, benim ülkeme gelip seçim kampanyası yapmasın" diyor..
"Saygınlık böyle kazanılır" diyor..
Ben Denktaş'ın ülkeme gelip konuşmasını istiyorum..
Demek ki ben "Erdoğan'ın halkı"ndan değilim..
"Saygınlık" meselesine gelince..
Denktaş ve Erdoğan'ın saygınlık katsayılarını "Alexa"ya sorsak mı acaba??
Bir halk oylamasına ne dersiniz?
Erdoğan son görüşmelerdeki sıkıntısını Lozan zamanı İnönü'nün çektiği sıkıntılara benzetmiş..
Son derece talihsiz bir benzetme olmuş..
Lozan devletin kuruluş anlaşması idi, bir..
Şimdiki Akepe çoğunluklu TBMM Lozan'a aykırı yasalar çıkarıyor, iki..
İnönü'nün atacağı adımlardan Cumhurbaşkanı'nın haberi vardı, üç?
Sezer'in yok?.
Ne derseniz deyin ey millet..
Bir sabah ansızın uyandık ki baskın yemişiz..
Kıbrıs dilim dilim, liman liman gidiyor..
Nöbetteki asker bile apansız yakalandı..
Meğer yanlış yeri gözetliyormuş..
    ?..
Ve bugünlerde içim kıpır kıpır..
İçimdeki "kolbaşının kır atı" yine şahlanıyor..
Meydanlarda Harbiye Marşları..
"Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti
Cehennemler kudursa ölmez nigâhbanıyız"?
Halbuki sizin de en az üç 30 Ağustos'da?.
Harbiye'deki diploma törenine katılıp bu marşı tribünden dinlediğinizi biliyorum..
Ne çabuk unuttunuz?

Hüseyin Mümtaz/ Giresun Işık Gazetesi
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100